10 Aralık 2016

DP’NİN İLKELİ TAVRI VE SİYASETTE GERÇEKLİK

Haber İçi Üst

Büyüme ve iktidara gelme hırsıyla Demokrat Parti’nin ilkesiz davranacağını zannedenler yanıldılar.

Her ne kadar “tatlı vaatlere” kanıp da DP’den kaçanlara kapılar açılmışsa da Ejder Aslanbaba olayında DP ciddi bir sınavdan geçiyor bence.
Umarım ki bu tavırlarını cumaya kadar sürdürürler ve siyasetin hem ilke hem de kalite açısından yerlerde süründüğü bu günlerde küçük de olsa bir örnek yaratırlar.
Siyasetin sadece üstünlük elde etme kavgası olmadığını, ilkeler uğruna gerekirse kaybetmeyi de göze alma olduğunu gösterirler.
Ejder Aslanbaba vakasını bu topluma hediye eden DP’nin ta kendisidir. Kaderin adaleti tecelli etmektedir ve en az toplum kadar DP’de çok çekmiştir bu vakadan.
Siyaset bazılarının sıkça tekrarladığı gibi “geçmişte kalmıştır” mantığıyla yürümemeli.
DP geçmişte yaptığının bedelini de ödemeli elbette.
Ama bu vakadan toplumu kurtarma da boynunun borcuydu. Bu vakanın yaratıcısı olarak.
Şimdi eline ciddi bir fırsat geçiyor.
Bu fırsatı tepmez inşallah.

***

Radyo Havadis’te yayınlanan Hüseyin Ekmekçi’nin Gün Ortası programına konuk oldu Ahmet Kaşif.
Dikkatlice dinlemeye çalıştım söylediklerini.
Ejder Aslanbaba vakasında sorunu çözmeye çalışan üçüncü taraf olarak davranmaya çalışıyor.
“Bir araya gelsinler ve konuşsunlar” şeklinde bir cümle kullandı.
“Ejder yoksa biz de yokuz” demedi.
Belli ki “Ejder Aslanbaba’nın söylediği olacak.”
Ne demişti Aslanbaba;
“Hep beraber köprüyü geçerken Serdar Denktaş beni köprüden aşağıya attı.”
Aslında yanlış bir tanımlama değil.
Buna “Serdar Denktaş ağır bir yükten kurtuldu” diye ekleme yapılabilir.
Hem vicdanen hem madden.

***

Ahmet Kaşif’in söylediği başka şeyler de vardı ki üzerinde durulması ve bu seçim sürecinde bol bol tartışılması gerekir.
Hüseyin Ekmekçi’nin “Türkiye ile ilişkiler” sorularını kendine has üslubuyla geçirmeye çalıştı Ahmet Kaşif.
“Biz de anavatan aşığıyız” falan dedi.
Ama kısa bir süre önce UBP Kurultayı’nda “Biz de Türküz, bizim de damarlarımızda Türk kanı akar” açıklamaları da unutulmadı elbette.
Ahmet Kaşif’in Ankara’daki yönetimle sorunlu olduğu aşikardır.
Serdar Denktaş’ın da öyle.
Her ikisi birlikte DP’nin oylarını artırıp hükümete gelmek için uğraşıyorlar.
Koalisyon ortağı olabilecek kadar milletvekili çıkarma olasılıkları yüksek.
UBP ile bir koalisyon kuramayacaklarına göre geriye ne kalıyor?
Peki geriye kalanlar Ankara ile bu denli sorun yaşayanlarla koalisyon kurmaya yanaşacaklar mı?
Siyasette gerçeklik daima karar vermede birinci unsur olarak değerlendirilir.
Seçim sonrası siyaseti belirleyecek olan bence bu gerçeklik olacak…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil