07 Aralık 2016

Dövizdeki oynaklık (hareketlilik) devam ediyor

Haber İçi Üst

 

Geçen yazımda doların, son bir yıldaki en yüksek seviye olan 1.8530 düzeylerini gördüğünü, son 1 ayda TL karşısında %3.5 değer kazandığını belirtmiş ve bunun iç ve dış nedenlerini açıklamaya çalışmıştım.

Bu yazının yazıldığı cuma günü (dün) dolar kuru 1.89’u geçmişti. TL’deki değer kaybı da son bir ayda %5’e ulaştı. Bu son 1.5 yılın en yüksek seviyesi oldu. Döviz piyasasında şu sıralar oynaklık çok artmış durumdadır. Bu durumda, Merkez Bankası piyasalara müdahale ile bu hareketliliği (oynaklığı) durdurma isteyebilecektir. Sizlere dünya piyasalarındaki son gelişmeler hakkında bilgiler aktararak yazıma devam etmek istiyorum.

Piyasalarda bu oynaklığın sürüp sürmeyeceği, Amerikan Merkez Bankasındaki (FED) gelişmelerle yakından ilgilidir. AMB (FED)’in para musluklarını kısacağı, parasal genişlemeyi azaltacağı beklentileri, gelişmekte olan ülkelerden dolar çıkışını hızlandırdı. Türkiye’den para çıkışı da artınca TL, dolar karşısında değer kaybetti.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken Türkiye borsasında da düşüşler yaşandı. ABD Merkez Bankası’nın ekonomiye desteğini azaltacağı yönündeki haberlerle altın fiyatları da 1.400 doların üstüne çıktı. Ayrıca, Euro Bölgesi ekonomisine duyulan güvenin artması ve ABD ekonomisindeki büyüme rakamının aşağıya çekilmesi, işsizlik oranının artması, Euro’nun dolar karşısında değer kazanmasını sağladı.

Bu yazının yazıldığı sıralarda, bütün bu gelişmelere ilaveten, Türkiye’nin Nisan ayı Dış Ticaret açığı da açıklandı. Açık, beklentilerin üzerinde 6.6 milyar dolardan 10.3 milyar dolara çıkınca döviz kuru ve faiz hızlı bir şekilde yükseldi. Dolar/TL paritesi 1.8956’ya yükseldi, gösterge tahvilin bileşik faizi %6 seviyelerine çıktı. Borsada satışlarla birlikte düşüş yaşandı. Gelişen bu yeni durum da, yukarıda bahsettiğim ve dövizin artışına neden olan bütün iç ve dış etkenlere eklenince kurda, faizde ve borsadaki olumsuz seyir artarak devam etmiş oldu.

TC Merkez Bankası ise, enflasyon hedefini koruduğu için şuan piyasaları izlemeyi tercih ediyor ama TL’deki değer kaybı hızlanırsa sessiz kalacağını düşünmüyorum. Çünkü bu durum ülkede durgunluğu artırabilir. Ülke döviz rezervlerini azaltacak etkileri olabilir. Zaten rezervlerde son 1 ayda 5 milyar dolarlık bir azalış söz konusudur. Piyasalarda güven azalıp, panik yaşanabilir. Yüklü miktarda döviz borcu olanlar ve döviz kredisi kullandıran kuruluşlar endişe içine girebilirler. Merkez Bankası’nın bu durumlara kayıtsız kalması düşünülemez. MB’nin sözlü, tedbir alma açıklaması bile dövizde çıkışı durdurabilir. Geçmişte örnekleri vardır.

Öte yandan, Türkiye’nin bütçe performansı, iç talepteki kısmi toparlanma ve alınan önlemler çerçevesinde gelişme kaydetmiştir. Bunun yanında kamu borç stokunun milli gelire oranı 2012 de %37.6’ya gerileyerek gelişme kaydetmiştir. Enflasyondaki düşüş eğilimi devam etmektedir. Hepsinden önemlisi ülkeye, yabancı sermaye girişi devam etmektedir.

Son tahlilde, bütün bu göstergelere baktığımız zaman, genel ekonomik tablo olumlu olduğu için ve TC Merkez Bankası’nın döviz kuru tutumunu da bildiğimiz için dövizde daha büyük yükselişler beklenmemelidir. Özellikle dolar kurunun 1.90 seviyesinin üstüne çıkacağını öngörmüyorum. Doların ve diğer dövizlerin bulunduğu şimdiki seviye, döviz almak için uygun olmamakla birlikte, bu seviyelerde döviz bozmak (satmak) uygun olacaktır diye düşünüyorum.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil