08 Aralık 2016

Destek Değil, Köstek Oldular

Destek Değil, Köstek Oldular
Haber İçi Üst

HİÇ UMUTLARI YOK… Başkent Lefkoşalı, siyasetten de siyasetçiden de umudunu kesti. Sandığa gitmekten usanan ve sonuç ne olursa olsun ülke geleceği adına bir şey değişmeyeceğine inanan vatandaşlar, “Kim iktidar olursa olsun, önüne koyduğu halkın çıkarları değil, kendi kazanacakları” dedi

Duygu ALAN
Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin ikiye bölünerek bir grup milletvekilinin muhalefet partileriyle birlikte hükümete “güvensizlik önergesi” vermesi ve erken seçimin gündeme gelmesi, ülkede yeni bir siyasi krize neden oldu.
Siyaset cephesinde “erken seçim” krizi yaşanırken, gelişmeleri yakından takip eden Kıbrıslı Türkler de, 28 Temmuz 2013 tarihinde yapılması planlanan seçimde sandığa gidip gitmemek konusunda kararsız.
Havadis, erken seçim konusunda Lefkoşa halkıyla konuştu. Başkent Lefkoşa’da Havadis’e konuşan halkın çoğunluğu, mevcut siyasi kadrodan ve yapıdan umudunu kestiğini söyledi ve siyasette yeni oluşuma ihtiyaç olduğunu savundu. Bazı vatandaşlar da, ülkenin ekonomik ve siyasi açıdan seçime hazır olmadığını savundu.
Meclis ve seçim sandıklarının artık çözüm yolu olmaktan çıktığına inanç belirten bazı vatandaşlar ise KKTC’de halk iradesinin ortadan kalktığını söyleyerek,  “İktidara kim gelirse gelsin önüne konulan programı uygulayacak, uygulamayan da zaten hükümette kalamayacak” diye konuştu.

Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi?

Salih Dereli: Yeni bir oluşuma ihtiyaç var
“Erken seçim beklenen bir olay olmakla birlikte ülke için kaçınılmaz bir gereklilikti. Meclis, uzun zamandır toplanamıyor, dolayısıyla görevlerini yerine getiremiyor. Buna bağlı olarak hükümet de görevlerinin çoğunu yerine getiremiyor. Meclis’in daha aktif hale getirilmesi için değişime, yeni oluşumlara ihtiyaç vardır. Öte yandan siyasiler de şunun bilincinde olmalıdır; bir siyasetçinin sürekli parti değiştirmesi dışarıya olumsuz yansımaktadır.”

Mehmet Türker Sakallı: Vatandaş, çarşaf liste istiyor
“Erken seçim kesinlikle gerekliydi ama seçimin tarihi 29 Eylül olmalıydı. Seçime gidilmeden önce sendikaların seçim yasalarında değişiklik talebi dikkate alınmalıydı. Vatandaş seçimlerde, çarşaf liste istiyor. Seçim sonucunu hesaplamak çok mümkün değil, ancak benim fikrim, seçimden UBP’nin yıpranacağı CTP’nin ise olumsuz etkileneceği yönündedir. Eğer iyi bir kadro ile halkın karşısına çıkarsa oyların büyük çoğunluğunu alan parti ise TDP olacaktır.”

Mehmet Kadiri: Halk iradesi yoktur, sonuç değişmeyecek
“Kıbrıs Türkü, önemsiz rollerde oynayan figüranlardır. Halk iradesi yoktur. İktidara kim gelirse gelsin halk için sonuç değişmeyecektir. Çünkü kim gelirse önlerine konulan planı uygulayacaktır. Uygulamayanlar ise zaten hükümette kalamazlar. Evet bazı muhalif partiler, düzenin değişmesi için çabalıyor ancak onlarda da mevcut düzeni değiştirebilecek kapasitede değiller. İktidar olanlar, geleceklerini tehlikede gördükleri anda hemen vatandaş yapma çalışmalarına hız veriyorlar. Kendi topraklarımızda yabancı olduk.”

Ertuğrul Ataöğün: Her seçim vatandaşın cebine yansıyor
“Tam da Kıbrıs konusunun ciddi şekilde konuşulup tartışıldığı dönemde ülkenin seçime gitmesi, bana göre, uygun olmadı. Öte yandan ülke ekonomik olarak da bir seçime hazır değil. Daha yakın zamanda bir seçim atlattık. Önümüzde muhtarlık seçimleri var, şimdi de yeni bir seçim gündemde. Her seçim vatandaşın cebine olumsuz şekilde geri dönüyor. Vatandaş zaten güçlükle geçiniyor.”

Hüseyin Mercan: Sandık ve Meclis artık çözüm yolu değil
“Bence seçime gitmenin gereği yoktu. Yerel seçimlerde görüldüğü üzere halkın yüzde 46’sı sandığa gitmedi. Çünkü vatandaşın artık siyasetçilere güveni kalmadı. Dolayısıyla bana göre, önümüzdeki milletvekili seçimlerinde de halkın en az yüzde 40’ı oy kullanmayacak. Meclis görevlerini yerine getiremiyor,  6 yıldır bir karar üretmedi. Bir Faiz Yasası bile geçirilemedi. Kısacası, KKTC’de sandık, ve Meclis, çoktan çözüm yolu olmaktan çıktı.” 

Saffet Soykal: Halk mevcut siyasi kadrodan usandı
“Öyle bir noktadayız ki, erken seçim ülkede hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Yeni ve ümit verici kadrolar ortaya çıkmayacaksa seçimin de bana göre bir anlamı yoktur. Halk mevcut siyasi kadrolardan usandı ve mevcut kadrodan memnun değil. Tahminim, halkın büyük kısmının seçimde sandığa gitmeyeceği yönündedir. Çünkü halk, mevcut siyasi kadrodan duyduğu memnuniyetsizliği ancak bu şekilde gösterebilir.”

Hakkı Biricik: Mevcut hükümetin miadı doldu
“Miadı dolan her şey değiştirilmelidir. Mevcut hükümetinde miadı dolmuştur, son demlerini yaşamaktadır. Dolayısıyla hükümeti de değiştirmenin vakti gelmiştir. Mevcut hükümet bal yapmaz arı misalidir. Meclis’i bile toparlayamayan bir siyasi iktidar var. Yasalar çıkmıyor, her şey askıda kalıyor. Halk, küskünlüğünü bir kenara bırakmalı ve milletvekili seçimlerinde sandığa gitmelidir. Madem ki, şikayetçiyiz, bu düzeni değiştirmek bizlerin elindedir.”

Adnan Ali Rıza: Halkın siyasete güveni bitti
“Yaşananlar halkın siyasete olan güvenini yok etmiştir. Artık kime güveneceklerini bilemez durumdadır. Yeni bir oluşum olursa belki o zaman halkın fikirleri de değişebilir. Ülkede üretim olmadığı sürece ekonomik sıkıntılar aşılamaz. Dolayısıyla mevcut ekonomik şartlar düşünüldüğünde de ortaya çıkan gerçek, KKTC, hem siyasi hem de ekonomik açıdan seçimi kaldıracak güçte değildir.”

Mağusalıların güveni kalmadı

Nadire KRAŞLIOĞLU
Son dönemde iç siyasette meydana gelen huzursuzluk ve belirsizlik, vatandaşın siyasilere olan güvenini bitirdi. Seçim dönemine 1 yıl kala erken seçimin gereksiz olduğunu düşünen Mağusa halkının bir kısmı seçimlerde sandığa gitmemeyi düşünüyor. Memlekette izlenen politikanın ciddiyetsizlik içerisinde olduğunu iddia eden vatandaşlar, Ulusal Birlik Partisi’nin kendi bünyesindeki kavganın hem halka, hem de hükümete zarar verdiğini kaydetti.
Vatandaşlar ne dedi?
Serhat Parlan: “Yaklaşık 40 yıldan beri ülkede seçim yapılıyor ancak hiç biri düzgün bir sonuç çıkarmadı. Bu tiyatrosal oyunlarla hiçbir yere varılamaz. Ya Kıbrıs’ta iki toplumun bir arada yaşaması için gerekli adımlar atılmalı, ya da hükümetin ensemizde davul zurna çalmasına müsaade edeceğiz. Özelde Mağusa genelde tüm ülke vatandaşları çıkmazda. Ülkede sık sık seçim yapılmasından bıkıp usandık. “
Sabri Umay: “Erken seçimin çözüm olmayacağını düşünüyorum. Başbakan İrsen Küçük Ulusal Birlik Partisi’nin bölünmesine neden oldu ve parti içerisindeki çatışma hem hükümete hem de vatandaşa zarar veriyor. Bu aşamadan sonra pek çok partilinin hükümete güveninin kalmadığını ve sandığa gidip oy vermeyeceğini düşünüyorum.”
Yağmur Sergenç: “Ülkede sıklıkla seçim yapılıyor ve halk artık seçimlerden usandı. Seçim sistem değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü, her seçim öncesi dünya kadar para harcanıyor. Erken seçimle de pek bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum çünkü başa gelen sadece cebini doldurmak için çalışıyor. Bu seçimlerde sandığa giderek oy vermeyi düşünmüyorum.”
Kasım Uluçaylı: “Ülkedeki ciddiyetsizlik, hükümettekilerin kişisel çıkarları, kişisel egoları, son dönemde iç siyasetteki karışıklığın bariz örneğidir. Ülkeyi yönetmek, ciddiyet ve kanunlara, nizamlara saygı duymayı gerektirir. Akraba dost memnun etmek değildir. Bu sistem değişmezse ülkede düzelme yoluna gidilmeyeceğini düşünüyorum. Seçimlerden önce Meclis dışında dokunulmazlıkların kaldırılıp milletvekilliği tek liste, bir bütün olarak yapılırsa biraz iyileşmeye gidilebileceğini düşünüyorum.”
Ertan Topal: “Seçim sistemi değiştirilmedikten sonra erken seçim de olsa ülkenin gidişatında değişiklik olmayacağını düşünüyorum. Hiçbir parti iktidara geldiği zaman öz eleştiri yapmıyor ve sadece kendi çıkarları doğrultusunda kendi cepleri ile eş dostunun cebini doldurmayı amaçlıyor. Ben bu seçimlerde sandığa gitmemeyi düşünüyorum.”
Ahmet Sevinç: “Memlekette siyaset iyiye gitmiyor. Politikacılar halkın beklentilerini yerine getirmiyor. UBP’nin kendi bünyesindeki kavga hem kendilerine hem de halka zarar veriyor. Kurultaydan sonra parti içerisindeki anlaşmazlığın çözüme ulaşması gerekirdi, olmadı. Erken seçime gidiliyor. Partiler Kıbrıs sorununda tek vücut halinde olamadı. Bu aşamada parlamenterlerden bir beklentim kalmadı. Sandığa gideceğiz ancak, çözüme yönelik bir şeylerin değişeceğine dair bir beklentim kalmadı.”
Cemile İskifoğlu: “Seçim olsa da başa geleceklerin de gideceklerden farksız olacağını düşünüyorum. Tekrardan bir seçim nedeniyle masraf olacağını düşünüyorum ve bunun vatandaşa esnafa yararından çok zararının dokunacağını düşünüyorum. Vatandaş artık zor koşullar altında geçimini sağlamaya çalışıyor. Baştakiler cebini doldurmak için bir mücadele veriyor ancak vatandaş kendi yağıyla kendi ciğerini kavurmaya çalışıyor.”
Ramazan Çözeli: “Ülkede iktidara gelen kendi ailesini ve cebini düşünür durumda. Turizme hiçbir katkı yok, Mağusa Suriçi esnafı ve vatandaş kan ağlıyor. Bu seçimlerin ardından da hiçbir değişikliğin olmayacağını düşünüyorum. Vatandaşın artık politikacılara güveni kalmadı.”
Mustafa Oraloğlu: “Ülkede siyaset çok basitleşti. Yönetimde, ciddiyetsizlik söz konusu. Vatandaşın politikacılara güveni kalmadı. Sandığa gitmenin de artık pek bir anlamı kalmadı.”
Hicran Kocabaşoğlu: “Erken seçimin ülke için bir çözüm olacağını düşünmüyorum. Seçim için yine masraf yapılacak ve vatandaş yine zor duruma düşecek. Bu seçimlerde sandığa gitmeyi düşünmüyorum.”

“Destek değil, köstek oldular”

 DERTLERİ SEÇİM DEĞİL YATIRIM… Güzelyurt ve Lefke'de yaşayanlar, ülkede var olan siyasi yapının, bölgeye zarar verdiği düşüncesinde. Bölge halkının en büyük derdi ise yatırım. Vatandaşa göre seçimlerde sandıktan kim çıkarsa çıksın, bölgeyi kalkındıracak adımlar atmalı

Gürsel KARAGÖZLÜ
Güzelyurt ve Lefke halkı, hükümette bulunan Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin icraatlarını değerlendirdi ve bölgeyi kalkındıracak hiçbir yatırım yapılmamasından şikayet etti.
Havadis’e konuşan bölge halkı son dört yıldır Lefke ve bölgesinin kalkınması için tek bir çivi bile çakılmadığına işaret ederek yapılacak erken seçimin ardından hükümete gelecek siyasilerden bölgeye yatırım yapılmasını istedi.

Vatandaşlar bölgeyi terk ediyor
Bölgeye yıllardır yatırım yapılmaması nedeniyle halkın da Lefke’yi terk etmeye başladığına dikkat çeken vatandaşlar, “Yıllardır yatırım yapılmıyor. Bu nedenle esnaf kepenk indiriyor, gençler bölgede yapacak bir şey bulamıyor. Bu nedenle de herkes bölgeyi terk etmeye başladı. Seçimin ardından hükümete gelecek olanlardan bölgemize yatırım yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Bölge halkı ne dedi?

Zihni Özberk:

"Son dört yıllık UBP Hükümeti’nden Lefke bölgesinin canlanması ve hayat bulması için bölge halkı olarak yatırım beklerdik. Ancak bu gerçekleşmedi. Esnaf iş yapamaz duruma geldi. Gençler yatırım yapılmadığından bölgeyi terk etmeye başladı. Gençlerin bölgede kalmaları için arsa dağıtılmalı, sosyal konut yapılmalı ve bölgeye yatırım yapılmalıydı. Bunlar olmadı. Ahmet Kaşif grubu UBP’nin icraatlarını beğenmediğinden bir savaş başlattılar. Kendi vekilleri kendilerine inanmazsa halk nasıl inansın. Erken seçimin temmuz ayına alınması iyi oldu. Halkın beklediği ve özlediği güzel günler belki erken gelir. Ancak erken seçimin Temmuz ayına alınması Kaşif grubu için parti kuramayacaklarından dolayı iyi olmadı. Temmuzda yapılacak seçimden sonra koalisyon olacağını düşünüyorum." 

Tamer Dayıoğlu:
"Geçtiğimiz dönem iktidara gelen UBP hükümetinden beklentilerimiz karşılanmadı. Lefke çok büyük ekonomik çıkmaz içindedir. Adanın en kötü ekonomisi Lefke’dedir ve buna bir önlem alınamadı. Hiçbir yatırım yapılmadı. Kalkınması için tedbirler alınmadı. UBP içinde Küçük ve Kaşif grupları arasında bir yıldan beridir kavga yaşandı. Bu kavga halk için değil koltuk kavgası için yapıldığını düşünürüm. Temmuz ayında yapılacak olan erken seçimi destekliyorum. Gelecek olan hükümet veya hükümetlerden Lefke için bir şeyler yaparlar ve bir nebze olsun nefes alırız. Lefkemize yatırımlar yapılmasını ve kalkınmasını beklemekteyiz."

Fehmi Çamlıköylü:
"Dört yıllık UBP Hükümeti’nden şahsen hiçbir şey beklemezdim. Zaten bugünkü durumda her şey meydana çıktı. UBP içerisinde Kaşif grubu olarak 8 kişi koptu. Bu kopma halk için değildir. Bu kopma kendi aralarındaki menfaattir. Temmuz veya Eylül ayında erken seçim yapılma durumu vardır. Bu seçimde benim inancım Kıbrıs Türkünün doğruyu göreceğidir. Yapılacak olan seçimde de tek başına bir partinin iktidara geleceğini tahmin etmem. Benim görüşüm koalisyon hükümeti olacağıdır. "

Faik Kamçı:
"Dört yıl önce yapılan seçimlerde UBP 26 milletvekili çıkardı. Daha sonra diğer partilerden transfer yaparak bu sayıyı 30’a çıkarttı. UBP Kıbrıs konusu bağlamında benim beklentilerimi karşılamadı. Neden karşılamadı derseniz Kıbrıs sorununun çözümünün olmamasıdır. Benim bu beklentim beklide ağır bir beklenti idi ama ben bunun gerçekleşmesini bekliyordum. Kıbrıs politikası Anavatan ile birlikte yürütülen bir politikadır ve bunda başarılı olunamadı. 1967'de Türkiye’ye gittim. 1993’de tekrar Lefke’ye gelip yerleştim. Geldiğim günden beridir birçok siyasi partinin söylemleri oldu ancak hiçbirinin de bu söylemleri gerçekleşmedi. UBP içerisinde bölünme oldu. Bu partileri içerisindeki kavgadır. KKTC halkının bu konuda düşündüğü ve söyleyemediği bir konu vardır. Ben bunu söyleyeyim. Şahsi çıkarların öne çıkmasıdır. Bu oluşumda da şahsi çıkarlar vardır. Seçimlerin olmasından sonra tek başına bir partinin iktidar olacağına inanmıyorum. Koalisyon olacağını tahmin ediyorum. Milletvekili seçimlerinde en önemli konu seçim yasasının değişmesi ve seçilen bir vekilin partisinde kalmasını ve transfer olamamasının sağlanması, yani başka partiye transferinin engellenmesi lazımdır. Bu engellenmediği takdir de koalisyonlarında sağlıklı olmayacağına inanırım. Koalisyonlarda en çok milletvekili çıkaran iki partinin koalisyon kurmasını ve güçlü oluşulmasını isterim."

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil