05 Aralık 2016

DERS ALINMASI GEREKEN…

Haber İçi Üst

 

Bizimkisi Basın-Yayın Yüksek Okulu idi.
İki bölümü vardı.
Birincisi gazetecilik ve halkla ilişkiler.
Gazeteciliğin temel derslerini görürdük.  4 yıllık eğitim süresi uzun gelirdi, gazeteciliğin yanında bir hayli de genel kültür dersi alırdık.
En çoğu hukuk dersleriydi.  Hukuka giriş dersinden uluslararası hukuka kadar envai çeşidini aldık.
İkinci bölüm radyo-televizyon bölümüydü.
Onlar için de aynı durum geçerliydi. Radyo ve televizyon yayıncılığı ile ilgili dersler aslında 2 yılda tamamlanacak türdendi ama genel kültür dersleriyle eğitim süresi 4 yıla uzatılırdı.
Şimdilerde isim iletişim fakültesi oldu.
Fakültenin altında reklamcılıktan yeni medyaya kadar birçok bölüm açıldı. O kadar ki artık bölümlerini takip edemez durumdayım.
Neyse genel kültürümüz artsın diye aldığımız hukuk derslerinin arasında kamu hukuku da vardı.
Kamu hukuku dersini şimdi rahmetli olmuş, hakimlikten emekli yaşlı bir hocamız verirdi.
Mahkemelerin pratiğinden biriktirdiği deneyimi bize aktarırdı. Yani sadece teoride kalmazdık. Hukukun pratikte nasıl çalıştığını da öğrenme fırsatımız olurdu.
İşte bu derste rahmetli hocamızın bir sözü üzerine fırtınalar yaratmış, konuyu olay haline dönüştürmüştük.
Hocamızın sözü veya saptaması şuydu:
“Hiçbir grev membaını kurutmaya yönelik olamaz…”
Memba kaynak demektir.  Dolayısı ile yapılacak grev kaynağı yani fabrikayı ortadan kaldırmaya yönelik olamaz şeklinde izah edilebilir.
Serde toplumculuk ve emek yoldaşlığı var ya.  Biz buna yüksek sesle itiraz ederdik.
“Emek en yüce değerdir ve grev de emeği korumak için yapılır, fabrika yani patron zarar görmeyecekse o grev niye yapılır ki…”
Rahmetli hocamız bize tane tane seçilmiş cümlelerle ve sakin bir ses tonuyla aslında emek ile sermayenin uyum içinde çalışması gerektiğini,  sermayenin yani fabrikanın ortadan kalkması halinde bundan en çok zararı işsiz kalan çalışanların göreceğini anlatıp dururdu.
Tabii anlama niyetimiz olmadığı için biz de itiraz eder dururduk.

      ***

Kamuoyunun gündeminden düştü ama Lefkoşa Belediyesi’nde enteresan olaylar yaşanıyor.
Aylarca maaş alamayan çalışanları temsil eden sendika uzun süren grevler yaptı ve sonuçta belediye seçimlerinin erken yapılmasını sağladı.
Erken seçimleri kazanan belediye başkanı ve belediye meclisi görev başı yaptı.
Hedefleri neydi?
Çalışanların en temel hakkı olan maaşları ödeyip belediyeyi hizmet yapar duruma getirmek.
Bunu da bir ölçüde sağladılar.
Çalışanların 2 maaş alacakları olmasına karşın maaşları gününde ödemeyi başardılar.
Çalışan da buna razı oldu.
Bu kez sendika  “çalışanlar bizi dinlemiyor ve desteklemiyor” deyip istifa etme ve olağanüstü genel kurula gitme kararı aldı.
Herhalde ülkemizde ilk kez böyle bir şey oluyor.
Sendikacıların çalışanlara küsüp olağanüstü genel kurla gitmesi ilk kez yaşanıyor.
Sendikacıların çalışanlara ne önerdiğini bilmiyorum.
Ama belli ki çalışanlar membaı yani kaynağı kurutma niyetinde değiller.
Lefkoşa Belediyesi’nde yaşananlar bize yeni bakış açıları yaratma fırsatı verebilir.
Seçimden sonra en az 5 konuda benzeri sorunlarla yüz yüze kalacağız.
Memba devletin ta kendisidir.
Ya bu devleti sil baştan düzenleyip yeniden kuracağız ya da ortadan kalkmasına neden olacağız…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam