11 Aralık 2016

Değişen Türkiye’yi anlamak…

Haber İçi Üst

Türkiye’de 2002’de AK Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte vizyon ve hedefler değişti.
Dış politikadaki yaklaşımlar değişti.
Gelinen aşamada Türkiye’de halkın oyu ile iktidarda olan ve erki elinde bulunduran bir siyasi parti var.
Ankara’da konuştuğum çevreler AK Parti’nin bürokratik ve askeri vesayetten Türkiye’yi kurtardığını ve aslında Türkiye’nin kendi baharını 2002’de AK Parti’yi iktidara taşımakla yaşadığını söylüyorlar.
Türkiye ekonomik olarak 2002’den sonra önemli mesafeler kaydetti. Türk ekonomisi dünyadaki en büyük ilk yirmi ekonomiden biri ve şimdi de ilk onu hedefliyor.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısını sorgulayacak kadar kendisinden emin.
Gelinen noktada, Türkiye bölgesel bir güç olma hedefiyle proaktif bir dış politika izliyor.
Orta Doğu yeniden şekillenirken, Türkiye bu bölgede etkin bir şekilde söz söyleme hakkını kendisinde görüyor.
Bölgesini bir barış ve iş birliği havzasına dönüştürme hedefiyle politikalarını şekillendiren Ankara, “sıfır sorun” yaklaşımını bir ideal olarak ortaya koyup yola çıkmıştı.
Bölgesinde “sıfır sorun” hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi iç sorunlarının üzerine gitmemesi söz konusu olamazdı.
Nitekim AK Parti Hükümeti, Türkiye açısından iki önemli sorun olan Kürt ve Kıbrıs sorunlarını çözmek için düğmeye bastı.
Türkiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Havadis’in Ankara Bürosu’nun açılışı sırasında bizimle sohbet ederken, bu konulara ilişkin hükümetinin kararlılığını ortaya koymuştu.
Hatta Kıbrıs konusu ile ilgili olarak bize “Sürprizlere hazır olun” demişti.
Gelinen aşamada Ankara’daki hükümet büyük bir siyasi riski de alarak Türkiye’de Kürt sorununu tarihe gömmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu çalışmalara paralel olarak Anayasa’nın demokratikleşmesi yönünde de hummalı bir çalışma yapılıyor.
Hedef, daha çağdaş, temel hak ve hürriyetleri güçlendirecek, demokratik reformları ileri taşıyacak yeni bir Anayasa yapmak.
İçinde bulunduğumuz ayda bu konuda somut adımlar atılacağına şahit olacağız.
Başbakan Erdoğan bu konuda çok kararlı…
Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda verdiği mesajları da fotoğrafın bütününü görerek değerlendirmek zorundayız.
Bölgesinde güçlü bir Türkiye olma hedefi koyan AK Parti iktidarı, Kıbrıs’ta da sorun yaşamak istemez.
Bu nedenledir ki, Başbakan Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Samaras’a “Gel Kıbrıs meselesini birlikte tarihe gömelim” diye çağrı yaptı.
Bölgede sorunların çözülmesi demek, ekonomik iş birliği olanaklarının artması demektir.
Bölgede istikrar ve barış sağlanırsa, bölge ülkelerinin bundan yararlanması ve zenginleşmesi doğal bir sonuç olarak ortaya çıkacaktır.
Bu nedenle kendisini bölgesel bir güç olma noktasına getirmek için hızla adımlar atan Türkiye, bölgeyi barış ve işbirliği havzasına dönüştürmeyi hedefliyor.
Elbette ki bunun böyle olmasını istemeyen ve bölgedeki karışıklık ve savaşların devamından yana olan güçler de vardır.
Özellikle İran, bölgedeki etkisini kaybetmekte olduğunu görerek, yaşanan olumlu gelişmeleri olumsuza dönüştürme gayreti içerisinde hareket etmektedir.
Suriye meselesinin bu denli uzamasının altında yatan nedenlerden biri de budur.
Neyse bugünkü yazının konusu Suriye değildir.
Bizler Kıbrıs Türkleri olarak, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri ve ortaya konulan hedefleri doğru ve çok iyi okumak durumundayız.
Türkiye 2002 öncesindeki Türkiye’den çok farklıdır.
Türkiye, elde ettiği ekonomik ve bölgesel gücü kullanarak kendisine küresel düzeyde yer açmak için mücadele vermektedir.
Bu nedenledir ki, Türkiye Başbakanı Erdoğan gün oluyor BM’yi hedef alıyor, gün oluyor İsrail ile kavga edebiliyor, AB’ye yükleniyor, ABD’yi eleştirebiliyor.
Aslında kısaca “Bu oyunda ben de varım” diyor.
Türkiye’ye bir de bu gözle bakalım.
Orta Doğu’dan Afrika’ya, Balkanlar’a, Kafkaslar’a kadar olan bölgede kendisine yeni bir rol biçen Türkiye’den, AB kolay kolay vazgeçemez.
Bunu da bir tarafa not etmekte yarar vardır.
Ben önümüzdeki dönemde yaşanması olası gelişmelerle taşların yerinden oynayacağına inanıyorum.
Kıbrıs Türk tarafı olarak umarım biz oyunun dışında kalmayız ve taşlar oynarken altında ezilmeyiz…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil