02 Aralık 2016

CTP VE DP’NİN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR VARDIR

Haber İçi Üst

Mehmet Ali Talat’ın “DP, CTP’nin ciğerini söker” açıklaması CTP’yi çok etkilemiş olacak ki CTP’yi ziyaret eden DP’lilere kavrulmuş ciğer ikram edildi.

DP, kavrulmuş ciğerin rövanşını süt ve yoğurtla adlı.
Koalisyon görüşmeleri için DP Genel Merkezi’ne giden CTP’lilere süt ve yoğurt ikram edilmiş.
Mesaj da şuymuş:
“Sütten dilimiz yandı, yoğurdu üfleyerek yiyeceğiz.”
DP’nin niye ve ne zaman sütten dili yanmış?
Sanırım ÖRP olayını kastediyorlar.
Hani CTP, DP’yi ortaklıktan atmış ve bir gecede kurulan ÖRP ile koalisyon yapmıştı.
DP o gün bugündür muhalefettedir.
ÖRP ise hakkın rahmetine kavuştu!
Ben, 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde DP’nin intikam aldığını düşünüyordum.
Hani, babalı-oğullu yıllarca kavga ettikleri Eroğlu’na Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ful destek vererek, hatta Serdar Denktaş’ın desteği abartarak Eroğlu’nun mitinglerinde şarkı-türkü söylemesi ve hatta “niye Eroğlu’nu destekliyorsunuz” diye soranlara kendinden geçer bir vaziyette “bükemediğin bileği öpeceksin” demesi…
Demek ki o günlerdeki ruh hali hala devam ediyor.
O günleri unutmamış ki CTP’ye süt ve yoğurt ikram ederek kinaye yapıyor ve hatırlatıyor.
Serdar Denktaş’ın ve DP’nin o günlerde başına gelenleri biliyoruz da CTP’nin niye DP’yi terk edip ÖRP diye isimlendirilen bir ucubeye destek verip kendi sonunu da hazırlayacak bir süreç başlattığını bilmeyiz.
Hakikaten, niye CTP, DP’den kurtulmaya çalışmıştı?
Koalisyon görüşmelerinin bekası için bu soruya cevap verecek bir CTP’li bulamayız herhalde.
Ama CTP’nin tarihe böylesi bir cevap borcu vardır.

     ***

Ve gelelim her iki partinin de bugünlerde cevap vermesi gerektiği sorulara.
Hükümet kurmaya en yakın partilerin CTP ile DP olduğunu belirterek soralım; her iki parti de ilkeler temelinde nasıl bir iş birliği yapmayı planlıyorlar?
İlkeler derken kendi bağlı olduklarını kastetmiyorum.
Kıbrıs Türkü’nün varoluş-yokoluş döngüsünden bahsediyorum.
Örneğin 1974 sonrası Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşturulan ve artık Kıbrıs Türkü’ne zarar veren rejimi ortadan kaldıracaklar mı?
Birisi geçmişte denedi ama beceremedi. Diğeri kendini hala bu rejimin mirasçısı sayıyor.
Bu hallerinden kurtulup da, Kıbrıs Türkü’nün kendi kendini yöneteceği, egemenliğin bütünüyle Kıbrıs Türkü’ne ait olacağı, kendi kendine yeten ve gelişen bir ekonomik düzen, halkın refah içinde yaşayacağı, çağdaş anlamda bir devlet sisteminin kurulacağı, devletin vatandaşın hizmetinde olacağı…
Her iki parti de buna ne derler?
Ciğer yemek güzeldir, sıcak sütten ağzı yananların yoğurdu üfleyerek yemesi de öyle.
Ancak bunlar sadece kendilerini ilgilendirir.
Kıbrıs Türkü’nü ilgilendiren sil baştan yeni bir devletin inşasıdır.
Bunu yapacak düşünceleri ve güçleri var mıdır?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam