03 Aralık 2016

Çözüm beklentisi ve programlar

Haber İçi Üst

       1974’ten 2000’li yıllara kadar, KKTC ekonomisi programsız ve rotasız hep müzakere ve çözüm beklentileri-takvimleri arasına sıkıştırılarak yarım-yamalak icraatlarla yol aldı. Ne çözümsüzlüğe göre, ne de çözüme göre bir plan-program uygulanabildi. Her şey halı altına süpürüldü. Nasıl olsa, bir gün çözüm olacak, her şey hallolacak beklentisi ile yol alındı.
   2000’li yıllardan itibaren ise Türkiye, KKTC’de olan-bitenle biraz daha ciddi olarak ilgilenmeye başladı (bankalar krizi vesilesiyle). Çünkü, halı altına süpürdüklerimiz ortalığa saçılmaya başlamıştı ve Türkiye, bu işe milliyetçi yaklaşımlar, yavru-ana muhabbeti dışında el atmaya başladı.

    Sonuçta, 3 yıllık programlar devreye girdi. Tabii, bu arada Türkiye de değişmişti. Ama bizim için değişen bir şey yoktu aslında. Yine çözüm beklentisi, Türkiye’deki siyasi gelişmeler, iç siyasetteki seçimler-manevralar vs derken, tam anlamıyla bir programı uygulamak kısmet olmadı.
     İşte bunlardan dolayı, 2000’den bugüne hiçbir program ne yazık tam olarak uygulanamadı. Hatta, son programın uygulanma performansı %25 civarıymış. Haliyle, bütünlüklü uygulanmayan programların etkisi de zayıf kalıyor.
    Zaten, kamu ağırlıklı programlar, dış pazar erişimi-entegrasyonu olmayan KKTC’de sıkıntı yaratıyordu. Üzerine bir de yarım-yamalak, bütünlüklü uygulanmayan programlarla da yol almak verimsiz oluyor. Sonuçta, rotasız ve çapasız, yarım-yamalak program uygulamaları ile bugünlere geldik.
     …Şimdi 2013-2015 programı devrede. Ama önümüzdeki seçim takvimine, hükümetin durumuna, olası müzakere sürecine baktığımızda, bu programın da tam anlamıyla bütünlüklü uygulanmasının zayıf bir ihtimal olduğunu görüyoruz.
     Program açısından, son 2 ay kurultayla geçti, şimdi 7 Nisan’a kadar LTB seçimleri var, sonrasında yaz tatili olacak, muhtemelen bu arada müzakereler de başlayacak ve yine çözüm beklentisi ile birçok işi savsaklayacağız, 2014 Nisan’da milletvekili seçimleri, akabinde mayısta yerel seçimler var. 2015’te Cumhurbaşkanlığı seçimi var.
    Önümüzdeki bu takvime baktığımda ve bir de kendi içinde 2 ayrı yapıya bürünen hükümet partisine baktığımda, programın öngörülen takvimde eş zamanlı politikalarla uygulanması çok zor görünüyor.
    Muhtemelen, TC’nin bastırmalarıyla, acil olan ağırlıklı kamu maliyesi disiplin tedbirleri,  kamunun yeniden yapılandırılması ile ilgili konularda ve biraz da özelleştirmelerle ilgili alanlarda  adımlar atılacak.
    Diyeceğim şu; öyle görünüyor ki, Kıbrıs sorununda nihai yeni bir kırılma yaşanmadan (çözüm veya çözümsüzlük haline göre), Kuzey Kıbrıs’taki ekonomi-politiği hayatını sürdürülebilir, öngörülebilir, uzun vadeli perspektifte bir rotaya sokamayacağız.
   O yüzden dua edelim ki, önümüzdeki bir yıl içinde bu konuda artık nihai bir kırılma yaşayalım. Yoksa, çözüm beklentisi bizi gebertecek. Çünkü, “askıda olan ülkede”, hayat, ekonomi, siyaset vs her şey askıda kalır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam