05 Aralık 2016

Cennetten farksız bölge, kabusu yaşıyor

Cennetten farksız bölge, kabusu yaşıyor
Haber İçi Üst

KALECİK NEFES ALAMIYOR… AKSA’ya yakıt aktarımı sırasında yaşanan felaketin yarattığı tahribat, saymakla bitmiyor. Şirket bacasından çıkan zehir nedeni ile yıllardır kabus yaşayan Kalecikli, son yaşanan rezaletten sonra nefes alamaz duruma geldi. Neredeyse tüm köy öksürüyor, kimse uyku uyuyamıyor

20’NİN ÜZERİNDE KÖY SUSUZ… Bölgede, 20’nin üzerinde köye 10 gündür su verilemiyor. Su ihtiyacını uzun zamandır AKSA felaketinin yaşandığı bölgedeki deniz suyundan karşılayan çok sayıdaki köy, şimdi tankerlerle su çağırıyor. Maddi imkanı olmayan bazı haneler ve camiler ise 10 gündür tamamen susuz

BÖLGE KÖYLER ÇARESİZ… Konum itibarı ile AKSA felaketinden en büyük payı Kalecik köyü aldı. Kalecik’te vatandaş, artık nefes alamıyor. Ağır koku nedeni ile sürekli baş ağrısı çeken köylü, geceleri uyuyamıyor. Bölgedeki diğer köylerde de susuzluk hakim. Mahkum edildikleri koşullara isyan eden köylüler çözüm bekliyor

Duygu ALAN-Ertuğrul SENOVA
Kalecik’te AKSA Elektrik Santrali için boşaltım yapan bir gemiden geçen hafta denize sızan tonlarca fuel oil’in bölgede yarattığı tahribat bir türlü telafi edilemiyor.
Denizdeki onlarca canlının ölümüne neden olan AKSA felaketi, kara da yüzlerce insanı perişan etti.
Yıllardır şirket bacasından çıkan zehre maruz kalan Kalecikli, yaşanan son olayın ardından nefes alamaz duruma geldi.
Yaklaşık 2 yıldır su ihtiyacını arıtılmış deniz suyu ile karşılayan bölgedeki 20’nin üzerindeki köye ise 10 gündür su verilemiyor.
Maddi imkanı olanlar çaresiz tankerler ile su satın alırken maddi imkanı olmayanlar, yazın sıcağında günlerdir susuzluk çekiyor.

Halkın sağlığı bozuldu
Kalecik’te halkın sağlığı iyice bozuldu. AKSA’nın bacasından çıkan kara duman nedeni ile zaten yıllardır zehir soluduklarını söyleyen köy halkı yaşanan son çevre felaketinin ardından sağlıklarının bozulduğunu söyledi.
Nefes almakta güçlük çektiklerini kaydeden Kalecikli, AKSA felaketi ile birlikte boğazlarında yanma, öksürme, baş ağrısı, sürekli uyku isteği, halsizlik ve mide bulantısı gibi sağlık sorunları yaşamaya başladıklarını ifade etti.
Geceleri rahat bir uyku uyuyamadıklarını dile getiren Kalecik’te halk, “Hayatımızdan endişe etmeye başladık. Böyle devam ederse tüm köy kanser hastası olacağız” diye isyan etti.

Mehmetçik Belediyesi çaresiz, halk perişan
Mehmetçik’te 1948 yılından beri kullanılan 400 tonluk su kuyusunun rezervi tükendi. Zaten su sıkıntısı çeken bölge halkı, AKSA olayının ardından iyice susuz kaldı. Belediye ise çaresiz.
Havadis’e konuşan Mehmetçik Belediye Başkanı Beyazıt Adalıer, AKSA felaketinden sonra Mehmetçik ile birlikte 20’nin üzerinde köyün tamamen susuz kaldığını kaydetti.
Adalıer, “Mehmetçik’in su ihtiyacı 1948 yılından 2 yıl öncesine kadar sadece köyde bulunan 400 tonluk su kuyusundan karşılanıyordu. 2 yıldan beri de hem söz konusu kuyudan hem de arıtılmış deniz suyu kullanılıyordu. Ancak, kuyuların rezervi bitti üzerine bir de bu son çevre felaketi yaşanınca bölge iyice susuz kaldı” dedi.
Bölge halkının büyük sıkıntı yaşadığını belirten Beyazıt Adalıer, “Vatandaş sürekli su istiyor ancak yardımcı olamıyoruz. Elimiz kolumuz bağlandı, imkanlarımız halkın ihtiyacını karşılayamıyor. Belediyemiz zaten aylardır devlet katkısını alamıyor. Halk perişan. İmkanı olan tankerlerle su satın alıyor. İmkanı olmayan ise isyan ediyor” diye konuştu.

Köy halkı ne dedi? Köy halkı ne dedi? Köy halkı ne dedi? Köy halkı ne dedi?

Saliha Çetinkaya
“Özellikle rüzgarlı havalarda AKSA’dan köye çok ağır koku geliyor ve direkt olarak sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Çok fazla rahatsız oluyoruz. Bu kötü koku baş ağrısı ve halsizlik yapıyor. Genel anlamda AKSA’nın orada bulunmasından zaten rahatsızdık, son yaşanan çevre felaketi ile birlikte daha da rahatsız olmaya başladık. Dışarıda uzun süre kaldığımda boğazım yanıyor. Bacalar çalıştığı zaman daha çok nefes darlığı çekmeye başlıyorum. Her ne kadar uyusak, uyumamış gibi hissediyoruz. Sağlımdan endişeliyim.”

Tayibe Kara
“AKSA zehir saçıyor. Şirket bacasından çıkan kara duman zaten havayı yeterince kirletiyordu, yaşanan son olaydan sonra deniz de mahvoldu. Köylü olarak çok şikayetçiyiz. Özellikle geceleri kokudan uyuyamadığımız oluyor. Vücudumuzda kırıklık, yorgunluk ve bitkinlik hissediyoruz. En azından bir filtre takılırsa daha az etkileneceğimizi tahmin ediyorum. Hepimizin sağlığı söz konusu ve çok uzun seneler bu denizde yaşanan olayın tahribatı devam edileceği söyleniyor. Bu noktadan sonra deniz için yapılabilecek bir şey yok. Artık ancak filtre takarak atmosferi kurtarma şansımız var.”
Mustafa Zeki
“AKSA bizde solunum sorunundan çok su problemi yarattı. Biz kullanılabilir suyumuzu denizden arıtarak elde ediyorduk. Ama denize dökülen petrol nedeniyle bu arıtma yöntemini uygulayamıyoruz. Ama öncesinden de suyun gelmediği oluyordu. Ve buna rağmen belediyemiz su saatine bakıp bize ücret kesmeyi biliyordu. Tankerlerden şu çağırıyoruz. Bunların parasını kim ödeyecek?..”

İbrahim Nalkıran
“Sular eskiden Mehmetçik Belediyesi’nden sağlanıyordu. Bu su deniz suyunu arıtarak elde ediliyordu. Fakat yaşanan AKSA felaketi sonrasında denizden de su arıtma olayı yalan oldu. Şimdi tankerlerle su ihtiyacımızı gideriyoruz. Kokusu falan gelmiyor, fakat bizi susuz bırakıyor. Yetkililerin derhal bu işe bir çözüm bulması şart.”

Nuray Çeto
“Başka köylerden tankerlerle köye su taşınıyor. Eskiden bizden çok otellere verilirdi fakat artık onlara da verilmiyor. Bu yaşanan felaket sonrası verilecek suyun ne derece temiz olduğu da tartışılır. Uzun zamanlardan sonra kendisini göstermeye başlayacak bir tehlike var. Fakat halkımız bunun farkında değil. Farkında olmadıklarından dolayı bizlere destek de çıkmıyorlar. İki güne bir 30 TL tanker paparası veriyorum. Bunun hesabını kim verecek?..”

Süleyman Çetinkaya
“Uykumu alamıyorum, nefessiz kalıyorum. Bu felaket yaşandı yaşanalı her gece uykumdan 2 saatte bir uyanıyorum. 35 sene var Kalecik’te yaşıyorum. AKSA kurulana kadar köy içerisinde kanser vakası yaşanmadı. Fakat kurulduktan sonra 5 kişi kanser hastalığına yakalandı. İki kişi bu sebep ile yaşamını yitirdi. Diğer canlılar da zarar gördü. Bitkiler verimini kaybetti. Eskiden 10 salkım veren üzüm bağları, artık 3 salkımdan fazla veremiyor. Çayırova, çok kötü durumda.”

Cengiz Topel
“Bundan 3 ay öncesine kadar Çayırova’ya su vermiyorlardı. Sebepleri ise arızaları varmış. Devlet firmayı desteklemiyor diye suçlusu biz oluyoruz. Biz şirketin anlaşmayı yerine getirmediğini öğrendik. Geçici hükümet geldikten sonra 10 gün su geldi. Fakat hemen bu mutlu haberin üstüne AKSA felaketi çöktü. Bildiğim kadarı ile 30 kadar köy bu olay yüzünden susuz kaldı. Cebimizden tankerlerle su çağırıyoruz. Sağlımızın bozulması ise cabası. Tüm bunların hesabını kim verecek? Halk olarak daha duyarlı olmamız lazım.”

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam