10 Aralık 2016

Çek yasağına hapislik ve yurt dışı çıkış engeli!

Haber İçi Üst

Kuzey Kıbrıs ekonomisinin, izolasyonlar, çözümsüzlük, küçük piyasa vs gibi bir sürü sorunu ve sıkıntısı vardır. Yatırım iklimi elverişsizdir, üzerine kendi yanlışlarımızla oluşturduğumuz düzenleyici-denetleyici mevzuatlarımız vardır.
Girişimciler, yatırımcılar için teşvik edici, cesaretlendirici, koruyucu, elverişli bir iklim yoktur. O yüzden, böyle bir ekonomide büyüme ve istihdam yaratma sorunludur. Yatırım yapanlar ve aileleri, bıçak sırtındadır, çünkü sebebi ne olursa olsun başarısız olmaları halinde sistem onlara çok ağır cezalar sunmaktadır.
        Yani, hatanın bedeli abartılıdır. Çünkü, hatayı, sadece piyasa değil; devlette çok ağır cezalandırmaktadır. Halbuki, başka ülkelerde girişimciler ve yatırımcılar, hata yapsalar bile, sistem onlara yeniden denemeleri için, yaşamaları için imkan ve fırsatlar sunar.
    Sistem onlara yeniden ayağa kalkma ve deneme imkanı verir. Sistem onları kaybetmek değil, yeniden kazanmak için uğraşır.
    Bizde ise başarısız olan girişimci-iş insanı için sistem 2 alternatif sunmaktadır.  “Ya ülkeyi terk et, ya da öl.” Çek yasağına düşmüş bir iş insanının durumunu düşünün, empati yapmaya çalışın. Çekin, faturadan, sözleşmeden ne farkı var ki? Karşılıksız çek dolandırıcılık oluyor, diğerlerini ödeyememek ise sorun değil, onlar hukuk davası.
    Niye fatura veya sözleşmeyi ödemediğiniz zaman hapislikle ve yurt dışı çıkış yasağı ile cezalandırılmıyorsunuz da; çekiniz karşılıksız çıktığında hapislik ve yurt dışı çıkış yasağıyla cezalandırılıyorsunuz?

     Bu ne biçim bir uygulama? Ekonomik bir suçun, özgürlüklerin kısıtlanması, yaşam hakkının elinden alınması ile ne alakası var? 
    Çek yasağına düşmüş bir insana, sistem açıkça “ ya ülkeyi terk et, ya da öl” diyor. O yüzden insanlar kaçıyor veya intihar ediyor. Peki, bu insanların aileleri, çocukları ne olacak? Ekonomik hatalar, sıkıntılar niye böylesi ağır bedellerle cezalandırılıyor?
    Zaten, piyasa cezalandırıyor, kredibilite, iş yapabilirlik konusunda fazlasıyla  bedelini ödettiriyor. Bu doğal ve olması gereken bir davranıştır ama devlet neden araya giriyor ve üzerine adam öldürmüşçesine ağır cezalar veriyor. Ceza davası niye?
    Bu insanların bu halde yaşamaları, iş yapmaları, ailelerini ayakta tutmaları kolay mı? Bu psikoloji ve ağır baskı altında yaşam motivasyonu kalır mı? Üretkenlik, yeniden deneme hevesi, cesareti kalır mı? Devlet, bu ceza ile yatırım yapma-risk alma, memur ol diyor?
    Dünyanın birçok ülkesinde çek yasağı ile ilgili bizdeki gibi ağır ceza yoktur. Geçenlerde Türkiye’de çek yasağına hapisliği kaldırdı ve hatta bireylerin ve şirketlerin kredibilitelerini şeffaf bir şekilde, ticaret yapmadan önce tehlikeleri engellemek, riskleri azaltmak için piyasalara açtı.
    İsteyen kişinin ödeme kabiliyeti-disiplini vs. ile ilgili tüm geçmiş performansını, riskini Kredi Kayıt Bürosu’ndan anında öğreniyor ve ona göre iş yapıyor. Riskini vs bilerek alıyor. Taraflar bilerek işlem yapıyor.
    Çek yasağına hapislik ve yurt dışı çıkış yasağı, kabul edilecek medeni bir ceza değildir. Bunları kaldırmak, ahlaki zafiyet yaratmaz. Çekin bununla itibar, kredibilite kazanacağını düşünmek cinayettir. Çeke itibar kazandırmak istiyorsak, Kredi Kayıt Bürosu gibi açılımlara ve diğer önleyici disiplinlere ihtiyaç vardır.
    Bu sosyal ve ekonomik travmaya artık bir son vermeliyiz. Herkes bu konuda empati yapmalı ve bir an önce Meclis, bu yanlış yasayı düzeltmelidir. Kimin, başına ne zaman, ne geleceği belli olmaz; bir gün bu yasa herkese lazım olabilir!

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil