07 Aralık 2016

Çaresizlik yeni yollar yaratır

Haber İçi Üst

Kuzey’in hem kuzeyinde, hem de güneyinde, acayip şeyler oluyor.
Başkent Lefkoşa’da sokaklar pislik içinde. Lefkoşa’da, Girne Caddesi’nde, banklara oturan iki kadın, her şeye rağmen, hararetli hararetli sohbet ederlerken, hemen yanlarındaki çöp yığını, yokmuş gibi davranıyorlar. Bu ne vurdumduymazlık.
Bu iki kadındaki vurdumduymazlık, farklı şekillerde de olsa, tüm toplumda, dalga dalga yükseliyor. İnsanlar, kısır bir döngünün içerisinde, çok küçük bir alandaki olaylara kapılarak, SÜRÜKLENİYORLAR. Kendilerini sürükleyenin ne kadar büyük bir bataklık ve çıkmaz yol olduğunu anlayabilseler…
Sadece insanlar mı? Kuzey’deki parti yetkilileri de, sıradan beyanatların dışında, yeni herhangi bir şey üretemiyorlar. Partilerin yaptığı açıklamaları okuyan, dinleyen pek yok.
Kuzey’de hükümette olan partinin kadroları, kendi aralarında mahkemelik olmuş, halk olayları uzaktan izliyor.Aynı parti içerisinde, birbirlerine güvenmeyen insanlar, neredeyse, birbirinin boğazına sarılanlar, halka daha iyi yaşam koşulları vaat ediyorlar.Ne yaman çelişki.
Kuzey’de yaşam, sanal bir ortamdaymış gibi, durgun ve çaresiz bir bekleyiş içinde. Ancak kimse de NE BEKLENDİĞİNİ bilmiyor.
Aileler, çocuklarını okutmak için, varını yoğunu ortaya koyuyor. Ancak gençlerin, Kuzey’de kendi yeteneklerine göre iş bulma şanslarının hemen hemen SIFIR olduğu herkesçe paylaşılıyor. Buna rağmen, durumu değiştirmek için, yeni hiçbir şey yapılmıyor.
Kuzey’de, hak eden değil, çevresi olan, iş bulmak için koşuyor. Ancak artık, çevresi olana da İŞ YOK. İnsanların önlerinde aşamayacakları duvarlar hızla yükseliyor.
Kıbrıs’taki bu çaresizlik, sadece Kuzey’le sınırlı değil. Güney Kıbrıs da çok zorlu bir dönemden geçiyor. Kıbrıs Cumhurbaşkanı halkı tarafından, ekonomik ve siyasi yıkımı yaratmakla suçlanıyor.
Güney Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı o kadar yıpranıyor ki, yeni Cumhurbaşkanı seçiminde adaylığını bile koyamıyor.
Güney Kıbrıs’ta TROYKA kılıcını sallayarak, ekonomide radikal tedbirlerin alınmasını, çalışan halkın tüm kazanımlarının budanmasını istiyor. Bu budanmaya karşı duracak hiçbir güç ORTADA YOK. TROYKA’nın istediği şartların bir an önce yapılmaması durumunda, Güney Kıbrıs’taki memurların kasım-aralık ayı maaşlarını almaları mümkün olamayacak. Bu ise Rum çarşısının ÇÖKME’si demektir.
Güney Kıbrıs’ta ekmek kazanan Kıbrıs Türkleri hızla işlerini kaybediyor. Kıbrıs Rum emekçileri ve Türk emekçileri çaresizlik girdabında çırpınırken, bu emekçilerin ortak hareketini örgütleyecek hiçbir önderlik yok.
Sendikalar, kendi üyelerine ekonomik kazanç kazandırma yerine POLİTİK BİLİNÇLENDİRMEYİ esas alsalardı, çalışanlar bugün, bu kadar çaresiz olmazlardı.
İster Güney Kıbrıs’ta, isterse, Kuzey Kıbrıs’ta olsun, bu hızlı ekonomik çöküş, şimdiye kadar gidilen yolun, bir ÇIKMAZ SOKAK olduğu gerçeğini beyinlere, çok acı bir şekilde KAZIYACAK. Bundan kaçınmak mümkün değil.
Kendi milli burjuvalarının peşine takılanlar, milliyetçilik mikrobunun tahribatının bedelini de ödemek zorunda kalacaklar.
Çalışanlar, başkasının haklarını savunmadan, kendi haklarının savunulamayacağını çok acı bir şekilde ÖĞRENİYORLAR. Bu bile çok önemli bir kazanımdır.
Tüm eski yollar tükenince, yeni yollara sıra gelir. Şimdi bu yeni yolları ARAMA arifesindeyiz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil