04 Aralık 2016

“Çapraz yatıyorum yatakta”

Haber İçi Üst

“Allah belasını vermesin böyle adamın. Def’oldu gitti de kendime geldim. Umrumda değil, iyi ki bitti. Aha saçlarımı da kısacık kesip sarıya boyattım” cinsinden bi’şeyler geveliyordu. Kim mi? Hani şu milli sanatçı Sertab Erener var ya, işte o müthiş ses. Bizim kadın yine bu aralar kafadan kopartmaya devam ediyor; “Aslında iyiyim gerçekten. Bi’kere özgür hissediyorum kendimi. Çapraz yatıyorum yatakta ‘Oh be’ diyorum herşey tamamen benim artık. Canım ne isterse onu yapıyorum. Ama bazen, bilhassa akşam olurken bir tuhaflık olmuyor değil. Sızlıyorum, özlüyorum. Resimlerini atamıyorum mesala. Bakamıyorum. Kızıyorum. Çok kızıyorum. Üzmek istiyorum seni. Canını yakmak istiyorum. Sonra yatışıyorum. Sana da üzülüyorum Ama iyileşiyorum ya iyileşiyorum” diye bi’ağıt yankılanıyordu geçen. Ner’de mi? Bu aralar tekrardan revize olan Okullar Sahası diye addedilen Attila (Atilla değil) Topaloğlu Rekreasyon Merkezi’nde. Bi’defa Süleyman Göktaş, Hüs(eyin) Cahitoğlu ve tüm ekibi kutlarım. Lefkoşa Belediye Sarayı karşısına konuşlanan o alanda müthiş bi’güzellik yataratmışlar. İsteyen sentetik zeminde koşu veya yürüyüş, isteyen ise yandaki fitnes alanında kuvvet çalışmaca. Çok da iyi ışıklandırılmış ve de saha sorumlusu sevgili Şenlik Çetinkaya’nın zevkine göre de müzik yayını yapılıyor. Vallahi süper motivasyon oldu bu değişiklikler. 80’li yılların başında Yenicami kaleci antrenörü Hakan Dervişoğlu’yla koşardık o alanda. Biraz çayır, biraz gömeç, biraz da nadastan bozma tarlaydı o’bölge. E şimdi azıcık yatırımla binlerce kişiye hizmet veren bir rekreasyonel merkez oldu. Kimisi performansa gelir, kimisi yağ yakmaya, kimisi birilerine yazmaya, kimisi boş zamanını yararlı bi’şekilde geçirmeye, kimisi ise stresini yönetmeye o alanda ha’bir debelenmece bu aralar. Katılımcı dostlar arttı bu aralalar yine. Niye mi? E pek tabii ki de yaz mevsimi geldi ve millet bikini ve mayo derdiyle ha’bire aşınmacaya çalışmnaca. Sonuç mu? Sonuçta ‘yatağında çapraz yatmayı bırak’ a okuyucum. Dışarı çık ve doğayla barış. Tabii ara ara da bahsettiğimiz ilgili koşu pistini de sobele. Sağlıkla…

“Kuyu mu derin, ip mi kısa?”

Fi tarihinde tansiyon ve kolesterol ile mücadele ediyorduk. Hallettik çok şükür! N’apalım! Yaş kemale eriyor artık. Nerdeyse 50’ye merdiven durumları, Allah bildiği gibi yapsın. Sevgili tıp doktorumuz tahliller sonrası ilk kontrolde; “Spor yap hoca, spor yap. Yoksa geberip gidecen bu yaşta bu fazla kiloyla” demişti sağolsun. Doktora cevabım ise; “Ma ne sporu be abi! Spor artık; savaş, şike, tehdit ve şantajdır. Renkli atkılıların siyasi rant mekânıdır. Spor derken, ‘egzersiz’ demek istedin herhalde” dedim gülümseyerek. Bana ‘tren misâli bakarak’ arkasına ekledi; “Hade be hoca işim gücüm var, daha da çekemem seni” dedi iyi saatte olsun Monargalı. Yazık, o da sporu hâlâ daha bi’sağlık kazandırma aracı olarak görüyor. Hâlbuki sporun özünde ‘kardeşlik’ yok artık. Maalesef ‘kalleşlik’ var. Sportif müsabakalar öncesi takım kaptanları birbirlerine başarılar dilerler! Ne başarısı?, neyin başarısı? Müsabaka başlayacak birazdan; 180 kalp atım hızı ile millet tekme-tokat birbirine girecek, kan gövdeyi götürecek, oksijen duvarı üzerlerine yıkılacak. Acılar çekeceksiniz, kalp yetmezliği sınırında yaşayacaksınız, küfürün kralını işiteceksiniz, stres ve korku altında ezileceksiniz. Bunu neresi sağlık? ‘Yaşam boyu spor’ kitaplarda kaldı artık, siz gelin buna “yaşam boyu egzersiz” deyin. Haa! Bu arada diyetsisyen kontrolünde günde 6 km. yürüyüş yaparak iki ayda iki beden küçülebilirsiniz a dostlar. Denemesi de bedava. Egzersiz yoksa derin depresyonda bir diyet süreci yaşarsınız ve en kısa sürede vazgeçersiniz, zira  ‘şeytan sürekli azapta olur’. Esas olan gerçekten karar vermek. Karar vermek, başarmanın yarısıdır inan. Aksi takdirde, Konfüçyüs Usta’nın dediği gibi; “Kuyu mu derin, ip mi kısa?” diye ha’bire sorgulayarak kuru bir maraz dahilinde kara kara düşünürsünüz. Özellikle endüstriyel spor kalleşlik oldu ama egzersiz kardeşliktir bildik. “Hiç vaktim yok kuyruklu yalanının” arkasına sığınıp da kendini kandırma. Hiçbirşey için geç değildir. Egzersize günde bir saat (ki bu da günün yüzde 4’ünü kapsar) ayırabileceğiniz bir yaşama sahip olmanızı dilerim. Biraz daha özsaygı. Ha gayret!

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam