05 Aralık 2016

Bu sempozyum beni utandırdı

Haber İçi Üst

Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin “Uluslararası Yerel Yönetimler” konulu sempozyumu 25 Nisan Perşembe günü Girne’de yapılıyor…

Bundan önceki yıllarda olsa, böyle bir habere bakar geçerdik. Ya şimdi? Hayal gibi…

Sempozyumda ele alınacak konulara bakın; “Belediyelerde Ölçek Sorunu ve Hizmet Görme Kapasitesi”, “Merkezi İdare ve Yerel Yönetimler Arasında Görev ve Yetki Paylaşımı”, “Belediyelerde Mali Yapı ve Gelirler” ve “Belediyelerde Su ve Atık Yönetimi”…

Okuduğumda gerçekten üzüldüm. Neden derseniz, bir bizim yerel yönetimlerimize baktım, bir de bu sempozyuma katılacak olan Kazakistan, Ukrayna-Kırım, Moldova-Gagauz, Makedonya ve Kosova’dan insanların nelerle uğraştıklarına…

Neredeyse 40 yıllık geçmişi olan bir devlet yönetiminin, hala daha az gelişmişler arasında olduğunu düşündüm. Yerel yönetimlerin devletle ilişkileri, çevreyle ilişkileri, yönetim becerileri üzerine bilimsel anlamda sürekli gelişmeler yaşanırken, bizler burada, bu insanların karşısına en geri kalmış ülkelerde bile artık olmayan bir sistemin kurbanları olarak çıkacağız. Sokaklarımızın pisliği, çevrenin bakımsızlığı, yerel yönetimlerle merkezi idarenin kavgaları, belediyelerin gelir-gider sorunları, yani borçlar… Yine sempozyumda ele alınacak su ve atık konuları…

Gerçekten merak ediyorum, KKTC adına konuşacak olanlar bu konuların hangi birine ne gibi bir katkı yapacaklar? Hangi konuda “Biz de şunu yaptık, biz de şu konuda başarılıyız” diyebilecekler. Var mı böyle bir konu? Bıraktım atık yönetimini, ayrıştırmayı, geri dönüşümü, çöplük bile hala bir sorun bizim için.

Ne dersiniz, sizler de benim gibi düşünmüyor musunuz? Peki neden biz hala böyleyiz? Neyin nasıl yapılacağını mı bilmiyoruz? Aksine, sadece üniversitelerin ilgili bölümleri bile yol göstermeye yeter. O değil. Bizim sorunumuz sadece ve sadece çarpık siyasi zihniyetlerimiz. Doğru olanın yapılmasının önündeki tek engel bu…

 

OKUR UYARIYOR
Mehmet Bey,
Çevreyi kirletenlere ceza kesiliyormuş, bu habere hem köşenizde hem de bir başka gazetelerde ayrıntılı olarak bugün (22-04-2013) yer verilmiştir. Allah versin daha yoğun tedbirler alınsın daha ağır cezalar verilsin diyorum ve çok net olarak yaşadıklarımı özetliyorum.
20 Nisan Cumartesi saat 13.17’de Gönyeli çemberinden Güzelyurt istikametine döndüm, önümde giden GJ 238 plakalı araçtan refüj içerisine cam bira şişesi atıldı. Hemen yetişip yanında durdum ve “Şişeyi niye dışarı atıyorsun” diye sordum. Arabada iki delikanlı vardı. Şişe şoför tarafından atılmıştı. Hiçbir cevap vermediler, trafik de yoğun olduğundan ve yine basında daha önce yer alan 123 Alo Şikayet Hattı’na güvenerek şişeyi bulunduğu yerden aldım ve oradan ayrıldım. Her hangi bir ispat durumunda gerekirse parmak izlerine bakılabileceğini de düşünerek şişeyi halen yanımda tutuyorum. Numarayı çevirdiğim de “1’i tuşlayın ve telefon numaranızı ve isminizi bırakınız mesai içerisinde size dönülecektir” dendi. Pazartesi günü tekrar aradım aynı cevabı aldım. Meşgul çalması da cabası. Şu anda saat 20.00 ve bana ne dönen var ne de arayan.
Bu mesajı Sn. Ünlüsoyer’e lütfen bir şekilde iletiniz ve mümkünse açıklamalarına da yer veriniz. Evet altını çiziyorum, “Ben sizi defalarca aradım ve bana dönmediniz. Eğer eksik bir tuşlama falan yapmışsam, o zaman bunu daha da kolaylaştırınız. Ayrıca mesai içinde neden karşıma bir canlı ses çıkmadı. Umarım böyle bir görev için de personel azlığı demezsiniz.”
Saygılarımla.
(T.K.)

YERİN KULAĞI VAR
TAK MÜDÜRÜ HÜSEYİN YALYALI: Uzun bir süredir boş olan ve Selim Kumbaracı’nın vekalet ettiği TAK Müdürlüğü’ne Hüseyin Yalyalı’nın atanacağı konuşuluyor. Yalyalı’nın atanma yazısının yazıldığı ve bugün yarın imza için Cumhurbaşkanı Eroğlu’na gönderileceği iddia ediliyor. Yalyalı’nın ismini sürpriz olarak karşılayanlar, bu atamanın ardından TAK içerisinde büyük huzursuzlukların yaşanabileceğine dikkat çekiyorlar…
YENİ GÖREVDEN ALMALAR SIRADA: Siz bakmayın bakanların “Yok öyle bir şey” demelerine, ne kadar yalanlasalar da, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki görevden alınmalar için düğmeye basıldı bile. Bakanlıkta görev yapan en az 4 üst düzey bürokratın görevden alınma yazılarının hazır olduğu ve bugün yarın işleme konulacağı iddia ediliyor…
BES’İN NİYETİ: BES, LTB’nin kurtulmasına yönelik kendi 9 maddelik önerilerini açıkladı. Personel fazlalığı herkesin kabul ettiği bir gerçek. Ancak BES’in açıklamalarında, sanki bir kısım personelden intikam alma havası var gibi geliyor bana. Personel durdurulacak, bu kesin ve kimsenin itirazı yok. Ancak kimlerin duracağı konusunda kararı verecek olan sendika olmamalıdır. Bu insanlar işe alınırken ses çıkarmayanlar, bugün hesap sorma hakkına da sahip olmamalı…
İŞE GELMEYENLER DURMALI: BES’in önerilerinde, “işe gelmeyenler” ve “ikinci iş yapanlar, kendi özel işi için çaba harcayanlar”ın ilişkilerinin kesilmesinin istendiği iki madde var. Şimdi sormak lazım, BES yönetiminde de böyle birileri var ise, hiçbir ayırım yapmadan onlardan da hesap soracak mısınız Sayın Bozat?..
GAÜ’NÜN İSYANI: YÖK tarafından onaylanan yeni bölümleri YÖDAK’dan onay alamıyor. Yıllardır atıl durumdaki Şato Lambusa’ya, önceki sahibinin borçları nedeniyle işletme izni verilmiyor. Bunun gibi daha birçok engelle karşılaştığını savunan Girne Amerikan Üniversitesi, önceki gün üniversite ailesi içinde “Artık yeter” demek için bir toplantı yaptı. GAÜ bundan sonraki dönemde tepkisini daha açık dile getirecek. Üniversitelerin yaşadığı sorunlar birilerinin umurunda mı, yoksa onların işi sadece övünmek mi…
KUŞKUM YOK: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Bakanlar Kurulu’nu ziyaret ederek kısa süreliğine Başbakan İrsen Küçük ve bakanların yerine geçen çocuklar, ülkeye yasa dışı yollardan girişlerin engellenmesinden, eski eserlerin tamirine, turist sayısının artırılmasından, işsizliğin giderilmesine, ülkedeki yolların tamirinden, yeni okul ve hastane inşasına kadar birçok konuda görüş bildirip, sıkıntılara çözüm istemişler. Çocukların ülke gündeminde olan ilgi ve duyarlılıklarına bakar mısınız? Mevcut siyasetçilerden çok daha fazla iş yapacaklarına ve çalışacaklarına eminim!..

ZİRVEDEKİLER
Mustafa Kemal Atatürk: Ulu önder çocuklara bakın nasıl sesleniyor: “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz…”

DİPTEKİLER
Sağlık Bakanlığı: Adı var kendi yok bir bakanlık. Hastanelerde doktor yok, ilaç yok, bilgisayar sistemi çökmüş, en büyük hastanesinin ortasından lağım akıyor. O bakanlığın koltuklarında oturanlar, en tepeden en dibe, vicdanınız rahat mı? Şurası kesin, bakanlığın bu kadrolarıyla bir yere varılmayacak. Sürelerini doldurup, çekip gidecekler. Bundan sonra iktidara talip olanlar mevcut düzeni yerle bir edeceklerine dair söz vermeliler, radikal değişikliklerle gelmeliler. Hiç olmazsa genel sağlık sigortasına geçilir, herkes istediği yerde tedavi olur. Başkaları ne yapmış diye araştırılır. En azından Türkiye’ye bakılır. Yeter artık.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı dün kutlandı

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam