09 Aralık 2016

BU FESTİVAL NEDEN FARKLI? 6. YENİBOĞAZİÇİ PULYA FESTİVALİ AÇILDI

Haber İçi Üst

Bu festivalin başladığı ilk gününden içindeyim. Bir bebeğin doğumundan, adım atmasına, yürümesine, koşmasın bir nebze el vermek, emek vermek gibi bir his taşır benim için bu festival. Diyebilirim ki başaramadığım, kişisel olarak benle ilgisi olmadan, köhne yapılardan kaynaklanan nedenlerden dolayı gördüğüm hataları düzeltemediğim zaman içime dert olur. Bu, dahil olduğum her organizasyon için böyledir. Çünkü ben bir yere yürekten bağlı olmazsam o oluşumun içinde yer almam. Sonrasında ise kompleksiz en alttan en üstüne kadar her şeyinde çalışabilirim.


Bu festival farklı, bu yıl daha iyi anlıyorum. En ufak bir olay gerçekleşirken insanların birbirine davranışları, kaprisleri, kompleksleri en mühimi hırsları o olayın önüne geçerse orada yapılanın çok da anlamı kalmaz. Bu yıl çok az sürede nerdeyse herkes kapasitesinin iki üç misli çalıştı. Şartlar her yılkinden daha zordu. Peki ama biz ölmemiştik daha. Eksiği ile gediği ile yapacaktık yine bu organizasyonu. Çünkü bu festival bizimdi.
Farklıyız, komitede gönüllü çalışanların yorgun ama mutlu yüzlerine baktığınızda anlarsınız bunu. Birbirlerine olan dostça bağlarına, bana ne demeden birbirlerine yardıma koşmalarına. Toplantı dışında evlerde sabahlara kadar çalışmalarına, eşlerinin, çocuklarının omuz vermelerine. Farklıyız, çünkü biz bu çalışmaları el ele omuz omuza sevgi içinde yani insan kalarak gerçekleştiriyoruz.
Bu tempoya dayanabilen çok az insan bulunur. Ev olarak, eş olarak da öyle. Eğer arkanızda sağlam dayanaklarınız yoksa kapınızın önünü bile süpüremezsiniz. İçinizde olmayan şeylerle hiçbir yeri süsleyemezsiniz. Bunun için ne bir çiçek, ne bir süs, ne bir konfeti sizin yardımınıza da koşamaz.
Çok yazdım bu festivali. Defalarca yazdım. Belki de son kez görev aldık hepimiz, hiçbir şey sonsuza kadar sürmeyeceğine göre başka yerde, başka şekilde çalışmalar sürer yeter ki insanda toplum içinde gönüllü çalışacak yürek olsun. Dönüp geriye baktığımda müthiş bir iç huzuru var içimde. Onca dost, hayatım boyunca yanımda olacak olan güzel insanlar. Bir yığın an, anı, öğreti. Elbette üzüldüklerim, maskelerini düşürenler… Hepsi heybemde. Güzelliği ve sakladıklarım o kadar çok ki güzellik her şeyi kapatabiliyor.
Biraz uykusuz, biraz yorgun yazabiliyorum bu yazıyı. Biraz da karışık. İnsanları, anları, koşuşturmaları yerine koymaya çalışıyorum. O kadar yoğun geçiyor ki her şey bazen bazı insanlara hakkını veremeden, acele mi davrandım diyerek de üzülüyorum sonra.
Bu komitelerin görünmeyen yüzleri var. Çalışanların eşleri ve çocukları. Ben kendi evimi biliyorum. Eşim bu komitenin gönüllü çalışanı. O bu denli omuz verip inanmasa doğrusu hiçbir şey bu kadar güzel olamazdı benim için. Yıllardır fotoğraf makinesi ile her anı her anıyı fotoğraflayan Veral Çeliker bizim tarihimizi kareliyor. O, görünmeyen bir kahraman. Daha niceleri gibi.
Farklıyız çalışmaların sahne önünde makyajlı, itinalı hallerin dışında neler yaşandığını bilecek kadar çalıştık her platformda. Farklıyız ufacık hesaplarla kim ön plana çıkacak diyerek yemeyiz canımızı. Birbirimizi motive ederiz, bir takım bir aile olduğumuzu unutmayız. Birimizin yorulduğu ve bittiği yerde omuz vermeyi biliriz. Oğullarımın izlediği ve çok sevdiği buz devrindeki gibi. Takım birbirini yolda bırakmaz, üstüne basmaz. Güçlerini ortaya koyar, birbirini korur ve kollar. Güvenir en önemlisi. Sevgiyi bilir çünkü.
Festival açılışında Başbakan Dr. Sibel Siber de aramızdaydı. Unvanı bir kenara bırakıyorum şimdi. Çok şey yazılıp çiziliyor onun için. Bu kadar çok sevilmek ve güven duyulması herkesin harcı değil. Dr. Sibel Siber’in adını duyduğumuzda evde ailece bir aydınlık belirir içimizde. Annem Sibel Hanım Başbakan olmadan çok önceleri anlatırdı bize Larnaka’nın o muhteşem büyülü anılarına ait günlerini. Bekirpaşa Su Kemerleri’nin yanında Paşa Çiftliği’nde yaşarmış Sibel Hanım’ın ailesi. Yani Güney’deki Mormenekşe’nin hemen yanında. Sibel Hanım’ın annesi Aysel Hanım’dan, nenesi Emete Nizam’dan bahsederdi annem. Sonrasında Aysel Hanım’ın Lefkoşa’ya evlendiğinden. Evet annem acı anılarının içinde bir teselli gibi anlatır dururdu bize bu ismi. Babamın kanser illetine yakalandığı o zor günlerde o hastanede hastalarının acılarına onlarla ağlayan bir güzel insandan bahseder hep annem. Bu Dr. Sibel Siber’dir. Babamın öleceğine yakın zamanlardı ve artık umutlar tükenmişti. Annemin desteğe en çok ihtiyacı olduğu zamandı. Pek çok doktor bir duvara bakar gibi tepkiler verirken o annemin üzerine sarılarak ağlayabilen kadın şimdi Başbakan oldu. Akşam festival açılışında karşılaştığımız başbakana bu gözler ve bu duygularla baktım. Ona bu duygularla sarıldım ve anlattım. Gözleri yine doldu… 30 yıl önce anneme sarılarak ağlayan kadın bu kez benim anlattıklarıma gözleri dolarak yanıt veriyordu. O bir insandı. Bunca sevilmesinin en büyük anlamıydı. İçim 12 yaşındaki küçük kız gibi aydınlandı.
Festivalimiz açıldı. Eksiği gediği ile. Bu yıl her zamankinden aceleye geldi her şey. Seçim dönemine denk gelmesi nedeni ile özenle hazırlanamadık. Köhne yapılar, çok az kişinin gönüllü çalışması ve birkaç kahramanla gerçekleşiyor bu festival. Akşam örneğin kortejin kahramanı Selma Tanık’ın hizmetleri ödenmezdi. Belediyenin, başkan Cemal Biren ve çalışanları haricinde Şemsi Oyuncu’nun bu yıl olağanüstü gayretleri de bu gönüllü komitenin en büyük gücüydü.
Her şey biter. Bütün insanlar rolünü tamamlar ve dünyadan göçer. Kimi küçük işler yapar kimi dünyayı değiştirecek işler. Bunlar arasında kalanlardır aslolan. Yapılan her işi insanca yapabilenler iz bırakır yalnız. Bir bayrak yarışı gibi devreder sonra çalışmalarını.


Her zaman her çalışmamızda aktif çalışan bu festivalin baş mimarlarından Dr. Arif Albayrak, liseden hocam Kaymakamımız Sn. Beran Bertuğ, her daim yanımızda olan dostlar milletvekillerimiz Erkut Şahali, Teberrüken Uluçay, Her etkinliğimizde destek veren Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, Bakanımız İsmail Başarır ve ailemizin doktoru çok sevdiğimiz insan Sevinç Başarır, İnönü Belediye Başkanı, muhtarlarımız, meclis üyelerimiz ve nice güzel konuk katıldı açılışımıza.
Güzel insanlar güzel işler yaparlar. Şu anda çevremde öyle güzel insanlar var ki. Gururluyum. İnsanca, sevgi ile yapılan bir festivalin gönüllüleriyiz biz. Paranın pulun değil, insan olmanın gücünü hissederek halkla buluşuyoruz…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil