04 Aralık 2016

Bozulma tek boyutlu değil…

Haber İçi Üst

Partizanlık, adam kayırmacılık, yolsuzluk, usulsüzlük diye şikayet ediyoruz… Peki, bunlara onay verenler o cesareti nereden buluyor? Bizden değil mi?
Eğer bizler tüm bir toplum olarak buna karşı dursak, usulsüz, haksız, adaletsiz uygulamaları elimizin tersiyle itsek, yapabilirler mi?
Başkalarının hakkını yeme pahasına, kıyak istihdama balıklama dalarsak, bir belediyenin işlerini usulsüzce almayı kabul eder, hatta bunu teşvik etmek için uğraşırsak, arsa, tarla icar etmek için oyumuzu satışa çıkarırsak, yasaya göre olmayacak bir işimizi el altından yaptırmak için çalmadık kapı bırakmazsak, olacağı budur. Yani demem o ki, esas temiz olmayan toplumdur. Siyaseti kirleten de toplumun kendisidir.
Adam bir koltuğa hasbelkader oturduktan sonra, oradan kalkmamak için de gereğini yapacaktır. Hele de kapısında “Şu işimi yap, bu kadar oy garanti” diye kuyruk oluşturanlar varsa. Ve üstelik de kendinden öncekilerin kuralları hiçe saydıkları ya da adaletsizlik yaptıkları için yargılanmadıklarını da görüyorsa… Yapmaz mı? Yapar, hele bir de bu işlere teşne bir karakteri varsa.
Bunları bana yine belediyenin yağmalanmasını gösteren listeler düşündürdü… Lefkoşa Belediyesi çürümüşlüğümüzün bir kesitidir. Tüm taraflarıyla…
Adam biliyor ki, belediye başkanı bir lafını iki etmeyecek. Üstelik elinde hem para, hem de oy var. Hemen gidip bir şeylere talip olmayı kendinde hak görüyor. Hatta biraz daha uyanık olanı belediyeden nemalanacak bir şirket işine giriyor ki, son dönemde kurulan şirket furyaları bu açıdan dikkat çekicidir. Bugüne kadar hiç iştigal etmediği konularda şirket kurup, devletten ya da belediyelerden milyonları götürenler ortada.
Onun için diyorum ki, temiz siyaseti sağlayacak olan, temiz toplumdur. Bunun da ilk adımı, usulsüzlüğü, yolsuzluğu yapanı teşhir etmek olmalıdır. Burada görev tümüyle siyasetçinin değil. Tabii temiz siyasetçinin her şeyi göze alarak bu teşhir mekanizmasına katılması mümkün, ama biraz güç. O nedenle görev basına düşüyor.
Bu açıdan Havadis Gazetesi’nin, eş dost ahbap gözetmeden Lefkoşa Türk Belediyesi özelinde yaptığı cesur yayın, önemlidir. Bundan önceki istihdam listeleri de öyle.
Bunları yazıyorum da, acaba diyorum yine de, toplumun çoğunluğu bu düzenin yıkılmasını istiyor mu? Bunu ciddi ciddi düşünüyorum. Şu örneğe bakın; Meclis’te kurulan Ad-Hoc Komite’de, Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın değiştirilmesi görüşülüyor. Aldığımız duyuma göre, bölgeciliğin ortadan kalkmasını sağlayacak olan “KKTC milletvekili” uygulaması da Komite’de tartışılmış. Ancak sonuçta, çoğunluk buna karşı direniş göstermiş. Yani, mevcut kurulu düzenin değişmesini istemeyenler hem iktidarda, hem muhalefette çoğunlukta. 
İşte onun için diyorum ki, bu iş tek boyutlu değil. Alan da memnun, veren de…
                                                      *****
Örgütler Küçük diyor ama…
Geçen gün yine yazmıştım. Kıbrıs Postası internet sitesinin UBP Kurultayı’na yönelik, ilçeler bazında örgüt başkanları ile yaptıkları araştırma sonuçlarını. Dün de tüm ilçelerdeki örgüt başkanları ile yaptıkları anket sonucunu yayınladılar. Üşenmedim ve ilçelere göre örgüt başkanlarının gönlünde yatan aslanları bir bir saydım. İlginç bulduğum için, sizlerle de paylaşmak istedim…
Lefkoşa ilçesindeki 23 örgüt başkanının 16’sı İrsen Küçük’ten, 2’si Ahmet Kaşif’ten yana ve 5’i de isim vermek istememiş. Yani İrsen Küçük % 20, Ahmet Kaşif % 10 ve kararsızlar % 20…
Mağusa ilçesinde ise 25 örgüt başkanının 8’i İrsen Küçük, 6’sı Ahmet Kaşif ve 11’i de isim vermemiş. Bu durumda İrsen Küçük % 32, Ahmet Kaşif % 24 ve kararsızlar ise % 44…
Girne ilçesine bakıldığında, 16 örgüt başkanından 7’si İrsen Küçük derken, 3 kişi Ahmet Kaşif demiş, 6 kişi isim vermek istememiş. Bu durumda Girne bölgesinde İrsen Küçük % 44, Ahmet Kaşif % 19 ve kararsızlar % 37 olarak görülüyor…   
Güzelyurt ilçesinde ise 20 örgüt başkanının 10’u İrsen Küçük derken, 10’u ise isim vermemiş. Yüzdeye vurduğumuzda ise % 50 İrsen Küçük, % 50 ise kararsız oylar var…
İskele ilçesinde 11 örgüt başkanının 3’ü İrsen Küçük derken, geri kalan 8 kişi isim vermek istememiş. Yüzdeliğe vurursak İrsen Küçük % 27, kararsızlar ise % 73 olarak ortaya çıkıyor…
Bu mini ankete bakıldığında ülke genelinde, 95 örgüt başkanından 44’ü İrsen Küçük (%46) , 11’i Ahmet Kaşif (%12)  ve 40 kişi de (%42) kararsız olarak ortaya çıkıyor…
İsim vermek istemeyenlerin tümünün Ahmet Kaşif’e verdiğini düşünürsek, o zaman da 44’e (%46), 51 (%56) gibi bir Kaşif üstünlüğü ortaya çıkar…
Ancak isim vermek istemeyen ve kararsız olduklarını söyleyenlerin yüzde elli dağıtılması halinde ise, Küçük diyenlerin sayısı 64 (%67), Kaşif diyenlerin sayısı ise 31( % 33) olur…
Bilmiyorum bu hesaplamalar kurultay sonucuna nasıl yansıyacak. Unutmamak lazım ki, en doğru tahmin, sandıktan çıkan sonuçtur. Bekleyip göreceğiz…  

YERİN KULAĞI VAR
 

YARIN KURTULUYORUZ:                                                                                                                                   

Tam beş aydır UBP Kurultayı ile yattık, başkan kim olacak diye kalktık. Neyse ki, yarın artık tüm bunlardan kurutuluyoruz. Başkan kim olacaksa olsun ve bu tartışma da bitsin. Bundan sonrası artık kendi meseleleri, kazanan ve kaybeden hesabını artık parti içinde görsün. Çünkü kurultay haberlerini okumaktan topluma gına geldi…

HER TARAF KİRLENMİŞ:                                                                                                                                       

Eroğlu, Kaşif ve Küçük kavgasını anlıyorum da, bazı gazetelerin manşete çektikleri ipe sapa gelmez haberlerin maksadını anlamakta güçlük çekiyorum. Zaten son yıllarda şamar oğlanına dönen toplumun, bu zafiyetini kullanarak birtakım asılsız haberleri manşetlere taşımanın kime ne faydası olabilir ki…

MAŞA:                                                                                                                                                                        

Sayın Kaşif’in destekçilerinin en çok kullandığı konular istihdamlar ve “Türkiye müdahalesi.” Sürekli olarak bunları yazıyor, öne çıkarıyorlar. Senaryolar ortaya koyuyor, delegeyi kendi açılarından bilgilendiriyorlar. Onlara inanıp oy verecek delege de bunu görüyor. Ancak aynı delege, Kaşif’i dinlediğinde kafası bulanıyor. Bu konular Kaşif’e sorulduğunda, “Yorum yok” deyip geçiştiriyor. Bu nasıl iş böyle? Kaşif kestaneleri maşayla tutmayı mı tercih ediyor?..

ESKİLERDEN KİM KALDI:                                                                                                                                                

UBP Genel Başkan adayı Ahmet Kaşif dünkü basın toplantısında, “Biz atı değil, jokeri değiştireceğiz” demiş. Aman dikkat Ahmet Bey, İrsen Bey’in atçılığa olan merakını bilmeyen yok. Yarışta bu bilgi ve birikiminden dolayı size bir sürpriz yapabilir. Bizden uyarması…

ZAMANLAMA İLGİNÇ:                                                                                                                                        

LTB’nin harcamaları konusundaki raporunu bir türlü tamamlayamayan Sayıştay, Belediye Başkanı istifa ettikten sonra, hatta hakkında ilk yargı süreci başladıktan sonra rapor yayınlamaya hazırlanıyormuş. Gecesini gündüzüne katıp şu raporu zamanında çıkartamaz mıydı? Elini tutan mı vardı? Yoksa Cemal Bulutoğluları’nın böyle bir raporla görevden alınmak yerine, istifası mı tercih edildi? Her neyse, en azından rapor seçimden önce çıkarsa, yine de bir faydası olur.  

YAPMAYIN SAYIN ÇERKEZ:                                                                                                                                    

CTP’nin LTB Başkan adayı Kadri Fellahoğlu için söyledikleriniz, diğer adayları oldukça kızdıracağa benzer. Oda başkanı olarak tarafsız olmak yerine, “Kadri Beyin avantajları çoktur. Eminim ki kazanması halinde bu işin üstesinden gelecektir. Başarılı olacağına canı gönülden inanıyoruz” demenizi, inşallah diğer adaylar yanlış anlamazlar. Hemen diğer adaylara da davet yapıp, onların gönlünü almaya bakın… Seçim bu, belli olmaz…
 

KELİN İLACI OLSA:                                                                                                                                               

Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp yaptığı açıklamada, belediyelerin hükümet eliyle kaosa sürüklendiğini, belediyelerin 2013 bütçelerinin hala onaylanmadığını, bu nedenle hükümetin suç işlediğini söyledi. Kayalp ayrıca, Sayıştay’ı göreve çağırarak “hızla” inceleme başlatmasını istedi. İlahi Sayın Kayalp, işiniz Sayıştay’a kaldıysa yandınız ki ne yandınız. Lefkoşa Belediyesi konusunu görmüyor musunuz…. 

ZİRVEDEKİLER
Tüketiciler Derneği: Derneği, inek eti-dana eti tartışmasından vazgeçip, çifte faturalandırılan sokak aydınlatmalarının üstüne gitmeye davet etmiştik. Dün yaptıkları açıklamada, bu konuda olmasa da benzer bir konuda, LTB’nin vermediği hizmetlerin parasını alması konusunda dava açacaklarını açıkladılar. Buna da şükür. Bir Tüketiciler Derneği varsa, yapması gereken budur. Şimdi dava sürecinin lafta kalmamasını dileyip, derneği izleyeceğiz…

DİPTEKİLER
Siyaset Magazine Döndü: Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez, geçen yıl 7 üzerinden 3,58 olan “Rekabet Edebilirlik” puanının bu yıl 0,04 gibi az bir farkla 3,54’e gerilediğini söyledi. Çerkez, siyasetin çözüm değil, kısır çekişmeler, hatta siyasi magazin ürettiğini ve siyaset odaklı bir ekonominin söz konusu olduğunu ileri sürdü…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam