09 Aralık 2016

Borsa rekor kırdı

Haber İçi Üst

Amerika’daki en büyük 500 şirketin hisse senetlerinin ortalama fiyatını yansıtan S&P 500 indeksi en son finansal krizin başlamasından önce 2007 yılının ekim ayında 1565’i görmüştü. Bu yazıyı kaleme aldığım perşembe günü Amerika’daki gayrimenkul kıymetler piyasası günü yeni bir rekorla 1,569’da kapattı. 
* * *
Şimdi diyeceksiniz ki dünya yıkılıyor; Lefkoşa’da ortalık toz duman. Bankalar zorlukla açıldı ve paranın hareketine kaç tane kısıtlama kondu. Kıbrıs Cumhuriyeti ekonomisi belki de çok uzun süre kendine gelemeyecek; uzun bir süre sıkıntı yaşanacak. Daha da önemlisi Kıbrıs’ta finans sektörünü düze çıkarmak için alınan önlemler, özellikle de mevduat sahiplerinin zararın karşılanmasına katkıda bulunmak zorunda bırakılması Avrupa’nın diğer ekonomileri için de örnek teşkil edebileceği için korku yarattı. Euro’ya olan güven sarsıldı; dünyadaki ekonomik dengeler bozuldu. Yaratılan bu ciddi belirsizliğe rağmen nasıl olur da Amerika’daki S&P indeksi rekor kırar?
* * *
Rekor kırar, çünkü perşembe günü açıklanan rakamlar Amerikan ekonomisinin bir önceki çeyrekte tahmin edilenden daha hızlı büyüdüğünü ve Alman ekonomisindeki işsizlik rakamlarının düştüğünü gösterdi. Rekor kırar, çünkü Kıbrıs’ta olanlar ciddiyse de o kadar da önemli değil.
* * *
Birincisi, Kıbrıs’ın ekonomisi son derece küçük. Kıbrıs’ın finans sisteminin çökmesi ve ekonomisinin daralması dünya finans sistemi ve dünya pazarları üzerinde ne arz ne de talep tarafından bakıldığında önemli. İkincisi ise ki bu daha önemli, herkes Kıbrıs’ın özel bir durum olduğunu çok hızlı bir şekilde kavradı.
* * *
Avrupa Birliği ve IMF’nin Kıbrıs’a farklı muamele yapmasının sebebinin verilecek borcun çok büyük olmasından kaynaklanmadığı açığa çıktı. Kıbrıs’a yapılan muamelenin bir tek yakında seçime girecek olan Alman Şansölyesi Merkel’in iç politika hesaplarının bir sonucu olmadığı da anlaşıldı. Özellikle işten anlayan ve işin uzmanı olup konuya sağduyu ile yaklaşanlar, Kıbrıs’ın finans sektörünün ne olduğunu, nasıl çalıştığını, özellikle de son yirmi yıldır Rus ve Sırp mafyalarının paralarını aklama üzerine kurulu olduğunu gördüler. Durumun bu kadar kötü hale gelmesinin son üç yıldır Avrupa Birliği yetkililerinin ısrarlarına rağmen gerekli önlemleri almaktan kaçınan ve Avrupa Birliği’ne üye bir ülkenin seçilmiş politikacıları değilmiş gibi davranan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin politikacılarının sorumsuz ve halk yardakçısı davranışlarının bir sonucu olduğunun da bilincindeler.
* * *
Bir de, herkesin beklentisi Avrupa Birliği yetkililerin her krizi son derece kötü idare edeceği doğrultusunda olduğu için, Kıbrıs’taki krizi de çok kötü idare etmiş olmaları ekstra kaygı verici bir şey olarak algılanmadı. Anlayacağınız, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’taki krizi kötü yönetmiş olması ve değişik muamele yapması diğer zor durumdaki Avrupa ülkelerinde neler olacağı konusunda belirsizlik yaratıyor fikrine ben katılmıyorum. Sanırım piyasanın perşembe günü rekor kırması da bunu destekliyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil