08 Aralık 2016

Borsa İstanbul ve halka arzın önemi…

Haber İçi Üst

Geçtiğimiz haftalarda KKTC önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı.  “Küresel Yeniden Yapılanmada Türkiye ve KKTC’nin Sinerji Odakları” adı altında gerçekleştirilen konferans, adından da anlaşılacağı üzere Türkiye ve KKTC ekonomileri arasında birtakım ekonomik ve ticari açılımların geliştirilerek sinerji yaratılması ve KKTC ekonomisinin sürdürülebilir ekonomik modele geçişini hedeflemektedir.
Daha önceki yazılarımda da belirtmiş olduğum gibi, ülkemizdeki gerek finansal, gerekse finansal olmayan kuruluşların en önemli handikabı, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve kaynak maliyetinin yüksekliğidir. Finansman sıkıntısı, şirketlerin gelişmesi ve kurumsallaşması önünde çok büyük engel oluşturmaktadır.
Halka arzı, halka açılma, kısaca firmaların kaynak ihtiyaçlarını karşılamada başvurduğu ‘’Doğrudan Finansman’’ olarak da tanımlayabiliriz. Doğrudan finansmanın tabii ki farklı uygulamaları da bulunmaktadır. Örneğin Halka arz yöntemleri içerisinde mevcut payların halka arzı yani mevcut hisselerin satışı veya sermaye artırımı (yeni pay ihracı) yöntemiyle sağlanan yöntem olarak sınıflandırabiliriz.
Öncelikle Borsa İstanbul’un statüsünü ve işlevselliği ile ilgili birtakım bilgiler verelim. Borsa İstanbul, Anonim Şirket (A.Ş. ) statüsünde tescil olunmuş ve en önemli misyonunun yatırımcı ve aracı kurumları tek bir çatı altında toplayıp, yatırım ve likidite imkanı sağlayıp ekonomik büyümenin finansmanına destek olmaktır. Şu an itibarıyla Borsa İstanbul’da faaliyet gösteren şirket sayısı 407 civarındadır.
Konferans’ın en can alıcı noktası, KKTC’de faaliyet gösteren limited şirketlerin de Borsa İstanbul’da, faaliyet gösterebilmesine ilişkin yapılan davettir. Öncelikle ülkemizdeki firmaların bu tür yurtdışı faaliyetler içerisine girebilmesi, yasal mevzuatta değişiklikle mümkün olabileceği ve bu tür yapılanmanın sonucunda dışa açılımın mümkün olabileceğini bilmemiz gerekmektedir.
Bu açılımı gerçekleştirebilmek için de öncelikle şirketler yasası, vergi usul yasası ve konu ile bağlantılı birçok yasada değişikliğe gidilmesi gerekmektedir. Düşünün ki halen ticareti düzenleyen ve denetleyen ticaret kanunumuz bile mevcut değildir.
Özellikle finansal raporlamaları, uluslararası raporlama standartlarına getirmemiz de şu aşamada hayati önem taşımaktadır. Uluslararası alanda anlaşılabilen ortak bir finansal raporlama dilimizin olması, yatırımın önünü açacak en önemli kriterlerin başında gelmektedir. Yatırımcı bu tip yatırımlarda öncelikle firmanın şeffaflığını ön planda tutmakta ve yatırımlarını bu yönde yönlendirmektedir. Bunun da en önemli unsuru, finansal raporlamaların şeffaflığından geçmektedir.

Kısaca, bu tür uluslararası piyasalardan doğrudan kaynak sağlamada başarılı olabilmek için öncelikle yasal altyapı ve ilişkili bulunan mevzuatlarda revizyon ve değişikliğe gidilmesi ve ayrıca finansal yapının dışında, firmaların kurumsallaşması yönünde de adım atılması gerekmektedir. Bu nedenle geç kalmış olmamıza rağmen, bu tür yapısal reform ve yapılanmaların ivedi olarak hayata geçirilmesi hayati önem taşımaktadır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil