06 Aralık 2016

Borsa İstanbul (İMKB), Kıbrıs’a geliyor

Haber İçi Üst

 KKTC-TC ilişkisi ekonomik açıdan çok vasat bir ilişki içindedir. Halbuki, bu ilişkiyi KKTC açısından tehditlerini filtreleyerek rasyonel bir şekilde “ekonomik entegrasyon” düzeyinde kurgulayabilsek, KKTC’ye izolasyonlar vs vız gelir, Kuzey ekonomik açıdan cazip hale gelir, potansiyeli açığa çıkabilir…
     KKTC’de şirketlerin, yatırımcıların, girişimcilerin en büyük sorunlarından biri “sermayeye ve finansmana erişimdir”. Bunun için hem enstrümanlar yok, hem de para ve sermaye piyasası yok. Bütün bunlar, yumurta-tavuk misali bir birini negatif etkiliyor.
      Bunlar olmadığı için şirketlerin kurumsallaşması, bilanço kalitesi, profesyonelleşmesi, başka piyasalara erişmesi, yabancı ortaklıklar vs. hiçbiri olamıyor. Kapalı, küçük bir piyasa içinde ve yeteriz mali alt yapı-enstrüman eksikliği içinde kıvranıyoruz.
    Bunlar, girişimciliği vs. de öldürüyor. Bunlar olmadığı için, ortaklık kültürü (2 şirket bir araya gelemiyor), joint-venture, risk sermaye şirketleri, girişim sermayesi, melek yatırımcılık, yatırım fonları, gayrimenkul yatırım ortaklıkları vs gibi kavramlarda gelişemiyor. Bunları sisteme monte edemiyoruz, halbuki, ekonomi-ticaret “kayıtlı evrak-enstrümanla”  büyür, gelişir… vs.
     Ekonomiye her zaman hedef koymak lazım. İş adamı, girişimci hedefe odaklı çalışır. Yıllardır, Kıbrıslı şirketlerin İMKB’ye ulaşması gerektiğini söyleyenlerdenim. Bu yolu açmak, zemini yaratmak lazım. Bu çok zor değil, “mali, idari, mevzuat” açısından kurallar ortaya konduktan sonra dinamikler çalışır.
     Çok şükür, Besim Tibuk’un sponsorluğunda BORSA İSTANBUL (İMKB’nin yeni adı) 11-12 Nisan’da tam kadro adaya geliyor. En azından farkındalık yaratması bakımından çok önemli, belki devamında bu erişimi sağlayacak düzenlemeleri ve teşvikleri de ortaya koyabiliriz.
      Bizim ayrı bir borsa vs yaratmamıza gerek yok, bizim direkt bölgemizin en büyük piyasası olan Borsa İstanbul’a erişmemiz lazım. Borsa İstanbul’un, KOBİ’ler için yaratılan Gelişen İşletmeler Piyasası’na kote şartlarının bizim için regüle edilmesi lazım.
     Hatta, bizim şirketlerimize de Türkiye’deki KOBİ’lere sağlanan “Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programına” benzer yardım ve teşviklerin sunulması gerekir. Bu programda, halka açılacak-kote olacak şirketlere, piyasa danışmanlık hizmeti, bağımsız denetim hizmeti, tüm SPK-İMKB kayıt ücretleri, aracı kuruma komisyon vs konularında yardım yapılıyor. Bize de benzer bir program uygulanmalı.
      Bu destek-yardım programının yanında, Kıbrıslı kote olacak şirketlere muhasebe, bilanço, yönetim, vergi, çifte vergilendirme, şirketler yasası… Vs. gibi düzenleyici-denetleyici kriterleri oluşturmak gerek. Biz bunları koyalım, bakın nasıl piyasa harekete geçecek ama “ enstrümanı, kayıtlı regülasyonları, zemini, teması, vs.” olmayan bir piyasa harekete geçemez.
      Borsa İstanbul, Londra ve Frankfurt’tan sonra  3. büyük piyasa olacak ve bu bölgede çekim-vakum yapacak. Artık İstanbul’a ulaşan dünyaya entegre olmuş olur. Buna göre adım atma zamanı ve Kuzey’i bu piyasayla entegre etmeliyiz. İstanbul’da olan görünür ve bilinir olur. Kuzey’in de buna ihtiyacı var.
     Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın mutlaka nisanda yapılacak bu toplantıya taraf olması ve iki devlet arasında bu çalışmaların yapılması için inisiyatif alması gerekir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam