06 Aralık 2016

Biz Türkiye’den önce yapmadık mı?

Haber İçi Üst

 

Dünyanın terk ettiği, Türkiye’nin kurtulmaya çalıştığı çoktan seçmeli test mantığı ile yapılan Kolej Giriş Sınavı’nın (KGS) ikincisi dün yapıldı. Bugün kolej sınavını yazmaya niyetim yok. Artık söylemekten, yazmaktan usandık. Ancak bazı gerçekleri ortaya koymak gerekir. Türkiye’de bugünlerde SBS üzerinden yapılan tartışmalara baktığımız zaman, KKTC’de 2009 öncesi uygulanan sisteme benzer bir gidişatın olduğunu görüyoruz. Türkiye’de önce 6 ve 7’nci sınıflarda yapılan Seviye Belirleme Sınavı(SBS) kaldırıldı. SBS’nin sadece 8’inci sınıflarda yapılmasına karar verildi. Sadece 8’inci sınıflarda yapılacak olan sınavda sorulacak sorular da açık uçlu olacağı söyleniyor. Yani çoktan seçmeli bir sınav olmayacak. Çocuklar 8’inci sınıftan sonra yönlendirilecek ve açık uçlu soruları içeren SBS ile çocuğun gideceği lise belirlenecek. Türkiye’deki bu uygulamaya baktığımız zaman bizde 2009 öncesi 8’inci sınıflarda açık uçlu sorularla yapılan “Yönlendirme Sınavı”nı anımsatıyor. Tabii bizde “yönlendirme” şimdilerde oldu “yerleştirme” ve çoktan seçmeli bir sıralama sınavına dönüştü. Biz ne yazık ki dünyanın tersine gitmeye devam etmeye kararlıyız.
Bakınız Türkiye’de yaşanacak olan değişikliği Türkiye Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı nasıl açıklıyor: “SBS’nin test tekniğinde olması hem de sınavda kullanılan soruların dayandığı havuz; çocukların ortaokul boyunca aldığı eğitimi yok sayan, yeteri kadar değerlendirmeyen, daha çok son sınıfta dershanelerde edinilen test becerisine dayalı, o becerileri edinmiş çocukların daha başarılı olduğu bir sınav. Dolayısıyla ortaokulda verdiğimiz eğitimin, öğrenciler ve veliler tarafından da çok fazla ciddiye alınmamasına yol açan sınav uygulamasıdır. O yüzden ben göreve başlamadan önce MEB’de başlatılan çalışmaların devamı olarak süren çalışmalarla, hem bu adaleti sağlamak hem de çocukların dört yıl boyunca ortaokulda alacakları eğitimi bir kenara itmeyen, o eğitimi değerlendiren, o eğitimdeki performans ve başarıyı da değerlendiren, hatta çocukların ders dışındaki etkinliklerini de hesaba katan, böylece onları ilgi, yetenek ve becerilerine göre uygun okullara yönlendirmemizi sağlayan düzenleme yapabilir miyiz, bunun üzerinde çalışıyoruz.”

Sayın Avcı’nın SBS ile ilgili söylediklerinde haksız mı? Yıllardır benzerlerini biz bu satırlarda yazmıyor muyuz? Avcı’nın söylediklerini dönün bir daha okuyun. Hepsinin de doğru olduğunu göreceksiniz. Altına imzamı atarım. Ne diyor Avcı? “Bu sınav okul süresince alınan eğitimi yok sayıyor ve yeteri kadar çocuğu değerlendirmiyor”. Hele hele bizde 5’inci sınıfta yapılan Kolej Sınavı çocuğun hiçbir şeyini ölçmüyor. Ama biz 3 bin kişilik çağ nüfusu içerisinde 3 yüz kişiyi kolejlere alarak başarılı ilan ediyoruz. Geri kalanını da başarısız.
Türkiye’deki SBS, bakan Avcı’ya göre; “daha çok dershanelerde edinilen test becerisine dayalı, o becerileri edinmiş çocukların daha başarılı olduğu bir sınav.” Bizdeki KGS’nin durumu da ayni değil mi? Bizde de test çözme becerisi kazanan çocuklar daha başarılı olmuyor mu? KGS hangi oranda çocuğun bilgisini, becerisini ölçüyor? Çocukların becerilerini çoktan seçmeli sorularla ölçen kaç ülke var yeryüzünde?
Gerçekten de yazmaktan da söylemekten de usandım artık. Aynı şeyleri defalarca yazmaktan gına geldi. Eminim okuyucular da usandı okumaktan. Ama bir tek anlamayan bizde eğitimi yönetenler. Neyse ki! Birçok uygulamayı Türkiye’den kopya etmeye alıştık ya, belki bu konuda da Sayın Avcı’nın söyledikleri dikkate alınır.
Şimdi bu yazdıklarımdan sonra bir grup insan yine beni Kolej düşmanı ilan edecek. Halbuki ben aksine Kolej Programı’nı en çok savunan ve destekleyenlerdenim. Tam da ihtiyaç olunan bir dönemdeyiz ve kolej programı yaygınlaştırılması gerekir. Benim karşı olduğum ve Türkiye Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da dile getirdiği, çocuğun hiçbir performansını ölçmeyen çoktan seçmeli sınav sistemidir.
Kıbrıs Avrupa Birliği’ne girmişken ve KC pasaportları cepteyken, Kıbrıslı Türk öğrenciler GCE ve A Level ile Avrupa’nın her yerine üniversite eğitimine devam etme şansları artmışken, Türkiye’deki üniversiteler GCE ve A Level ile Kıbrıslı Türk öğrencilere kapılarını açmışken “Kolej Programı”nı yaygınlaştırmaktan başka şansımız yok ki!
Öyle sadece 300-350 kişiye ayrıcalık yapmakla bu iş olmaz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam