10 Aralık 2016

BİTMEK BİLMEZ İHTİRAS

Haber İçi Üst

Dün sabah Demokrat Parti-Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş aradı.

“Ben, hükümet kurmak isteyen bize gelsin şeklinde bir açıklama yapmadım. Kibirli de değilim. Hükümetin yarısını isteriz diye bir açıklamam da yoktur” dedi.
Seçim gecesi yaptığı açıklamayı hatırlattım.
O açıklamanın gayet kibar ve dengeli olduğunu söyledi.
DP Genel Sekreteri’nin 5 bakanlık talebini anımsattım.
“Kendi kişisel görüşü olabilir” dedi ve ekledi: “Bu konuda açıklama yapma yetkisi bendedir.”
Öğle saatlerinde Demokrat Parti’den resmi bir açıklama yapıldı ve benzeri ifadelerle “Genel başkanımız yetkilidir” denildi.
İnternet sitelerinde genel sekreter Şonya’nın “Ben rakam telaffuz etmedim” şeklinde bir açıklamasını okudum.
Neyse konuyu ileriye götürüp, polemik yapacak değilim.
Sonuçta söylenenleri doğru kabul etmek gerekir.
Konuşmamızda, Serdar Denktaş’ın söylediği kesin bir doğru vardı; “Şimdi sessiz olma ve halkın bize verdiği sorumluğa uygun davranma zamandır.”
Bu konuda hemfikiriz.
Serdar Denktaş ayrıca “Demokrat Parti dışarıdan yönlendirmelerle idare edilecek bir parti değildir” diyor.
Bu da iyi bir şeydir.
Çünkü UBP’nin başına ne geldiyse “dışarıdan yönlendirme” heveslilerinin bitmek bilmez ihtirasları yüzünden geldi.
Ben böylesi bir tehlikeyi bugünlerde DP için görüyorum.
Uyarmak elbette gazetecilik görevimdir.

      ***

Demokrat Parti ile ilgili ortaya koyduğum itirazlar bazılarında “bu CTP-UBP koalisyonu ister intibaı yarattı galiba.
Estağfurullah, kimseye hükümet modeli dikte edecek halim yoktur.
Zaten olsa bile UBP’nin benden etkilenecek durumu da yoktur.
Niye?
Baksanıza daha ikinci günden birbirlerinin gözünü oymaya başladılar bile.
İrsen Küçük gidici ya peş peşe başkan adayları ortaya çıkmaya başladı.
Kurultay kavgaları yüzünden perişan olan ve sandıkta ağır bir yenilgiye uğrayan koskoca UBP’de ders çıkaran yok.
Yeni bir kurultaya hazırlanıyorlar.
Üstelik çok adaylı ve bol kavgalı.
Böylesi bir UBP’nin koalisyon hükümetine ortak olacak hali mi var Allah aşkına.
Bunlar daha uzun aylar birbirleriyle didişip dururlar ve uzun yıllar muhalefete mahkum olurlar.
Bunu istedikleri açıktır.

      ***

Etrafta garip bir yanılgı var.
Yanılgının garipliği çoğunluğun bilgisizce konuşup durmasındandır.
KKTC maliyesi kendi gelirleriyle kamu çalışanlarının ancak yüzde 60 maaşını ödeyebilir.
Diyelim ki “tamam biz yüzde 60’a razıyız” denildi. Büyük çoğunluk da bunu onayladı.
Peki gerisi ne olacak?
Köylerdeki paslanan su borularının değiştirilmesinden, okullara yapılacak ek derslikle kadar bu memlekette harcanan her kuruşu da Türkiye veriyor.
Yani mesele sadece maaşları reddetmekle kalmıyor.
Her türlü bakım-onarım ve yatırımın da durmasını göze almak gerekiyor.
Tartışmamız gereken de budur.
Kimiz çevreler bunu derhal yapmamızı istiyor kimi çevreler zamana yaymamızı.
Bakalım bu tartışma nereye varacak.
Hep birlikte göreceğiz…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil