03 Aralık 2016

Bayram sevinci ve rekabet

Haber İçi Üst

Ne ilginçtir ki, insandaki mutsuzluğun kaynağı yine kendisidir. Bu yüzden de insanlığın mutluluğa ulaşması için öncelikle kendi nefsine ve hemcinsine karşı bir mücadele vermesi gerekir. Bu itibarla da oruç ve Ramazan Bayramı hayat felsefesini sembolik bir özetidir. Bayram sevinci ise insanın bir ay boyunca kendi nefsine karşı sürdürdüğü mücadelenin sonucunda ulaştığı sevinci ifade eder.
İnsanların mücadelesiz bir mutluluğa erişmesi bu yaşamın içerisinde mümkün gözükmemektedir. Çünkü hayatın her alanı tam bir rekabet mantığı içerisinde devam etmektedir. Spor, müzik, eğitim alanında sürdürülen rekabetler bunun en basit örnekleridir. Milli ve uluslararası rekabetler ise yaşamdaki rekabetin zirvesini temsil etmektedir. Bu rekabet kültürü akıl ve ruhumuzu o kadar fazla etkisi altına aldı ki, bunlarsız bir yaşam düşünmek imkansız hale gelmiştir. Bu itibarla da mutlu olmak için başarılı olmak, başarılı olmak için de rekabetten başarı ile çıkmak gerekir. Tabii ki bu rekabet zorunluluğu bazı mutluluklar ile birlikte mutsuzlukları da beraberinde getirmektedir.
Oruç ibadeti, hayat mücadelesinin felsefesini içinde barındıran bir ibadettir. Çünkü bu ibadet insanın içgüdülerine karşı bir mücadele ile başlar ve bu mücadele bir ay boyunca devam eder. Mücadelenin sonunda da, başarıya ulaşmanın bir ifadesi olarak da bayram yapılır. Bugün yaşamakta olduğumuz Ramazan bayramının esas ruhu budur.
Kimisi bu bayramı az emekle, kimisi de çok zahmetle geçirdi ama sonuçta herkes bu bayramın coşkusunu hissetmektedir. Tabii ki bayramın sevincini yaşarken, insanın insan karşı olan rekabeti aynı zamanda devam etmektedir. Bugün bizim için bayram olsa da, dünyanın birçok yerinde insanların birbirlerine karşı işledikleri suçlar sebebiyle, büyük bir çoğunluk açı çekmekte ve gözyaşı dökmektedir. Bizler dini inançların bize kazandırdığı bu manevi bayram iklimini yaşarken, birçok insan ise din ya da mezhep istismarları sebebiyle yaşanan çatışmaların acısını çekmektedir.
İnançlarımız bize yol gösterirken, bazen de bazı kötü niyetli ya da cahil insanlar tarafından mutluluğumuzun önüne konan engellere dönüştürülmektedir. Bu olumsuzluklardan korunabilmek için bayramlarımızı, insanlığın ortak mutluluğunu tesis etmenin bir aracına dönüştürebilmemiz lazım. Ne yazık ki, çağımızda toplumlar ya da sınıf ve gruplar arası mücadeleler, bunun önündeki en önemli engeldir ve din de bu mücadelenin bir aracı haline getirilerek, ötekinin yaşam ve mutluluk hakkının engellenmesinin meşrulaştırıcı aracı haline dönüştürülmektedir.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen dini bayramlarımız hala daha ortak mutlulukların yaşandığı en önemli zaman dilimlerindendir. Eğer bayramlarımız olmamış olsaydı, insani değerlerimiz daha da hızlı bir tükenme sürecine girmiş olacaktı. İyi ki bayramlar var ve bu vesile ile ailemiz, arkadaşlarımız ve diğer insanlar ile manevi bir atmosfer içerisinde ilişkilerimizi devam ettirebiliyoruz. Bu vesile ile herkesin bayramını tebrik ediyor, savaş, gözyaşı ve acının yerini bu bayram sevincinin almasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam