05 Aralık 2016

Başpiskopos’un paraları da yanar

Haber İçi Üst

Cennet, cehennem vaatleri ve tehditleriyle Rum halkına akıl verip para toplayan kilise de, Rum ekonomisinin içine düştüğü ekonomik yıkımdan derinden etkilenmeye başladı.
Rum tarafındaki birçok turistik tesis, alkol fabrikaları kiliseye aittir.
Kilise, din işleri dışındaki, para getirici her alana para yatıran dev bir kapitalist işletme haline dönüştü.
Sovyetler Birliği’nin parçalanmasından sonra, Rusya’dan kaçan kara paranın, Kıbrıs’a gelişiyle, kilise de bu paradan nemalandı, hem Rusya’nın, hem de Kıbrıs Rumlarının ORTODOKS olmaları nedeniyle, Rumlara karşı sempatileri olan Rusların, Kıbrıs’a SICAK PARA taşımaları kolay oldu.
Sıcak para, kara para beraberinde birçok tehlike de taşır.
Bir ülkeye sıcak paranın gelişiyle, bankalara yüksek faizle yatırılan bu para, daha sonra piyasalara satılırken, 2-3 puan faiz artışı konarak satılmak zorundadır.
SICAK PARA, bir müddet sonra, ülke içerisindeki tüm hizmet sektörlerinde maliyeti arttırıcı bir etki yaratır. Üretim alanları yerine, spekülatif alanlara doğru yatırım yapılmaya başlar.
Tüm ülkeler, sıcak paranın ve kara paranın kısa vadedeki cazibesi yerine, uzun vadedeki yıkım etkisini dikkate almaya çalışırlar.
AB ülkelerinin ve özellikle Almanya’nın, Yunanistan ve Kıbrıs üzerine yürümesindeki en önemli dinamik, Rus kara parası ve sıcak parasını kontrol altında tutmak isteğiydi.
Özellikle Hellenik Bank ve Kıbrıs Bankası’nın, aşırı sıcak para ile dolması, ancak bu paraları gelir getirici alanlara yatıramaması, Kıbrıs ekonomisini dibe çeken bir etki yarattı.
Anastasiadis hükümetinin ilk iş olarak TROYKA ile anlaşmaya çalışması ve 100 bin Euro üzerindeki banka mevduatlarını TIRAŞLAMASI, SICAK PARA’nın, ters yönde ülkeden kaçışını tetikleyecektir.
Paranın Kıbrıs dışına çıkmak istemesi, ülke içerisindeki işsizliği alabildiğine arttıracak, bu da Rum toplumu içerisindeki huzursuzluğu tetikleyecektir.
Ekonomik paket açıklanır açıklanmaz, Başpiskopos Hrisostomos, Kıbrıs Bankası’ndaki 100 milyon Euro civarındaki parayı kaybetme noktasına geldi.
Kilise, bu para tıraşlama olayında esas sorumlu olarak Maliye Bakanı Sarris ile Rum Merkez Bankası Başkanı’nı gördü.
Hrisostomos, her iki yetkilinin BAŞININ KESİLMESİ’ni talep etti.
Sarris, kilisenin isteğine kurban edilerek, Maliye Bakanlığı görevinden istifa etti.
Popülizm, insanların görevlerinden alınması, ne Rum ekonomisini ne de kiliseyi kurtarır.
Rum ekonomisi, önümüzdeki 5 yıl içerisinde, daha da derinleşecek bunalımla yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaktır.
Önümüzdeki günlerde, devlet memurlarının maaşlarından kesintiler yapılacaktır.13. maaşlar kaldırılacaktır. Emeklilik yaşı yükseltilecektir. Tüm bunlar Rum toplumunu PATLAMA NOKTASI’na getirecektir.
Rum toplumu, bu yeni süreçte, KİLİSE’ye değil, çözüme odaklanmayı becerebilecekler mi? Bunu yaşayarak öğreneceğiz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam