11 Aralık 2016

Basın, çocukların beyinlerine korku tohumları ekiyor

Haber İçi Üst

Okullar açılıyor, öğrenciler yeni bilgiler için yollarda. Var olan davranışları vefakar öğretmenler tarafından değiştirilecek. Eğitimin formal yanı olan okullarda, öğretmenler toplumun onayladığı davranışları öğrencilere kazandırmak için insanüstü uğraş verecekler. Genelde okullarda toplum tarafından istenilen davranışlar, öğrenciler okula gelirken var olan davranışları öğretmenler tarafından değiştirilerek beyinlerine yazılacak. Örneğin okuyamayan öğrenciye okuma, yazamayana yazma, biraz okumayı bilene daha akıcı okuma davranışı kazandırılacak.

Okullarda istenilmeyen davranışlar öğrencilere kazandırılmaz; istisnalar dışarıda tutulmak kaydıyla. Hiç bir öğretmen şiddet, küfür, sigara içme, alkol kullanma gibi istenilmeyen davranışları öğrencilere kazandırmaz. Bu nedenle okulda genelde kazandırılacak davranışlar açısından endişe duyulmaz. Ancak başka eğitim araçlarından endişe duyulmakta.
Öğrenci davranışlarının değiştirildiği yer sadece okullar, sınıflar değil. Daha geniş yaşam çevreleri de davranış değiştirmede etkilidir. Son zamanlarda çevreye dahil olan “basın” bu açıdan problemli.
Tatil döneminde halk arasında olma fırsatı yakalanır, bizler de bu açıdan pek çok gözlem yapma şansı yakaladık.

Bir anekdot aktarayım. Beş yaşındaki çocuk gazetenin ilk sayfasında, öldürülen küçük Mustafa’nın babası ile ilgili haberin fotoğrafına takıldı. Annesine bu adamın yüzü niye yerde? Ne oldu? diye sorar. Annesinin yanıtı “Adam hızlı araba kullandı ve suç işledi” oldu. Ben nasıl bir tepki verirdim diye düşündüm. Benzer bir kandırmaca yanıt mı verirdim bilemem ama yanıt gerçekten zor olurdu.

İkinci sayfada ise uyuşturucu olayıyla ilgili fotoğrafa takıldı, yine beş yaşındaki çocuk. Anne yine kandırmaca bir yanıt verdi. Bir diğer fotoğraf cenazeden; yarım sayfalık. Çocuk soruyor “İnsanlar ellerinde ne taşıyor?” Taşıdıklarıysa tabut. Acaba siz olsanız nasıl yanıt verirdiniz? Çocuk okuma bilmiyordu ya okuma bilseydi olay nasıl gelişirdi acaba? Daha vahim sonuçları olacağı kesin.
Öldürülen bir çocuğun hikayesini okuyan diğer çocukların yaşayacağı psikolojik travmayı tahmin etmek zor değil. Küçük beyinlere ekilecek korku tohumları. Ölümün karanlık yüzüyle vakitsiz karşılaşmak. Yaşanacak endişeler, korkular. Ve belki de psikolojik rahatsızlıklara kadar varacak problemli çocuklar. Yetişkinler bile son zamanlardaki suçlar nedeniyle paranoyaklık derecesine gelmiş.

Basın bu konuda biraz daha dikkatli olmalı. Haberin ne olduğu? Hangi haberlerin nasıl verilmesi gerektiği? Hangi haberler ön sayfalarda, hangi haberler arka sayfalarda verilmeli? Ve gerçekten hangi haber daha önemli? Bu sorular yeniden tartışılmalı ve gazete sayfaları ona göre şekillenmeli. Sadece tiraj kaygısı gazetelerin amacı olmamalı.

KKTC gazeteleri bu tür suçları neden ön sayfalarda manşet yapıyor? Çok mu önemli. Belki olay önemli ama çocukların da gözünün önüne koymak ne kadar doğru. Pek çok ülkede gazeteleri görme şansı yakaladık ama hiç birinde bu tür haberleri görmedik; belki rast gelmedi. Milyonların yaşadığı ülkelerde bunlara benzer olayların olmaması mümkün değil. Ancak ilk sayfalarda manşetten, neredeyse yarım sayfa, dörtte bir sayfayı kapladığını hiç görmedik.

Basın, öğrencilerin öğrenme araçlarından birisi olduğunu bilmeli. Bunu bilip, çocuklar için nasıl bir öğrenme aracı hazırladık, sorusunu sürekli sorarak, üstüne düşen sorumluluk görevini yerine getirmeli. Ayrıca eski gazetelerin öğretim sürecinde sınıflarda kullanılıyor olması veya olma ihtimali de dikkate alınmalı.
Yeni öğretim yılında tüm çocuklarımıza ve öğretmenlerimize başarılar dileriz. Görüşmek üzere, saygılar sunarım.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil