10 Aralık 2016

BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI FARKLI MI?

Haber İçi Üst

Başbakan İrsen Küçük’ün kalabalık bir heyetle Amerika’ya gitmesi eleştirildi.

Eleştirilere bakıyorum 2 tür eleştiri merkezi görüyorum.
Birincisi muhalif kesimden.
Muhalif kesim “bu kadar masrafa ne gerek vardı” yaklaşımında.
Örneğin KTÖS 500 bin dolar olarak belirlediği gezi maliyetini “bu parayı okullara bağışlasaydınız da Lefkoşa’da yürüseydiniz” diyor.
Amerika ekibinde yer alan bazı isimler göz ününe alındığında “bunlar orada ne iş yapacak” demek mümkündür.
Dolayısı ile daha az bir ekiple ve daha az bir masrafla da Amerika’ya gidilebilirdi.
Zaten bir kişi hariç kimse “Başbakan neden Amerika’ya gitti” demiyor.
Tabii yarın masrafların Türkiye tarafından karşılandığı açıklanırsa bu eleştiriler de kadük olabilir.
İkinci kesim başbakanın Amerika’ya gitmesine itiraz eden ve onun çevresindekilerdir.
Yani onun tetikçiliğini ya da propagandasını yapanlar.
Bunlar da heyetin kalabalık oluşunu ön plana çıkarıp Amerika temaslarının değerini düşürmeye, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Hayatları boyunca hep bunu yaptılar.
Siyasette başka da bildikleri yoktur.
Başbakan’ın Amerika’ya gitmesinden rahatsız olan Cumhurbaşkanı Eroğlu’ndan başkası değildir.
Aslında onun orada olması gerekiyordu.
Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Kasulides daha geçen hafta New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ile Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Kerry ile görüştü.
Konu tabii ki Kıbrıs sorunuydu.
Akabinde görüşmeleri yürüten kişi olarak Cumhurbaşkanı’nın benzer temaslar yapması gerekmez miydi?
      ***

Başbakan İrsen Küçük Amerika’ya gitmeden önce yaptığı açıklamada “Hükümet olarak Kıbrıs sorununda inisiyatif alacağız” dedi.
İrsen Küçük’e yakın köşe yazarları “Başbakan görüşmeci olmalıdır” şeklinde kampanya düzenlemeye çalışıyorlar.
Gerekçe olarak da Rum lider Anastasiades’in kendi yerine görüşmeci atayacağını öne sürüyorlar.
Rahmetli Denktaş’ın Cumhurbaşkanı, Talat’ın Başbakan olduğu dönemde, Başbakan olarak Talat da birçok görüşme yapmış, dönemin BM Genel Sekreteri tarafından makamında ziyaret edilmiş, ABD Dışişleri Bakanı ile görüşmüştü.
Tüm bunlar niye olmuştu?
Çünkü Kıbrıs Türkü’nün iradesinin hükümet tarafından temsil edildiği belirtiliyordu.
Denktaş ile Talat arasında ciddi görüş ayrılıkları vardı.
Peki şimdi Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında görüş ayrılıkları var mı?
Bilmiyoruz.
Kamuoyuna açıklanmış bir durum yoktur.
Fakat Eroğlu’nun pasif pozisyonu Başbakan’ın da inisiyatif üstlenmeye çalışması farklı şeyler söylüyor.
Bir de Türkiye’nin tutumu.
Önümüzdeki döneme damgasını vuracak olan bu olacak galiba…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil