11 Aralık 2016

Başbakan ne diyor?

Haber İçi Üst

BES’in, hükümetin önerilerini reddetmesi üzerine, Başbakan’ın ifadeleri de sertleşti…
Aslına bakarsanız, hepimizin olaya bakış açımız sertleşti. Artık bu rezilliği ne yaşayacak, ne düşünüp yazacak halimiz kalmadı. Her gün aynı şeyleri yazmaktan biz usandık, sorumluları usanmadı.
Her ne kadar adil olduğunu düşünmesek de, 194 kişinin devlete alınmasını, sosyal sigorta, ihtiyat sandığı yatırımlarının yapılandırılmasını ve maaşlarının yatması işini üstlendiğini açıklamıştı hükümet. BES’in talepleri de bunlardı zaten…
Ama BES şimdi buna, Cemal başkanın istifasını da ekliyor ve önerileri reddederek, eyleme devam diyor.
Haklıdırlar, kimsenin onları bu duruma düşürmeye hakkı yoktu…
Ama bizler, halk olarak ne diyelim? Bizi bu hale düşürmeye kimin hakkı var? Bizler ki, fatura ödemelerimizle çalışsalar da çalışmasalar da belediye çalışanlarının maaşlarını ödüyoruz. Dönüyoruz, almadığımız hizmetlerin parasını da ödüyoruz. BES’in hakkı kadar, bizim de hizmet alma hakkımız yok mu? Bu iş neredeyse bir yıldır kah iş yavaşlatma, kah grev, kah yasa dışı grev diyerek sürüp gidiyor. Olaya bir de bu açıdan bakmaları yararlarına olacak. Çünkü halk desteğini kaybetmiş bir sendikanın, hak elde etmesi mümkün değildir. Nitekim BES şimdi tam da bu noktadadır…
Dediğim gibi, hükümet bu son çıkış yolunu garanti görmüştü. Ama olmadı.
Başbakan dün bir yazılı açıklama yaptı ve şunları söyledi; “Hükümeti devralışımızın bir ay sonrasında kapanma noktasına ulaşan KTHY’nin sonunu getirenlerin, seyredenlerin, besleyenlerin ya da bilinçli olarak körükleyenlerin  LTB’de de aynı tavrı sergilemeye çalışmaktan hicap duymamaları şaşırtıcıdır”.
Siz bundan ne anladınız? Belediye olayını KTHY ile birlikte, aynı neden-sonuç ilişkisi içinde yorumluyor Başbakan. “KTHY’nin sonunu getirenler” diyor, “Bugün belediyedeki olayı da seyrediyor, besliyor, körüklüyor” diye devam ediyor.
Sendika mı? Hayır değil. KTHY’nin sendikasıyla, BES’in alakası yok. Muhalefet mi? Bence o da değil. Çünkü muhalefet, eh biraz körüklese de “seyretmiyor”…
Geriye bir tek bugünün Cumhurbaşkanı, “KTHY’nin sonunu getiren” dönemin Başbakanı Eroğlu geliyor. Yani Başbakan, Cumhurbaşkanını işaret ediyor.  Ha bu arada, hükümeti de en az sorumlu taraf olarak niteliyor. Ama bir yandan da elini bir türlü masaya vurup, 8 aydır bu sorunu neden çözmediğine açıklık getirmiyor…
Sonuç olarak ortada herkesin birbirini suçladığı bir durum var. Hiç kimse ne koltuğundan, ne inadından vazgeçiyor. Kimse uzlaşma için fedakarlık yapmıyor. Körüklemeler de cabası.
Gün gelecek, o sandık nasıl olsa kurulacak. Sorunu çözme kabiliyeti olup da çözmeyenler, suçu bizzat işleyenler, onlara arka arka çıkanlar, el altından kaosu körükleyenler, hepsi ama hepsi o gün bu yaptıklarının hesabını ödeyecekler. Çünkü bizler oy kullanırken, birden burnumuza bu çöp kokusu gelecek ve bize yaşatılan eziyetin bedelini ödeteceğiz.
BES’E artık bu noktadan sonra tavsiyem, dolduruşa gelmemesi olacaktır…

OKUR UYARIYOR
Allah bildiği gibi yapsın..!
Göstermelik sınavlara, hak etmeden işe alınanlara, çeşmesinden su değil, kanalizasyon akmasına, çöpleri toplanmadığı için yasemin kokusu yerine, çöp kokusuna mahkum edilen vatandaşlar… Biliyorum ki size ne söylesem fayda etmeyecek… Onun için sizi ALLAH’A HAVALE EDİYORUM…                                   Aslında bana zulüm edenlere ana-avrat küfretmek istiyorum.
Ama zalimlerin analarının da, avratlarının da bu zulümde payı var mı, yok mu, bilemiyorum ki..!
O zaman şöyle diyebilirim:
Yapması gereken işini doğru yapmayanı,
Vatandaşı mağdur edip umursamayanı,
Hak etmediği şekilde itibar göreni 
ALLAH BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN… (Vatandaş)

YERİN KULAĞI VAR
BES NEREYE KOŞUYOR: Aylardır yaptıkları grevlerde vatandaşın da desteğini alan BES, sorunları çözmek yerine krize oynayarak olayı siyasallaştırmaya çalışıyor sanki. Toplanmayan çöplere, yayılan hastalıklara rağmen vatandaşın size verdiği desteği fazla zorlamasanız sayın başkan. Haklı iken haksız duruma düşebilirsiniz…
950 ÇALIŞAN NEREDE: Görüyoruz, belediye eylemlerine katılan çalışan sayısı 200-300 kişiyi geçmiyor. Peki bin küsur çalışanın geriye kalanı ne yapıyor veya nerededirler. Yaklaşık 8 aydır küçük bir azınlık eylem yaparken, geriye kalanlar havadan maaş almaya ve “tatil” yapmaya devam ediyor.
KİM KAZANIRSA KAZANSIN: Mahkemelik olan UBP Kurultayı’nda günün sonunda kimin kazanacağı vatandaşın pek de umurunda değil. Bakın nasıl yorumluyor vatandaş bu kavgayı, “boşuna tartışıyoruz kim kazanırsa kazansın. Vergi adaleti olmayan, kaçakçılığın trilyonları aştığı, katrilyonlara dayandığı bir ülkede biz vatandaşlar, her zaman cehennemi yaşamaya mahkumuz…”.
CUMHURBAŞKANI UBP’NİN İÇİNDE: Mahkeme sonucu beklenirken, Kaşif’in kendisi değil belki ama, baş destekçisi Cumhurbaşkanı köy köy gezip, özellikle ilk turda Küçük’e oy verdiğini bildiği delegelerin, ikinci turda Kaşif’e oy vermesini sağlamaya çalışıyor. Gittiği yerlerde, “İşte gördünüz, buradayız, nasılsa kazanacağız, oyunuzu değiştirin” şeklinde ifadeler kullandığı haber veriliyor. Bunları yapan, Anayasa’nın kendisine tarafsızlık görevi verdiği Cumhurbaşkanı…
SUSUP OTURACAĞINA: Hakkındaki “sahte imza” suçlaması halen karara bağlanmadan, KHK’daki görevinin başına dönen Mustafa Tokay, yargı sürecini beklemeden göreve dönmesi bir yana, hiçbir şey olmamış gibi toplantı çağırıp karar aldırtmaya çalışıyormuş. Hatta resmi yazı imzalıyormuş. İnsan böyle bir durumda bırakın daireye gitmeyi, evinden çıkmaması lazım ama, bir bildiği var herhalde…    
NE OLACAK ŞİMDİ: Afet Özcafer, hükümetin bütçesine oy vermeyeceklerini açıklamıştı geçen hafta. Oysa bugün Bütçe Komisyonu 2013 bütçesini görüşmeye başlıyor. Bakalım Afet Hanım komite başkanı olarak ne yapacak. Hem komite başkanlığı, hem muhalefet yapar mı dersiniz..?
DENİZ DEĞİL OKYANUS: Sağlık Bakanı Ertuğrul Hasipoğlu “devleti kimse deniz zannetmesin. Yanlış yapan kim olursa olsun yargının önüne çıkıp hesap verir” demiş. Biz zaten devleti deniz sanmıyoruz ama, sanıyorum siz siyasiler, bu ülkeyi okyanus zannedip har vurup harman savurmaktasınız.

ZİRVEDEKİLER
Meriç Erülkü: Lefkoşa Türk Belediyesi Meclis Üyesi Erülkü, LTB’yi siyasi istihdamların batırdığını söyleyerek, BES’in cuma günü sunulan öneriyi reddetmekle LTB’nin geleceği ile oynandığını söylüyor. Sadece Meriç Erülkü değil, birçok vatandaş da aynı düşünceyi paylaşıyor sanırım. “Kral çıplak” demenin vakti geldi artık…
Levent Özadam: Sevgili Levent Özadam, Ertuğrul Hasipoğlu’nun Gazimağusa Hastanesi’ndeki ek mesai-sahte rapor olayına ilişkin olarak söylediği “Devleti kimse  deniz zannetmesin” sözünü, sosyal medyada “Siyasiler de zannetmesin” diyerek yorumladı… Balık baştan kokar hikayesi… Bizim balık hepten koktu, baksanıza hava leş gibi kokuyor.

DİPTEKİLER
Şimdiden Batlos Olan Bütçe: Bakan Tatar 2013 bütçesinin Bakanlar Kurulu’ndan geçtiği gün açıklamıştı; “2013 bütçesinde personel giderleri 2012 bütçesine göre yüzde 6.22 artışla 1 milyar 120 milyon 596 bin 880 TL’ye yükseliyor” diye.  O zaman bu 194 kişinin devlete intibakı olayı yoktu. Bütçe daha Komite’ye gitmeden, batlos oldu. Rakamlar değişti. Şimdi halini Afet hanıma anlatsın…
Savaş Bozat: Size gösterilen sabır ve desteği fazla zorlamaya başladınız. Olayı hak arama eyleminden çıkarıp siyasi bir zemine kaydırma çabanız artık can sıkmaya başladı. Belediyede bir uzlaşı isteniyorsa, tarafların karşılıklı bir takım tavizler vermesi kaçınılmazdır. Niyetiniz üzüm yemek mi, yoksa bağcıyı dövmek mi, artık onu söyleyin…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil