11 Aralık 2016

Bakan Tarih Verdi

Haber İçi Üst

Yurtdışına çıkışlar kesinlikle yaz bitmeden olmalı. Diğer aşamalarında geçikmeksizin, 2. ve 3. aşamalarında en kısa süre içerisinde tamamlanması ana hedef. Çözüm sürecinin fazla zamana yayılmamaması irademizdir. Bu aslında komplikasyon ihtimallerini en aza indirmek içinde gerekli olan bir özendir” dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin NTV’de çözüm ve terör örgütü PKK’nın çekilme sürecine ilişkin soruları yanıtladı. Ergin, terör örgütünün çekilmesine, silahsızlanma ve normalleşme dönemine ilişkin 3 aşamalı plan hakkında, sürecin aşamalarının kapsamının toplumla paylaşıldığını belirterek, eylemsizlik ve beraberinde de yurtdışına çıkmanın ardından atılması gereken demokratik adımlar olduğunu ifade etti. Bu süreçlerin tamamlanmasının ardından normalleşme sürecinden oluşan bir çözümün öngörüldüğünü ve bunun da bir takvime bağlandığını kaydeden Ergin, “Sonuç itibarıyla Türkiye açısından son derece önemli bir süreç. Yıllardır Türkiye’nin enerjisini soğuran, Türkiye’yi bölgesinde olması gereken noktada bulunmasını engelleyen bir illet. Bundan kurtulma ve Türkiye’nin önünü açmak açısından alınmış önemli bir inisiyatif” dedi. Çözüm sürecinin detaylarla boğulmaması gerektiğinin altını çizen Ergin, herkesin katkısını sürece sunması ve 75 milyonluk Türkiye’nin geleceğe önemli adımlarla yürümesi gerektiğini kaydetti. Sürece yönelik mesafelerin alındığını eylemsizlikle beraber çekilme ya da yurtdışına çıkma sürecinin işleyeceğini, daha sonra da diğer aşamalara geçileceğini ifade eden Ergin, çekilmenin başlayıp başlamadığı konusunda şöyle konuştu:

“Bunu toplumun gözü önünde şuradan 3 kişi buradan 5 kişi çıktı şeklinde bir tablo almayacak Ama bunu herkes algılayacak, toplum bunu hissedecek. Biz bunun yaz bitmeden bitmesini öngörüyorduk. Zaten bu süreç kendi içeresinde bir takvime tabidir. Takvim de muhatapları tarafından biliniyor. Yurtdışına çıkışın yaz bitmeden bitmesini öngörüyorduk. Eylemsizlik ve yurtdışına çıkış yaz bitmeden tamamlanması gereken bir aşama. Önemli bir süredir bu. Diğer aşamalarında bir an önce cereyan etmesi ve Türkiye’nin sonuç itibarıyla bu sorunun gündeminden çıkarılmasını hedefleyen bir çalışma içerisindeyiz. Ümit ediyorum ki seçim takvimi başlamadan bu sorunu aşmış oluruz. Yurtdışına çıkışlar kesinlikle yaz bitmeden olmalı. Diğer aşamalarında gecikmeksizin, 2. ve 3. aşamalarında en kısa süre içerisinde tamamlanması ana hedef. Çözüm sürecinin fazla zamana yayılmaması irademizdir. Bu aslında komplikasyon ihtimallerini en aza indirmek içinde gerekli olan bir özendir.”

-AKİL İNSANLAR KOMİSYONU TÜRKİYE’Yİ KUCAKLAYACAK BİR EKİP OLACAK-

Çekilecek PKK’lı sayısının süreç tamamlandıktan sonra paylaşılmasının daha doğru olacağını ifade den Ergin, “Akil İnsanlar Komisyonu” konusunda yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını, ve sivil inisiyitafin belli bir yasaya yaslamaya çalışılması durumunda sivillik özelliğini kaybedeceğini, fonksiyonlarına zarar vereceğini ve sivil olarak kalması gerektiğini belirtti. Akil İnsanlar Komisyonu’nun kurulmasının gecikmeyeceğini düşündüğünü kaydeden Ergin, Akil İnsanlar Komisyonu’ndan Gülen Cemaatinden kişilerin olup olmayacağı konusunda, “Türkiye'yi kucaklayan bir ekip olmasına dikkat edilecektir” ifadesini kullandı. Hukuksuzları Araştırma Komisyonu'nun ne zaman kurulacağı konusunda ise Ergin, “Şu anda birinci aşama için eylemsizlik ve yurtdışına çıkışların önemli. O aşama için Akil insanların yapacağı çalışmalar katkı sunacaktır. Sürecin doğru algılanmasını temin etme noktasında önemli bir misyon üstlenecek. Diğer konular (Hukuksuzları Araştırma Komisyonu'nun) aşamalar geçildikte değerlendirilmesi gereken konular” dedi. Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun raporuna atıfta bulunan Ergin, Türkiye’inn bundan sonra atması gereken adımlara yönelir söz konusu raporda işaretler bulunduğunu kaydetti. Ergin, birinci aşama açısından Hukuksuzları Araştırma Komisyonu'nun aciliyetinin gözükmediğini ifade etti.

-BU SUÇSA BEN BU SUÇU İŞLİYORUM-

MHP’nin sürece ilişkin savcıları göreve çağırdığının ve Meclis’te kurulacak Hukuksuzları Araştırma Komisyonu'na üye vermeyeceğinin anımsatılması, çekilmeye ilişkin yasal düzenleme yapılması konusunda Ergin, şöyle konuştu:

“Bu sürece katkı sunamayanlar bari gölge etmesinler. MHP'nin bu sürece ilişin tavrı bir siyaset kurumundan ziyade şiddeti telkin eden bir söylem tarzına sahip. MHP’nin buradaki kavga için gösterdiği cesareti barış için de göstermesini temenni ediyorum. Bir terör örgütünün eylemleri sonlandırması, Türkiye’de akan kanın ve gözyaşının şiddetsiz bitmesi ihtimali kimi niye rahatsız ediyor? Bu Türkiye için önemli bir kazanım olacak. Katkı sunulmasını bekliyoruz doğrusu. BDP içinde şunu söylüyorum: 'Bu sürecin ilerlemesi önünde mazeretler dikilmemeli.’ Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Aşamalar bellidir ve muhatapları biliyor. (yasal teminat) Şimdi 2013'deyiz. Türkiye’nin şartları geçmişteki şartlar değil. Bir savcı çıktığında ‘siz niye Türkiye’ye barışı getirmeye çalışıyorsunuz?’ diye hesap mı soracaktır? Ya da ‘akan kanın gözyaşının dindirilmesi için neden gayret ediyorsunuz?’ diye mi soracaktır? Bu suçsa ben bu suçu işliyorum. 1999’da yaşanmış olaylara atıf yapılıyor. Artık 1999'ların Türkiye'si yok. Türkiye 2013’ü yaşıyor. Türkiye mesafeler katetti, bu tür bariyerlere gerek yok.”

-TERÖRİSTLER GELDİKLERİ YÖNTEMLERLE TÜRKİYE’Yİ TERK EDECEKLER-

Kansız, gözyaşı olmadan sorunu bitirmek için çalıştıklarını ifade eden Ergin, PKK’nın çekilmesi konusunda bir koridor oluşturulacağı iddialarına da yanıt verdi. Ergin, “Bütün bunlar detaylarda boğulmanın ötesine geçmez. Türkiye 30 yıldan beri sıcak bir çatışmanın, terörle mücadelenin içerisinde. Çok canlar yandı, çok kanlar aktı çok analar ağladı, Türkünde, Kürdünde, Arabında anası ağladı. Kansız ve gözyaşı olmadan bitirilme ihtimalini konuşuyoruz, detaylarda boğulmayalım. Her insanın yüreğine ateş düşüren bir süreç yaşadık. Büyük resmi görelim. Büyük Türkiye tablosuna yoğunlaşalım” diye konuştu. Teröristlerin silahlarını bırakıp bırakmayacağı konusunda ise Ergin, teröristlerin geldikleri yöntemlerle Türkiye’yi terk edeceklerini belirtti. TSK’nın veya güvenlik güçlerinin anayasanın ve yasaların verdiği yetki ve yüklenilen sorumluluk çerçevesinde görev ifa ettiklerini belirten Ergin, nizami, meşru silahlı güçlerle terör örgütü mensuplarının bir kefeye konulmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

-ÖNCELİKLE BİRİNCİ AŞAMAYI TAMAMLAYALIM-

TCK'nın 220. maddesinde düzenlemeler bulunduğunu anımsatan Ergin, topluma kazandırma konusunun mevzuatta bulunduğunu belirterek, “3. aşama geldiğinde detaylar netleştirilir. O gün geldiğinde değerlendirilecek bir husus. Bu tür çalışmalar geçmiş on yıllarda müteadit defalar yapılmış, uygulanmaya çalışılmış yöntemlerdir” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’de suç kaydı olmayan PKK’lıların Türkiye’ye gelmesinde sorun olmayacağı ve örgütün üst düzey sorumlularının durumunu da değerlendiren Ergin, bu tür konuların genel resmin içerisinde detay olarak kaldığını, öncelikle birinci aşamanın tamamlanması olduğunu ifade etti. Süreçte Barzani'nin rolünü de değerlendiren Ergin, Kuzey Irak sorunun çözümünde önemli bir merkez olduğunu ifade etti. Mahmur Kampı’nın varlığının ve işleyişinin sorunun bir parçası olduğunun altını çizen Ergin, farklı çözümler getirmek zorunda olduklarını, Mahmur Kampı'nın kapatılmasının son aşamada değerlendirileceğini kaydetti.

-İNSAN HAKLARI EYLEM PLANIN 3 YIL İÇİNDE HAYATA GEÇİRİLECEK-

İnsan Hakları Eylem Planı’nın, 4. Yargı Paketi'ni paralelinde hazırlanan bir çalışma olduğunu ifade eden Ergin, sözlerine şöyle devam etti:

“İnsan hakları ihlallerini ortadan kaldıracak bir düzenlemedir. Bakanlar Kurulu’nda görüşe sunduktan sonra hayata geçirilmesi için gayret edeceğiz. Çalışma içerisinde, Yaşama hakkı ihlallerinin önlenmesi, işkence ve kötü muamelenin sonlandırılması, özgürlük ve güvenlik ihlallerinin sağlanması ile savunma etkinliğinin artırılması gibi başlıklar var. Özel hayatın ve aile hayatının korunması bir ayrı koruma başlığıdır. Düşünceleri din ve vicdan özgürlüğünün tam anlamıyla sağlanmasına dönük tedbirler var, mülkiyet hakkı ihlallerinin önlenmesine yönelik tedbirler içeriyor. Türkiye’nin standart yükseltmesine yönelik önemli bir çalışmadır. Kısa, orta ve uzun vadeli öncelikler belirlendi. 0-3 yıl içinde hayata geçirilmesi planlanıyor.”

-ÖCALAN'IN EV HAPSİ İDDİALARINA TEBESSÜM EDİP GEÇİYORUM-

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın siyasi aktör olduğu konusundaki yorumları da değerlendiren Adalet Bakanı Ergin, “Öcalan’ın ne olduğu belli. Bir illegal terör örgütünün kurucusu yöneticisiydi, bundan yargılandı ve cezasının infazı yapılıyor. Türkiye 80-90’lı yıllardan farklı bir noktaya geldi. Türkiye gerek evrensel hakların gerek insan hakları sözleşmesinin gerektirdiği adımları attı önemli ölçüde artık tüm bireysel hakların karşılandığı bir ülke haline geldi. Türkiye’deki şu ana kadar sürmüş olan çatışma ortamının meşru gerekçeleri kalmadı. Hiç bir hak talebi şiddete başvurmayı haklı gösteremez. Bundan sonra birlikte yaşamanın zeminini birlikte kurabiliriz düşüncesindeyiz. Bu Türkiye’nin hak ettiği bir son” dedi. Ergin, Öcalan’ın cezasını ev hapsinde çekeceğine yönelik iddialara "tebessüm edip geçtiğini" ifade etti.

-MUHALEFETİN TUTUMU-

Siyaset kurumu çözüm sürecine olması gerektiği gibi yaklaşamadığını ifade eden Ergin, “MHP'nin tarzı ortada, hiç yorum bile yapmaya gerek yok. İnsanları sokağa, şiddete, ölmeye ve öldürmeye davet eden bir üslup siyasetin üslubu olamaz. Kavgadaki cesareti barış için kullanmak daha erdemli bir harekettir. CHP'de ise Kılıçdaroğlu’nun, dün grup toplantısında ‘Bizim geçmişte şu kadar önerimiz var, şu kadar rapor yapmıştık’ deyip yıllar önceki raporlardan tutumlarından bahsediyor. İyi de Sayın Kılıçdaroğlu bugün ne söylüyorsunuz bu sürece dönük olarak? Ana muhalefet partisinin ne söylediği önemli. CHP, silahlı unsurların yurtdışına çıkmasına ‘evet’ diyor mu, demiyor mu?” diye konuştu.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil