10 Aralık 2016

Bağış, “Türkiye ve KKTC konferans olursa katılacaktır”

Bağış,  “Türkiye ve  KKTC  konferans olursa katılacaktır”
Haber İçi Üst

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB dönem başkanlığını 1 Temmuz'da devralacak  Litvanya’nın,  Türkiye, Yunanistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında bir konferans düzenlemesi halinde, Türkiye ile KKTC’nin bu konferansa katılacağını söyledi.

Bağış, “Litvanya Dışişleri Bakanına Litvanya dönem başkanlığı sırasında Türkiye, Yunanistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında bir konferans düzenleyecek olursanız, sizi temin ederim ki Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu konferansa katılacaktır dedim" dedim.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Baltık Haber Ajansı'na (BNS) verdiği röportajda,AB Dönem Başkanı olarak Litvanya'nın Türkiye ile AB arasında yavaş seyreden katılım müzakerelerine yeni bir ivme kazandıracağını umduğunu da ifade etti.
   
Bağış, "İrlanda'nın dönem başkanlığında, haziran ayında, bölgesel politikalar faslının açılacağını umut ediyoruz, ancak ilişkilerimizin Litvanya'nın dönem başkanlığı sırasında yeni bir ivme kazanmasını bekliyoruz" dedi.
   
Egemen Bağış "Eminim ki Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğini din yüzünden reddeden bazı kişiler var. Fakat bunun konuyla ilgisi olduğunu düşünmüyorum çünkü İslamiyet bir Avrupa gerçeğidir" dedi.
   
Bağış, Türkiye'nin, İslamiyet ile demokrasiyi bir arada tutma becerisinin, Müslüman nüfusun artmaya devam edeceği Avrupa'da aşırıcılıkla mücadele etme konusunda yardımcı olabileceğini söyledi.
   
Fransa'da nüfusun yüzde 11'inin, Almanya'da ise yüzde 9'unun Müslüman olduğuna ve 2025 yılına kadar Avrupa'da nüfusun yüzde 10'undan fazlasının Müslüman olacağına dikkat çeken Bağış, "Eminim ki Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğini din yüzünden reddeden bazı kişiler var. Fakat bunun konuyla ilgisi olduğunu düşünmüyorum çünkü İslamiyet bir Avrupa gerçeğidir" ifadesini kullandı.
   
Bağış, geçmiş yıllarda Londra'daki terör eylemlerinin veya Paris'teki şiddet gösterilerinin Müslüman ülkelerde değil, bu ülkelerde doğmuş ve yanlış fikirlerden etkilenmiş kişiler tarafından planlandığını vurgulayarak, "Bu nedenle, güçlü bir İslam inancına sahip olan ve aynı zamanda serbest piyasa ekonomisinin, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin varlığının önemli bir örneğini oluşturan Türkiye gibi bir Avrupa ülkesi, Avrupa'daki Müslüman zihinleri zehirleyen hastalıklı mesajlara verilecek güçlü bir ilaç olacaktır" dedi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil