02 Aralık 2016

Bağış haksız mı şimdi?

Haber İçi Üst

 

Kıbrıs meselesi konusunda Ankara sessiz ve derinden çok önemli hazırlıklar yaptı.
Ve bu hazırlıkları bilmesi gerekenler biliyordu!
Kıbrıs meselesi konusunda düğmeye basılmadan önce, İsrail ile Mavi Marmara konusunda yaşanan krizin çözümüne odaklanıldı.
Ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile birlikte İsrail krizi çözüldü.
İsrail Türkiye’den özür diledi.
Bu krizin aşılmasının ardından Türkiye bu kez ABD’ye “Kıbrıs’ı da çözelim” dedi.
Kıbrıs meselesinin çözümü için adım atmaya hazır olduğunu Amerikalılara bildiren Ankara, “Siz de konuya artık müdahil olun” mesajını verdi.
Amerika’nın müdahil olmasını isteyen Ankara, Rum tarafının sorunun çözümü yönünde ancak ABD gibi bir süper güç tarafından motive edilebileceği yaklaşımı ile bu girişimi başlattı.
Perdenin gerisinde Kıbrıs sorununun çözümünün neden zamanının şimdi olduğuna ilişkin kapsamlı çalışmalar yapıldı.
Sorunun çözümünün adaya, bölgeye ve uluslararası ilişkilere getireceği pozitif etkiler ortaya konuldu.
Günün sonunda Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı John Kerry Kıbrıs meselesine Amerika’nın yeniden ilgi göstermesi gerektiği konusunda Ankara tarafından ikna edildi.
Kerry, Ankara’dan aldığı Kıbrıs dosyasını çantasına koyup Washington’a uçtu.
Uzun bir süredir Kıbrıs’ı gündeminin alt sıralarına iten Washington’u ikna etme görevi artık John Kerry’de idi.
Nitekim Kerry, Kıbrıs’ta çözümün zamanının geldiği fikrini Washington’da ortaya koydu.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyaretinde mesele bir kez daha ilgililer tarafından masaya yatırıldı.
Türkiye adım adım Amerika’yı yeniden Kıbrıs meselesine çekme konusunda başarılı bir strateji izledi.
Ve Amerika’nın yeniden Kıbrıs meselesine yoğunlaşması sağlandı.
Gündemde artık Amerikalıların Kıbrıs meselesine dönük çalışacak olan üst düzeyde bir özel temsilci ataması vardı.
Türkiye, Kıbrıs meselesinin artık çözüme kavuşturulması konusundaki samimiyet ve ısrarını ortaya koymuştu.
İsrail ile yaşanan Mavi Marmara krizinin çözümü sürecinde yaşananlar da Türkiye’nin sorunlarını çözme konusundaki samimiyet ve kararlılığını ortaya koyan çok önemli bir olaydı.
Türkiye söylediklerini yapan bir ülke olduğunu o krizin aşılması sürecinde gözler önüne sermişti.
Türkiye perdenin gerisinde Kıbrıs konusunun çözümü yönünde çok kapsamlı ve önemli çalışmalar yaparken bizde hükümet krizi patlak verdi.
Bir anda iç politika karıştı.
Ve erken seçim gündeme bomba gibi düşüverdi.
Türkiye AB Bakanı ve Baş Müzakereci Egemen Bağış yaptığı açıklamasında Kıbrıs’ta yaşanan hükümet krizi ile ilgili rahatsızlıklarını dile getirdi. Bağış şunları söyledi:
Kıbrıs meselesinin çözülmesi, Türkiye’nin AB sürecindeki en büyük engelin ortadan kalkması anlamına gelir. Biz Annan Planı’na “evet” diyen tek Rum siyasetçinin bugün cumhurbaşkanı seçilmesini bir fırsat olarak görüyoruz. Ancak adamcağız öyle bir ekonomik krize yakalandı ki şu anda ne Türk tarafına ne de AB’ye bakabilecek bir halde. Önce kendi bankalarını kurtarma derdinde. Ona da biraz zaman tanımamız gerektiğinin de farkındayız. Süreçte hızlı bir şekilde, yeniden adada özellikle Türk ve Rum liderlerinin oturup süreci başlatmalarını teşvik ediyoruz. Ancak biz bunu yaparken de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde iç siyasi krizler ortaya çıkıyor. Bundan da ben AB Bakanı olarak pek hoşnut değilim. Böylesine tarihi bir fırsat yakalanmışken Kuzey Kıbrıs’ta hem iktidar partisi içerisinde hem de siyasi farklı aktörlerin arasındaki kriz mantıkla izah edilebilecek noktada değil. Ümit ediyorum ki, Kuzey Kıbrıs’taki Türk kardeşlerimiz biran evvel akıllarını başlarına toplarlar ve kendi ülkelerinin geleceği için gerekli adımları atarlar.
Şimdi Bağış bu söylediklerinde haksız mı?
Siz Kıbrıs sorununu çözme yolunda sabırla nakış örer gibi perde gerisinde girişimler yapacaksınız. Tam da girişimlerinizin sonuç vermeye geldiği bir noktada, Kuzey Kıbrıs’ta birileri kriz çıkartacak.
Olacak şey değil.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam