06 Aralık 2016

Bağımsızlığın zayıf halkası ekonomi

Haber İçi Üst

Kıbrıs Türk halkının 1974’ten bugüne kadar olan tarihinde savaş ekonomisi dahil olmak üzere birçok ekonomik gelişmeler olmuştur. Tarihimizdeki ekonomik gelişmeler zaman zaman negatif zaman zaman ise refah artırıcı düzeyde olmuş fakat her zaman gerek ortaya koyduğumuz ekonomik, aktiviteler gerek ekonomi alanında ki beceri ve beceriksizliğimizi, gerekse ekonomimizin dışa bağımlılığını yani ekonomik olarak bağımsız olmadığımızı hep tartıştık.
Her devirde ve her zaman tıpkı bugün ki gibi gerek akademisyenler, gerek sendikalar, gerekse diğer sivil toplum örgütleri, yazar ve çizerler, aydınlar sürekli ekonomiyi eleştirdik, öneri ve görüşler sürekli ortaya kondu. Büyük oranda tartışmalar yaşadık, yaşıyoruz tartışmaların kaynağında ülkemiz ekonomisini kendimizin yönetmediği ve/veya yönetemediği sonucu her zaman hakim olmuştur. Yani bağımsız bir yapıya kavuşamadık. Kendi emeğimizi kendi insan gücümüzü ve yetenek düzeyimizi ortaya çıkarıp kendi bağımsız modelimizi yaratamadık.
Modern ve küreselleşen ekonomide, ekonomiler arası bağlılık ve bağımlılık olacaktır. Zaten ekonomiler arasında ki bağımlılık çok eski çağlara doğru uzanır.
Ancak eski dönemlerde ekonomilerin dışa bağımlılıkları yaşamsal bir nitelik taşımaktan uzaktı. Bir ekonomi diğer ülkelerden herhangi bir mal ve hizmet alımı yapmadan da varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürebiliyordu. Ancak sanayi devrimi ile birlikte ekonomilerde bağlar ve bağımlılık arttı ve günümüzde ekonomi global yapıya ulaştı. Yani bütünleşti. Ülkelerin tam bağımsızlığın en zayıf olduğu halka ekonomidir. Ekonomik bağımlılığın yükseldiği süreç içerisinde nitelikli bireylere sahip ülkeler ekonomilerin dışa bağımlılık durumunu kendileri tarafından denetlenebilir ve yönlendirebilir bağımlılık şekline dönüştürebilmişlerdir. Bizim için üzerinde durulması gereken, tartışılması ve başarılması gereken konu ekonomimizin dışa bağımlılık durumu kendimizin yönlendirmesi ve kendimizin denetlenmesidir.
Modern ekonomilerin üzerinde yükseldiği beş temel unsur vardır. Enerji, doğal kaynaklar, sermaye, teknoloji ve emektir.
Emek konusu ülkelerin yetiştirdiği insanların yetenekleri, eğitimleri ve kendilerini geliştirmelerini ihtiva etmektedir. Bu unsur bizim ülkemizde mevcut. Bana göre bir ekonominin “kendi bağımsızlığının denetimini kendi elinde tutan ve kendi yöneten” veya “taşınabilir” konumda kalmasını sağlayan unsur sahip olduğu insan gücünün (insan emeğinin) niteliği ile yakından ilgilidir. Bu unsur bizde olduğuna göre ülkemizin ekonomik bağımlılığını kendimiz belirleyip, kendimiz dengeleyebiliriz.
Dünya devletleri kendi bağımsızlıklarını ekonomide ki bağımsızlığı kazanarak veya kendileri yöneterek, kendi lehlerine çevirerek ulaşmışlardır. Bunu yaparken önce iç barışı sağlamış, ülke insanının sahip olduğu emeğe değer vererek ulaşmıştır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam