10 Aralık 2016

AYNEN ÖYLE…

Haber İçi Üst

Dün sabah erken saatlerde akademisyen bir arkadaşım aradı.
“Türkiye’den üniversitemize konferansa gelen profesör arkadaşlarla Lefkoşa Surlariçi turu yapmak istedik. Girme kapısında arabalarımızı park ettik. Amacımız Selimiye Camii’ne kadar yürümekti.  Sarayönü’nün oradan geri dönmek zorunda kaldık. Misafirlerimizden çok utandım. Hayatımda bu kadar utandığımı hatırlamıyorum.  Her taraf çöp içinde. Üstelik leş gibi kokuyor da. Mahkemeler binasının önünde bile çöpler birikmiş…”

     ***
Öğle saatlerine doğru Surlariçi’nden bir bayan aradı: “Bir işlimi halletmek için Surlariçi’ne girdim. Gördüğüm manzara karşısında dehşete kapıldım. Evlerin önleri devasa çöp yığınları. Çocuklar bu çöpleri karıştırıyorlar. Hastalık kapacaklar, ne olur yayın yapın aileler çocukları çöplerden uzak tutsun…”

      ***

Belediyede çalışan bir tanıdık aradı: “Abi elini dahi yıkama” dedi.  Anlamadım. Belediyenin evlere dağıttığı sudan bahsediyormuş.  Elimizi yıkayamayacak denli mikropluymuş suyun durumu.
Belediye tahlil yapıyormuş. Bir tek Surlariçi’nin suyu “içme suyu” kıvamında kaliteliymiş. O da Rum tarafından geliyormuş. Geri kalan el yıkamayacak denli mikroplu.
Depo temizlik şirketini aradım. 1 hafta sonraya randevu verdi.
Temiz su taşıyan şirketi aradım. “Biz sizi arayacağız” yanıtı aldım.
Lefkoşa’nın tümüne yakını ya depo temizletiyor ya da tankerle temiz su almaya çalışıyor.

      ***

Lefkoşa Belediyesi’nin sağlık hizmetleri de durdu.
Hangi restoran nasıl bir hijyen koşullarında çalışıyor.
Denetleyen yok.
Birçoğu istediği gibi az masrafla yüksek kar elde etmenin peşinde.
Dolayısı ile hijyenmiş hak getire.

      ***

Tüm bunlardan çıkarılan sonuç nedir?
Çok basit:
Lanet olsun bu Lefkoşa’ya, artık içinde yaşanılmaz.
Peki be yapmak gerekir?
Belediye başkanını Ulaştırma Bakanı yapmak gerekir.
Hakkıdır.
Sonra da Cumhurbaşkanı olabilir. Zaten farkları yok.
Belediye çalışanlarının maaşlarına okkalı bir zam yapmak gerekir.
Onların da hakkıdır.
Zaten bir başkan bir de çalışanlar.
Lefkoşa’nın başka derdi yok.
Lefkoşa’nın içinde yaşayan biz Lefkoşalılar?
Kapımıza çöpler yığıldı. Çeşmemizden lağım suyu akıyor. Yediğimiz-içtiğimiz tehlike altında. Şehir bir baştan bir başa dışkı kokusundan geçilmiyor.
Ama sesimiz de çıkmıyor.
Müstahakkımızdır.
Türk Dil Kurumu Büyük Sözlük de şöyle açıklar bu durumu:
“Hak etmiş, hak kazanmış, layık: ‘Sen bu kafayla daha beterine de müstahaksın!’ -N. Cumalı. 2. a. Bir kimsenin layık olduğu ödül veya ceza.”
  Aynen öyle…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil