11 Aralık 2016

Avrupa Birliği parayı vermemekte niye direniyor?

Haber İçi Üst

Bir konuyu iyi anlamak gerekiyor: Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Cumhuriyeti bankalarına yardım etmek istememesinin sebebi bu bankaları kurtarmak için gereken paranın büyüklüğü değil. AB bugüne kadar Yunanistan’a iki taksitte toplam 240 milyar, İspanya’ya 100 milyar ve İrlanda’ya ise 85 milyar Euro verdi. Kıbrıs’ın ilk aşamada ihtiyacı olan 17 milyar bu miktarların yanında çerez gibi duruyor.
* * *
Nominal olarak az gibi görünen 17 milyar borcun ülkenin ekonomik büyüklüğüyle karşılaştırıldığında görece olarak büyük olduğu ortaya çıkıyor. İrlanda’nın aldığı 85 milyar ekonomisinin 48’i; İspanya’nınki ise ekonomisinin % 10’u kadar. Kıbrıs’ın ki ise %100. İşte bu göreceli büyüklükten dolayı, ihtiyaç duyulan 17 milyarlık bir dış borcun IMF ve Avrupa Birliği yetkilileri arasında “çok büyük” olduğu dolayısıyla “sürdürülebilir olmadığı” görüşü hâkim.
* * *
Fakat Yunanistan’a verilen 240 milyar Yunanistan ekonomisinin %120’si; Kıbrıs’ınkinden daha büyük! Demek ki sadece nominal olarak değil göreceli olarak bakıldığında da bu miktar büyük değil! O zaman niye Avrupa Birliği parayı vermemekte direniyor?
* * *
Görünen o ki, birincisi, yıllardan beridir Rus ve Sırp mafyalarının paralarını Kıbrıs Bankalarında aklamasının bırakınız önüne geçmeyi, buna çanak tutan Rum yönetimine “Artık yeter” demenin zamanı geldiğini düşünüyorlar. Bahsedilen rakamlar, bankalardaki paraların miktarının büyüklüğü ve ne kadarının yabancılara ait olduğu, dudak uçurtuyor. İkincisi ise ki bu daha önemli, Avrupa Birliği yetkilileri Kıbrıs’ın borç alarak durumunu düzeltemeyeceğine ve ciddi bir yapısal değişikliğe uğraması gerektiğine inanıyorlar.
* * *
Kıbrıs’a artarak gelen paralar finans sektörünün büyümesine ve bu alanda ciddi bir beşeri sermaye oluşturulmasına, örneğin çok sayıda insanın finans, muhasebe ve benzeri alanlarda eğitim alıp uzmanlaşmasına yol açmış. Bu krizden sonra finans sektörü büyük ihtimal daralacak. Pazartesi günkü yazımda da belirttiğim gibi, sektöre olan güvenin sarsılmasından ve kara para aklamaya karşı gerekli önlem ve kurallar uygulanmaya başlandıktan sonra, atıl vaziyete gelen finans sektöründeki beşeri sermayenin diğer sektörlere aktarılması gerekecek.
* * *
Artarak gelen paralar sadece finans sektörünün değil aynı zamanda emlak piyasasının da büyümesine yol açmış. Popülist seçilmiş politikacılar verimlilik artışını göz ardı ederek devlet gelirlerini devlet memurlarının maaşlarını, sosyal yardım hizmetlerini ve emeklilik maaşlarını artırmada bol kepçe kullanmış. Bütün bu gelişmeler Kıbrıs’ta fiyatların yükselmesine neden olmuş. Kıbrıs’ı pahalı bir yer haline getirmiş. Resmi para birimi Euro’nun diğer paralara karşı değeri üzerinde bir kontrolü olmayan yetkililerin maalesef parayı devalüe edip bir anda Kıbrıs’ın ürettiği mal ve hizmetleri yabancılara cazip hale getirme seçenekleri de yok.
* * *
Fiyatlar, verimlilik ve gelirler arasındaki bağlantının tekrar tesis edilmesi için kaynakların daha iyi bir şekilde kullanılması, verimliliğin artırılması ve ekonominin büyümesi gerekiyor. Bunun gerçekleşebilmesi için de Kıbrıslıların tüketim alışkanlıklarını tamamen değiştirmesi; kazanmak için daha çok çalışmaları ve kazandıklarından çok daha azını harcamaları gerekiyor. Anlayacağınız, Kıbrıslı Rumlar içine girdikleri kısır döngüden çıkmak için çok büyük fedakârlık etmek zorundalar. Fakat henüz bunun gerektiğini kabul etmiş değiller.
* * *

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil