04 Aralık 2016

Avramopulos: Türk-Yunan ilişkilerinin anahtarı…

Avramopulos: Türk-Yunan ilişkilerinin anahtarı…
Haber İçi Üst

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki yeni Anastasiadis hükümetinin bu konuda plan ve vizyon sahibi olduğunu ifade ederek, NATO'nun Barış İçin Dostluk örgütüne katılmayı talep etme kararıyla bunu kanıtladığını iddia eden Avramopulos, "Ancak, Anastaiadis'in ve hükümetinin elinde sihirli bir değnek olmadığı malum. Görüşmelerin özlü bir şekilde yapılması ve sonuç getirmesi için, zamana ve iyi bir hazırlığa ihtiyaç olacak. Uygun bir atmosfer oluşması için, Eroğlu'nun uzlaşmaz tutumunun değişmesi önkoşuldur. Unutmayın ki, Kıbrıs sorunu Türk-Yunan ilişkilerinin tamamen iyileşmesi için anahtardır" diye konuştu.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos, ''Yunanistan dürüst bir politika uygulayarak, uluslararası hukuka saygı, ilke ve değerler temelinde Türkiye ile iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmeyi sürdürecek'' dedi.

Avramopulos, Atina'da yayımlanan Kathimerini gazetesindeki demecinde, Türk-Yunan ilişkilerine değinerek, bu konuda uluslararası hukukun Yunanistan için bir ''İncil'' oluşturduğunu belirtti.

Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın, Yunanistan'da ise Antonis Samaras'ın başbakan olmalarının iki ülke ilişkilerinin geleceği açısından ''bir şans olduğunu'' ifade eden Avramopulos, iki başbakanın da Türk-Yunan işbirliğine inandığını ve bunu başarabilecek kararlık ve güce sahip olduğunu kaydetti.

Avramopulos, iki ülke başbakanlarının bu konuda uluslararası hukuk ışığında ve dikkatli bir şekilde, karşılıklı anlayış ve tarihe saygılı olarak hareket etmeleri gerektiğini belirterek, ''Ancak, geçmiş başka, tarih başka bir şeydir. Geçmiş, bizim yazmak istediğimiz tarihe gölge düşürmemeli'' dedi.

YDİK TOPLANTISI

Türkiye'de gerçekleştirilen Türk-Yunan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın (YDİK), iki ülke ilişkilerinde değerlendirilmesi gereken bir araç olduğunu ifade eden Avramopulos, Türkiye ve Yunanistan arasında oluşan yeni atmosferin bu şekilde sürmesinin iki ülke halklarının yararına olacağını bildirdi.

Avramopulos, Yunanistan'ın dış politikasına ''dürüst diplomasi'' altında yeni bir ilke getirdiğini ve bunu son zamanda Türkiye'ye karşı da uyguladığını ifade etti ve şöyle konuştu:
''Diplomasi ve dürüstlüğün iki çelişkili kavram olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak, açık sözlülük, samimiyet ve dürüstlük, uluslararası ilişkilerde gizli diplomasiyi, kulisi ve riyakarlığı safdışı bırakmaktadır. YDİK zirvesini bu ruhla hazırladık. Türkiye ile ilişkileri bu ruhla geliştirmeyi sürdüreceğiz.''

İstanbul'daki YDİK 2. toplantısının bu çerçevede gerçekleştirildiğini belirten Avramopulos, bunun, yıllanmış sorunları çözmemekle birlikte, belirgin bir şekilde atmosferi değiştirdiğini ve 25 anlaşmanın imzalanmasıyla iki ülke vatandaşları ve işadamları arasındaki ilişkilere yeni bir dinamik kazandırıldığını belirtti.

Avramopulos, Türkiye ile Yunanistan arasındaki istikşafi görüşmelerle ilgili bir soru üzerine de istikşafi görüşmelerin 10 yıldan fazla sürmesinin iki ülke arasında özlü görüş farklılıkları bulunduğunu gösterdiğini söyledi.
Buna rağmen, iki ülke arasındaki görüşmelerin devam ettiğini belirten Avramopulos, ''Görüşüyoruz ve ortak bir yöntem araştırıyoruz. Çünkü iki taraf da, Evros'dan Kastellorizo'ya kadar olan bölgede aramızdaki kıta sahanlığının belirlenmesinin ne kadar büyük yararı olacağının farkındalar. Bu görüşmelerin sürdürülmesini cesaretlendiriyoruz ve ürün vermesini ümit ediyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'nin bölgede hidrokarbon araştırmaları başlatması durumunda Yunanistan'ın tepkisinin ne şekilde olacağına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Avramopulos, ''Bu noktaya varmamamız iyi olacaktır. Uluslararası hukuk çerçevesinin dışında tek yanlı hareketlerin yardımcı olmadığı kanıtlanmıştır ve bunlardan kaçınılmalıdır. Tekrar ediyorum; egemenlik haklarımıza zarar veren hareketleri kabul etmeyeceğiz. Böyle bir gelişme, özellikle iki taraf da birçok alanda işbirliği çerçevesi oluşturmaya çalıştığımız bu dönemde ikili ilişkilerimize ciddi etkisi olacaktır. İki başbakanın İstanbul'da açıkladıkları ortak iradeleri de bu yöndedir'' ifadelerini kullandı.

''TÜRKİYE'DE BAZILARI 'EKÜMENİK' KELİMESİNDEN VE BUNUN TEMSİL ETTİĞİ ŞEYDEN KORKUYOR''

Avramopulos, Yunanistan'da bir süre önce onaylanan ancak, Türk azınlığın büyük tepkilerine neden olan "240 İmam Yasası" ile ilgili bir soru üzerine de sözkonusu kanunun, eğitime daha iyi katılım sunarak yeni neslin beklentilerini iyileştirmeyi hedeflediğini ve Müslüman din adamlarının kendi özgür iradelerine dayandığını ileri sürdü.

Yunan devletinin, bu ve bunun gibi konularda yasalar karşısında eşit hak ve sorumluluklar temelinde azınlığın görüşlerine kulak vererek, ihtiyaçlarına karşılık verdiğini iddia eden Avramopulos, ''Din adamlarıyla ilgili kanun, Müslüman azınlığın güçlendirilmesi, toplumla daha iyi bütünleşmesi ve kendisini marjinalleştirmeyi amaçlayan çevreler tarafından vesayet altına alınmasını önlemek için önemli bir adım oluşturmaktadır'' dedi.

Avramopulos, bu konuyu Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile de görüştüğünü ve karşılıklı olarak birbirilerine bununla ilgili görüşlerini açıkladıklarını belirtti ve şöyle konuştu:

"Her halükarda, artık Müftü'nün başka, Patrik'in, tüm dünyada yüzlerce milyon Hrsitiyan'ın ruhani liderinin başka olduğunun farkına varılmalıdır. Üzgünüm, çünkü bugün hala Türkiye'de bazıları 'ekümenik' kelimesinden ve bunun temsil ettiği şeyden korkuyor."

ATİNA'DA CAMİ

Avramopulos, Atina'da cami konusuyla ilgili olarak da bunun Türkiye ile Yunanistan arasında ikili bir mesele olmadığını, Atina'da yaşayan Müslüman vatandaşların haklarıyla ilgili olduğunu söyledi.

Bu konudaki çalışmaların sürdüğünü belirten Avramopulos, sözlerini "Atina, Müslüman vatandaşlar için yasal bir ibadet yeri bulunmayan yegane Avrupa başkentidir. Bu, demokrasiyi doğurmuş olan bir ülke için anlaşılamaz bir durumdur. Kararlar alındı ve uygulanma yönüne gidiyoruz. Geç kalmış olmamız kötü" şeklinde tamamladı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam