|
MAÐDURLAR II
 |
Ünal Akifler
|
|
MAÐDURLAR II |
Bir önceki hafta “Maðdurlar”ý yazdým. Araya TDP’nin son günlerdeki hali, tavrý girdi. Önemli idi. Parti içinde söyleyeceðimi söyleyebilirdim ancak parti meclisine çaðrýlmamýþtým. O konuda yazmam gerekti. “Maðdurlar”ýn ikinci bölümünü bugüne býraktým. Ýlk yazýmda bu ülkede hiç kale alýnmayan, korunmayan, oy potansiyeline direkt etki etmediði için devamlý maðdurlarý oynayan “tüketicilere” deðinmiþtim. Tekrar edeyim, monopollerin, pahalýlýk yaratan fonlarýn at oynattýðý bu ülkede ne liberal ekonomiyi uygulayabilirsiniz, ne de güçsüzü koruyabilirsiniz. Ülke pahalýlýktan geçilmez oldu. En büyük darbeyi belki genelde tüketiciler deðil, daha çok fakir tüketiciler alýr. Gelir daðýlýmý daha da bozulur. Ýleride bunun acýlarýný (þimdilerde Türkiye’de olduðu gibi) hep beraber çekeceðiz. Ama bunlar kadar önemli, mukayeseli avantajýmýz olduðunu bildiðimiz yüksek eðitim ve turizmi de mukayeseli avantaj kategorisinden çýkarmak üzereyiz, biline.
Bugün eþdeðer rezaleti maðdurlarýndan bahsedeceðim. Bir ülkede adalet yok ise, ona saygý yok ise, her icraatta adalet aranmazsa o ülke halkýna iyi bir yaþam kalitesi sunamaz. Bu iyi algýlanmalý, yönetici diye seçtiklerimizin bu iliklerine kadar iþlemeli. Ne yazýk ki gerek kurucular, gerek idamecilerin çoðu hukuktan gelme olduðu halde bir türlü ülkede adaleti ihdas edemedik. Sizler nedenini benden daha iyi bilirsiniz. Adalet peþinde koþturmayý gerektirmez; adaletin gelip sizi bulmasý lazým. Bu ülkede Rum mallarýnýn kullanýmý veya mülkiyeti nasýl daðýtýldý. Büyük bir aðýrlýkla utanan, çekinen, dürüst, yurt dýþýnda olup da gelemeyen, rezil olmayan, yüksek yerde dayýsý olmayan, yaðcý olmayan hep çalýndý, bunun tersi olanlar da ihya edildi. Baþkalarýnýn alýn terine kondu. Üretilmeden, dedelerinin, babalarýnýn ve kendilerinin alýn teri olmadan elde edilen servet ne ülke ekonomisine ne de kendi geleceðine bir fayda saðlamaz. Bak dünyada piyangodan yüklü para kazananlara veya Ýngiliz Hükümeti’ni çalarak zengin olanlarýn akýbetine…
Bu ülkede hiç malý olmayanlara mal verildi. Vatana sanki ganimet karþýlýðý hizmet edilirmiþ gibi tahsisler yapýldý, puanlar verildi. Ýlk alan en çok faydalanan olmasýna karþýn, tam tersi daha az puanla mal elde etti. Sonraya kalan ise daha çok puan ödemek zorunda kaldý. Hiç almayan da ayvayý yedi. Ne saðlýðý kaldý ne de artýk üretkenliði, ne de devletine sahipliliði.
Þimdi diyeceksiniz ki hiçbir þey veya eþdeðerinin karþýlýðýný alamayanlar çok azdýr. Þimdi bu konuda söyleyeceðimi hukukçularýn çok iyi bilmeleri lazým. Bir kiþiyi haksýz yere idam etme, bin kiþiyi haksýz beraat ettirmeden çok daha kötüdür. Hade bunu bir öðretmen, bir memur, bir doktor bilmeyebilir, anlamayabilir ama hukukçularýmýz, akademisyenlerimiz ???
Bu ülkede geç de olsa adaleti yerine oturtma zamaný geldi. Mademki Rum’a mülkiyet planý sunuyorsunuz; fazla kapanýn, yalan beyanla alanýn, o tarafta satýp da bu tarafta alanýn artýk ortaya çýkmasý, sahtekarlýða prim verilmemesi ve cezalandýrma zamanýnýn artýk geldiðini görmelisiniz. Ben vergilerimle bu sahtekarlarý ve sahtekarlýklarý tazminle ihya etmek istemem. Her vergi mükellefi de istememeli. Ne de bu mali yük fakir Anadolu halkýna veya baþka halklara yükletilmeli. Ülkeye adalet gelmezse biz iktisatçýlara bu toplumda ihtiyaç yok demektir. Çünkü üretimin en büyük motivasyonu adalettir.
Mülkün deðeri de sahibine aittir. O karar vermelidir. Komiteler bu deðeri biçemez. Rahmetli annem ne verirsen ver, bir karýþ toprak satmazdý, köylüleri Peristeronalýlar da öyle idi. Pek tabii mülkünün akýbetini mülk sahibi karar verecek. Bizim için önemli olan içimize belirli düþük bir yüzdeden fazla Rum’un yerleþmemesidir ve bunun da birincil hukukla garantilenmesidir, iki bölgeliðin idamesidir. Ayrýca 1973-74 arasý evinden, iþinden, gelirinden edilenlerin þahýs bazýnda tazminidir. Global takas garagözlülüðü pisliðe sünger çekmektir. “Bal tutan parmaðýný yalar”ý geçerli kýlmaktýr.
Görüþmelerde temsilcimiz Sn. Özersay’ý hiç tanýmam. Kardeþ Ocaðý’nda kime sordumsa bir bilen çýkmadý. Belki benim eksikliðim ama ne da televizyonda gördüm veya herhangi bir yerde yazdýklarýna rastlamadým. Her halde bu yazdýklarýmý anlamayacak kadar dandik bir üniversite mezunu deðildir. Düzeylidir. Elini masaya vurur, politikacýlarýmýzdan beklemediðim bir þekilde, tam zamanýdýr der, ülkeyi mahveden ve mahvedecek olan adaletsiz icraatlarýn en az bir bölümüne sünger çekmek için çaba gösterir.
|
 |
2010-09-20 |
Bu yazý |
1294 |
kere okundu |
|
KÖÞE YAZARLARI
KÖÞE YAZARLARI
SPOR YAZARLARI
|
VÝDEO HABERLER
|
Adriano noktayý koydu
Diþler nasýl çürür
En Komik 3 Türk Filmi
Fener’den bir kez daha yalanlama
Maçta futbolcu dehþeti
|
 Ýsmi Fenerbahçe ile anýlan Adriano transferi konusunda son kararýný verdi
 Ýyi bir diþe sahip olmak için önce diþlerin nasýl çürüdüðünü öðrenin.
 Ýnternet þirketi AOL en komik 10 film arasýna 3 Türk filmini kattý. Bakýn onlar neler...
 Fenerbahçe Kulübü, basýnda çýkan iddialar üzerine, Brezilyalý yýldýz Roberto Carlos ile ilgilenmediklerini bir
 3. Lig'e yükselme birinci kademe grup maçý, yeþil sahalarda ender görülen bir futbolcu dehþetine sahne oldu. R
|
|
|
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Gunluk Gazeteler
|
|