07 Aralık 2016

“Aptal ve keyfi” harcama kısıtlamaları

Haber İçi Üst

Amerika’nın zaman içinde birikmiş olan kamu borcu tam 16,6 trilyon dolar. Bunun sürdürülemez olduğu konusunda herkes hemfikir; bu borcun azaltılması gerektiği konusunda ülkeyi yönetmeleri için seçilmiş olan Demokrat ve Cumhuriyetçi Parti temsilcileri arasında görüş ayrılığı yok. Fakat nasıl azaltılacağı konusunda birbirine tamamen zıt görüşlere sahipler.
* * *
Birikmiş ve sürdürülemez olan borcu kısmanın yolu malum: devletin harcamalarını kısıp, gelirlerini artırmak. Fakat son yıllarda giderek daha da artmış olan iki parti arasındaki sosyal, ekonomik ve politik konulardaki görüş farklılıklarının büyüklüğü borcu kontrol altına alma konusunda neredeyse doruğa çıkmış vaziyette. Üstelik her iki parti de kendi görüşünden en ufak bir taviz vermek istemiyor. Demokratlar yüksek gelir grubundaki Amerikalıların daha fazla vergi vermesini istiyor. Cumhuriyetçiler bunu kesinlikle kabul etmiyor; bu bizim kırmızıçizgimizdir diyorlar. Cumhuriyetçiler, devletin sağladığı sosyal hizmetleri ciddi miktarlarda azaltması gerektiğini savunuyor. Bu konuda ise Obama yönetimi ödün vermeyi bırakın, bunu tartışma konusu bile yapmayı kabul etmiyor. Sonuç tam bir tıkanıklık.
* * *
Borcun zaman içinde nasıl azaltılacağı konusunda kararı verecek, gerekli yasaları geçirecek olan üç yürütme organı var: Beyaz Saray, Senato ve Temsilciler Meclisi. Beyaz Saray ve Senato’da çoğunlukta olan Demokratlar. Temsilciler Meclisi’nde ise Cumhuriyetçiler. Taraflar kendilerini bu kördüğümü çözmek zorunda bırakmak için 2011 yılında şöyle bir karar almışlar. “Eğer aramızda bir anlaşmaya varamazsak, otomatik olarak, ne olduğuna bakılmaksızın her devlet dairesi ve devlet hizmeti aynı oranda, birinci yıl içinde 85 milyar dolar, 10 yıl içinde ise toplam 1,2 trilyon dolarlık kesinti, 1 Mart 2013 günü yürürlüğe girer” diye bir kanun geçirilmiş. 
Obama Cumhuriyetçilerle anlaşma sağlayamadığı için bu kararı onaylamak zorunda kalmış olmasını “aptal ve keyfi” diye tanımlıyor.
* * *
Görünen o ki, Amerika’daki politikacılar yıllarca süren konuşma ve tartışmalarının sonunda “ne kadar harcama kısılıp, ne kadar vergi artırılacak” formülünü belirlemeyi başaramadı. Bu yüzden de bugüne kadar kaçınılmış olan federal hükümetin harcamalarını ciddi bir şekilde azaltması, yani Avrupa’dakilere benzer kemer sıkma önlemleri alınması otomatik olarak Amerika’da da yürürlüğe giriyor. Bir anlaşmaya varılamaması sonunda otomatik harcamaların yürürlüğe girmesi bir yerde Obama’nın yenilgisi olarak görülebilir. Fakat bunun Federal hükümetin sağladığı servis ve hizmetlerden yararlananlar için ciddi bir belirsizlik yaratacağı, kısa vadede işsizlik ve ekonomik büyüme üstünde de olumsuz etkisi olacağı kesin. Üstelik yapılan anketlere göre Amerikan halkının büyük bir kısmı, Obama’nın savunduğu “hem hizmetleri kısma hem de vergileri artırma” fikrini destekliyor. Önümüzdeki günlerde Cumhuriyetçiler ‘in bu “zaferi”-vergi artışını engellemeyi başarmış olmaları- kendilerini dönüp ısırabilir.
* * *

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil