Köşe Yazarları

Anastasiyadis ve Akıncı İmzayı Atacaklardır


Kıbrıs görüşmelerinin ilelebet bir oyun olarak devam etmesini isteyen çok Kıbrıslı var. Ancak bu isteklerinin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Anastasiyadis’in  Cenevre’ye gitmemek için, öne sürdüğü koşullar, DIŞ DİNAMİKLERİN devreye girmesiyle dikkate bile alınmadı.

BM Genel Sekreteri, BMin elindeki, Kıbrıstan tüm askerlerini geri çekme kartını ANASTASİYADİS’e gösterir göstermez, Kıbrıs Rum tarafı, Cenevre’ye gitmek zorunda olduğunu kabullendi.

Küçük ülkelerin, Amerika’nın bölgesel politikalarına kolay kolay direnme şansı olmuyor.

Eide, son Krizde, Türk tarafının haklı olduğunu söylerken, kapalı kapılar ardında Anstasiyadis’e, Temmuz ayında, muhtemel gaz araması sırasında, Türkiye ile sıcak bir çatışma içerisinde olacağı mesajını da NET OLARAK verdi.

Bu iki Kırmızı kart uyarısı, Anastasiyadis’i çaresiz bırakıp, Newyork’a götürdü.

Her iki liderin Haziran ayının ikinci yarısında, 5’Lİ KONFERANSI KABUL ETMESİ,  yolun sonunun da görüldüğünün işaretidir.

Artık, Kıbrıslıların KENDİ ARALARINDA GÖRÜŞME süreci BİTMİŞTİR.

Çözülemeyen, uzlaşılamayan sorunlar, bir paket halinde, BM ve GARANTÖR ÜLKELERİN  de katkısıyla çözülecektir.

Özellikle GARANTİ konusu ve adada kalacak asker sayısı ile süresi de , DIŞ DİNAMİKLERİN BASKISI ve UZLAŞMASIYLA çözülecektir.

Politikada, her şey açıkta konuşulmaz.

Yola gelmek istemeyen, risk üstlenmek istemeyen liderleri, GEREKTİĞİNDE yola getirecek güç, arandığında, KESİNLİKLE BULUNABİLİR.

Bu sürecin çözümle başarılması yolunda ilerlemede, AKEL Genel Sekreteri Andros Kipriyanu’yu da unutmamamız gerekmektedir.

Rum toplumu içerisindeki HAYIR CEPHESİ ile birebir mücadele ederek, ANASTASİYADİS’i çözüm yolunda ilerlemesi için cesaretlendiren ANDROS, tarihi bir rol oynamaktadır.

2004 referandum sürecinde AKEL’in Genel Sekreteri olan Hristofyas da kararlı bir duruş sergileyebilseydi, Kıbrıs Sorunu çoktan tarihin çöplüğündeki yerini almış olurdu.

Anastasiyadis ve Akıncı, Haziran ayının ikinci yarısında Cenevre’de, oyunun son perdesinde kendilerine verilen rolü oynayacaklardır.

Bu oyunda senaristler, Başta Amerika olmak üzere, İngiltere, Türkiye  ve Yunanistan olacaktır.

Amerika , AB’nin de desteğiyle, Orta-Doğu ve Doğu Akdeniz’deki kontrolü sağlamada, Türkiye  ve Yunanistan’a daha fazla pay vererek, Kıbrıs Sorununu çözecektir.

Bu yeni ayar planından Kıbrıs Türklerinin kaçışı mümkün değildir.Çünkü masada Türklerin son sözünü söyleme kudreti Türkiye’nin elindedir.

Anastasiyadis’e gelince:

BM nin, adada bulunan BM Barış Gücü askerlerini adadan çekme tehdit’i karşısında, Rum toplumunu Türkiye askeri ile karşı karşıya bırakacak  bir politikadan kaçınabilecek  bir  gücü yoktur.

Gücü olmayan politikacılar ise, büyük devletlerin dayatmalarını kabullenmekten başka hiçbir şey yapamazlar.

Akıncı ve Anastasiyadis, artık yolun sonuna gelmişlerdir.

Cenevre’de ya imzayı atacak sürecin ilerlemesini kabul ederek tarihe geçerler veya saçmalıklara devam ederek, Kıbrıs’ı Temmuz ayında  SICAK bir çatışma ortamının içerisine sürüklerler.

Liderlerin bu iki alternatifin dışında bir şansı yoktur. Bu alternatiflerden, birincisinin gerçekleşmesi politikası DIŞ BASKIYLA egemen olacaktır.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı