06 Aralık 2016

Almanya-Güney-Rusya kapışması

Haber İçi Üst

  Güney’deki kriz son yıllarda bir ülkede yaşanan en büyük krizlerden biridir ve çözümü de kolay değildir. Boyutu, yarattığı hasar ve Güney’in ekonomik yapısı-dinamikleri-hikayesi gereği,  çaresi de ancak eş zamanlı atılacak çok güçlü açılımlarla olabilir.
   Rumlar, AB paketini reddetti, pazarlık yeni oyun teorileriyle devam edecek. Dünya ve AB için küçük bir kriz ama politikaları ve sonuçları itibarıyla önemli mesajları-yansımaları olacak bir kriz. O yüzden, bütün dünya şu anda Güney-AB-Rusya pazarlığını seyrediyor.
    Rumlar, Rusları da işin içine çekip bir denge arayışı içinde. Rumlar, bu krizi Rusya ile birlikte(kredi + gaz), AB-EURO, Batı ittifakı dışında bir seçenekle çözmeye kalkarlarsa çılgınlık olur. KKTC, için yeni senaryolar gündeme gelir. Bence, bu çok uzak bir ihtimal.
    Doğrusu, AB, çok sıra dışı bir öneride bulundu. Bu teklifin yansımalarını mutlaka düşünmüşlerdir, yoksa bu adımı atmazlardı. Peki neden AB (ALMANYA), Rumlara bu paketi dayatıyor? Muhtemelen birden fazla sebebi vardır.
1- Referandumda AB’yi aldattılar ve sonrasında da küçük çocuk gibi şımarıklık yaptılar. Bunun bedeli olabilir ve şimdi AB bunu fırsat bilip, Rumları çözüme topuz zoruyla itelemek isteyebilir.
2- AB, Rusya-Güney ilişkisinden zaten rahatsız ve Rusların kara paralarını da ödemek istemeyebilir.
3- AB-Almanya, AB içinde bu konuda bir yaklaşım-politika geliştirmeye çalışabilir, bundan sonraki krizlerde tavır almak için. Başta Alman halkı olmak üzere AB’de tepkiler var.

   Bence 3. ihtimal var ama çok güçlü değil. AB, üye ülkeye göre ve işin boyutuna göre farklı politikalar uyguluyor. Daha çok ilk 2 olasılık bu kararda etkili olmuştur diye düşünüyorum.
     Hristofyas’ın bütün bu süreçlerde çok büyük hataları ve öngörüsüzlükleri oldu. Referanduma hayır dedi, sonra Talat’ı harcadı, sonra da 2010-2011’de bu kriz daha yeni alevlenmeye başladığında çok daha küçük bir finansmanla halledilebilecekken bunu yapmadı ve krizin büyümesine sebep oldu.
    Güneyde hasar çok büyüdü. AB, 2020 için ancak borç stoğunu milli gelirin % 100’üne gelebileceğini dillendirdi zaten. Bence olay çok daha büyük, bankaların, kamunun, özel sektörün toplam hasarı muhtemelen 30 MİLYAR EURO civarı olacaktır.
      Peki Rumlar bu krizden en az hasarla ve hızlı nasıl kurtulabilir? Bence, eş zamanlı 3 açılımın gerçekleşmesi gerekir. Yoksa bu krizi atlatmak uzun yıllar alır, sosyal-siyasi, ekonomik travmalar olur. Neler olması lazım?

1- Piyasaları ikna edici güçlü bir dış finansman paketi lazım.
IMF, AB paketi kabul edilmeden adım atmaz. Yani, evvela AB kredi vermesi lazım, sonra IMF ve tabii Rusya’da.
         2 – Kamu-özel-mali sektörü kapsayan güçlü bir yeniden yapılanma programı lazım.
            İçinde kamusal tasarruflar, özelleştirme, bankacılık sektörü reformu, özel sektöre yeni yön veren politikaları içeren güçlü bir yapılanma paketi. Ki, bu gereklidir ama 3’üncüsü olmadan yeterli ve etkili olmaz.
    3 – Yeni bir ekonomik hikayeye ihtiyacı var.
      Önceki ekonomik hikaye çöktü, şimdi yeni bir senaryo-beklenti lazım. İlk 2’si olsa bile en önemlisi vatandaşlara, tüketicilere, yerli-yabancı yatırımcılara sunulacak yeni satın alınabilir bir ekonomik hikayeye-perspektife ihtiyaç var. Aksi halde, güven, istikrar ve gelecekle ilgili satın alınacak iyimser beklentiler oluşmaz. Bunun içinde 3 hikayenin eşzamanlı gerçekleşmesi, piyasalara sunulması lazım.
i- Çözüm ile ada üzerinde ortaya çıkacak ekonomik fırsatlar, potansiyeller
ii- Güney ile Türkiye’nin ekonomik birlik entegrasyonuna girmesi gerekir
iii- Gaz yatırımının Türkiye üzerinden gerçekleşmesi lazım.

Elbette, çözüm olmaksızın, gaz ve ekonomik açıdan defacto Türkiye-Kuzey ile ilgili açılımlarla da bu hikaye kurgulanabilir. Göreceksiniz, yakında hem içerden, hem dışarıdan bu konular Rumlara pazarlanacak.
                Rumlar, AB’ye öfkeli. AB ve Yunanistan üzerinden bu krize sürüklendikleri için, hem de kendilerine dayatılan paket için. Halbuki, AB’yi referandumla aldatan onlar ve açıkçası AB üyeliği-süreci olmasaydı, ne ekonomi bu seviyeye gelebilirdi ne Güney’de böylesine büyük bir bankacılık sektörü oluşmazdı. AB güveni çekim yaptı ve bankacılık sektörü kimselerin kontrol edemediği bir noktaya ulaştı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam