11 Aralık 2016

Alma mazlumun ahını..!

Haber İçi Üst

Dün gazetemiz Havadis’te çeşitli bölgelerden vatandaşların erken seçimle ilgili görüşleri vardı. Ortak kanı, erken seçimin derde deva olmayacağıydı. Ama vatandaş ekliyordu, “Meclis bu yapısıyla artık iş yapamaz duruma gelmiştir”…
Mevcut 50 milletvekilinin performanslarına baktığımızda, özellikle iktidar partisi UBP’nin bazı milletvekillerin “parmak vekillikten” öteye geçmediğini görüyoruz. Meclis’i sadece kendi şahsi menfaatleri için kullanılan bir müessese olarak gören bu vekilleri, yemin töreninin dışında kürsüde pek göremedik. Yanlış yapıp da birlerinin hakkını yemek veya onları teşhir etmek gibi bir düşüncem asla olmamıştır. Siz zaten kimlerden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Ancak, bunları toplumun çok iyi tanımasını ve önümüzdeki seçimlerde oylarını atarken, ahbap-çavuş ilişkisine göre değil, Meclis’teki performanslarına göre değerlendirmeyi düşünmelerini istiyorum…
Diyeceksiniz ki, niye birkaç kişi ile sınırlandırıyorsun bu işi? Haklısınız, aslında bu dönemde bu düşüncelerin yeniden değerlendirilmesi ve sandığa ona göre gidilmesi için bulunmaz bir fırsat olacak. Kısacası siyaset için de bir güven tazeleme olacak bu seçim. Yıllardır “çadır tiyatrosu” izler gibi izledik Meclis’te yaşananları. Şimdi güç bizim elimizde. Kimlere kırmızı kart göstererek oyun dışına göndereceğimize bizler karar vereceğiz. Takım ruhu ve taraftarı için oynayan oyuncu sahada kalırken, sadece kendine ve şahsi oynayanı oyundan almak da bizlerin görevi olmalıdır…
Bileğimi kesseler turuncu, yeşil, kırmız akar diyenlerin, transfer döneminde, menfaati için rengini ve takımını satanları ise hiç unutmamalı vatandaş. Kendi takımına hayrı olamayanın, bırakın diğer takıma katkı sağlamasını, takım içerisinde mevcut birlik ve beraberliği bozacağından da hiç şüpheniz olmasın…
Erken bir seçim artık kaçınılmaz olmuş ve şartlar da oluşmuştur. Tarih önemli değil. Ha on gün önce, ha on beş gün sonra. Değişen bir şey olamayacak. Günün sonunda sandıklar kurulacak ve gerçek halk iradesi ortaya çıkacaktır. İşte fırsat,  yıllardır halkını değil, kendilerini düşünenlere,  bir eli yağda, bir eli balda yaşayıp, işçiyi asgari ücrete talim ettirenlere, ekonomi uçuyor deyip, kendi ceplerini dolduranlara,  Kıbrıs Türkü’nün onurunu, gururunu ayaklar altına alanlara, memleketi haraç mezat satanlara, üzümün talkını bize, salkımını kendilerine layık görenlere hesap sorma vakti gelmiştir.
Ama aynı zamanda, partizanlığın dik alası yapılırken, yandaş istihdamlarıyla, kıyaklarla hak yenirken, adalet ayaklar altına alınırken bunu durdurma görevi olan muhalefetin başarısızlığını da unutmamak gerek. Şimdi bakmayın seçimin kokusu gelince seslerinin çıktığına. Sessizdiler, etkisizdiler, durdurmayı, geri adım attırmayı, adaletin sağlanmasını beceremediler.
Bu da demek oluyor ki, siyasetin kararlı, temiz, dürüst, ahlaklı insanlara ihtiyacı var. İşte tam fırsat. Listeler önümüze geldiğinde önce insan kalitesine bakacağız. Diğerlerini de propaganda dönemi gelmeden sıralayacağız ki, hep birlikte düşünebilelim.
“Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.” diye güzel bir atasözümüz var ya. İşte yıllardır mazlum olan halkın, bu ahı çıkartma vakti gelmiştir artık…

DOĞDUĞUM KENT
Doğduğum kenti düşlüyorum
Mahallemi
Çocukluğumun dar  ve uzun sokağını
Şimdi uzaklarda
Bambaşka bir kentte
Bir başka yaşatayım
Eski hayatların bittiği evde
Odalarda pencerelerde
Avluda ve duvarlarda
Yeniden yaşamayı irdeliyorum
Verandası yontulu
Taş evi de hatırlıyorum
Yontu üzgün gözkapakları düşmüş
Yere bakıyor duvardaki oyuğunda
Bir dönüş bir kalış öyküsü
Kurgular gibiyim
Daha betimlemeden  düş ile gerçeği
Duygularımın labirentinde
Çıkış yolu arıyorum
Bulamıyorum bulamıyorum…
(Emel Ülfer-İstanbul’da bir Kıbrıslı)

YERİN KULAĞI VAR
TAM NERESİ OLUYOR ACABA: Hasan Taçoy yaptığı açıklamada, seçim öncesi ve sonrasında DP ile koalisyonu hedeflediklerini, ÖDP’yi Ulusal Güçler Partisi yapıp DP ile ittifakla seçime gitmeyi değerlendirdiklerini söylemiş ve Serdar Denktaş’ın da buna sıcak baktını vurgulamış. Taçoy ayrıca, UGP’nin,  liberal, serbest piyasa ekonomisini benimsemiş ama merkezden biraz solda bir oluşum olacağını da söylemiş. Vallahi ben anlayamadım, merkezden biraz sol tam neresi oluyor… Bu solculuktan kastı, Kıbrıs konusu mu? Peki Serdar Dektaş buna ne diyor?  Bir zahmet onu da açıklasın da bilelim…
AYAĞINA KURŞUN SIKIYOR: DP lideri Serdar Denktaş, UBP’den ihracı kesinleşen 8 milletvekili ile dirsek temasında. 8 vekil ile birlikte, Eroğlu’ndan gelecek oyların hesabını yaparak kapılarını sonuna kadar açan Denktaş, parti içerisindeki tepkilere sessiz kalmayı tercih ediyor. Yıllardır en zor şartlarda partisine hizmet edenleri göz ardı eden Denktaş, bu hareketiyle kendi ayağına kurşun sıktığının farkında değil herhalde…
BAKAN ATUN DAHA FAZLA SESSİZ KALMAMALI: El-Sen, AKSA’nın hisselerini yabancı ortalara devrettiğini iddia ediyor ve devletle yaptığı sözleşmede böyle bir uygulama için devletten onay alması şartı bulunduğunu söylüyor. Alım garantisi miktarı arttırılmak suretiyle Kıb-Tek aleyhine kıyak yapılan AKSA’ya bu onay verilmiş midir… Elektrik konusu gündeme geldiğinde özellikle sessiz kalan Bakan Sunat Atun, Meclis’te diğer konulara yanıt verirken bunu yine es geçti. Sözleşme ihlal edildi mi, yoksa onay verilip, yeni bir kıyak mı yaratıldı…
HASTAHANEDE İLAÇ YOK: Bir okur arayıp Lefkoşa hastanesindeki ilaç eksikliklerinden dert yandı. Reçetede olan 5 ilacın sadece 1 tanesini bulabilen (o da Aspirin) vatandaş, 30 yıl sigortalara ödediği yatırımlarının karşılığını alamamaktan şikayetçi. Hastanede bulunmayan ilaçları dıştan almak zorunda kalan hastalar, ödedikleri paraları 6 ay sonra alabiliyor. Ancak aldığı 50 ml’lik ilaçlar da ödenmiyor. Çünkü devlet 25ml’ye kadar olan ilaçları ödüyormuş. Yani devlet diyor ki, “Hasta olacaksanız, 25 ml’lik olunuz”…Bir de, ecza bölümünde görev yapan 5-6 “yeni yetme” memurun vatandaşa olan tavırları hiç hoş değilmiş, Sayın Bakan hiç olmazsa buna bir çare bulabilir diye düşünüyorum… 
ALIŞTIK ARTIK: Girne- Bellapais kavşağındaki trafik ışıkları borcundan dolayı hizmet dışı kaldı. Kıb-Tek sayacın Girne Belediyesi’ne ait olduğunu söylerken, Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın, “Yol Karayolları Dairesi’nin uhdesindedir. Dolayısıyla bu sayacın oraya bağlı olması gerekirken, zamanında bizim adımıza kaydolmuş” diyor. Her iki taraf da suçu diğerine atmaktan vazgeçip, çare üretmeli…
MAKSAT REKLAM OLSUN: İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı bünyesindeki Trafik ve Ulaştırma Komisyonu tarafından 114 bin Euro’ya alınan bir adet yol temizleme aracı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi’ne teslim edilmiş. İyi etmişsiniz de, bunun için tören düzenleyip haber yaptırmak neyin nesi? Duyan da, 5-10 tane temizleme aracı aldınız sanır. O kadar ana yola, ala ala bir tane araç aldınız. Üstelik de bunun benzerleri geçmişte de alınmıştı. Hani bir laf var, “görmemişin bir oğlu olmuş, çeke çeke…” koparmış diye…
HESAPLAR TUTMADI: Cumhurbaşkanı Eroğlu, erken seçim tarihiyle ilgili bir karar verme yetkisi veya tarihe karışma gibi bir hakkı olmadığını, ancak erken seçim için siyasi partilere 3-5 ay gibi bir süre tanınsaydı, hem partilerin seçime daha iyi hazırlanabileceğine, hem de sandığa katılımın daha yüksek olabileceğine dikkat çekmiş. Şuna, “Tongaya bastık, bizimkilerin böyle bir seçimde şansları yok. Biraz zaman olsaydı belki ben de devreye girer, bir şeyler yapabilirdim” deseniz daha inandırıcı olacaktınız Sayın Eroğlu. Desenize evdeki hesap, çarşıya uymamış… 

ZİRVEDEKİLER
KOOP-SÜT, SÜTEK ve KTÖKTB: “Dünya Süt Günü Haftası” nedeniyle, ilkokullarda yaklaşık 50 bin öğrenciye süt dağıtılıyor. KOOP-SÜT ile SÜTEK’in iş birliğinde 21–24 Mayıs tarihleri arasındaki yaklaşık 25 bin öğrenciye süt dağıtıldı. Kıbrıs Türk Öğretmenler Kooperatif Tasarruf Bankası Ltd.’nin katkısıyla 27 Mayıs’a kadar 25 bin öğrenciye daha süt dağıtılması hedefleniyor. Sütün biradan pahalı olduğu ülkemizde bu güzel etkinliğe katkı koyanları kutlarız…

DİPTEKİLER
İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı: Yurttaşlık dağıtımı, Meclis’te alınan  erken seçim kararıyla resmen tavan yaptı. Hafta başından itibaren İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’na bağlı Muhaceret Dairesi, binlerce başvuruyu değerlendirip sonuçlandırabilmek için fazla mesai yapıyor. Cemile yardımları, arsa dağıtımları gırla sürüyor, yaşasın erken seçim… Yalnız Sayın Çavuşoğlu’na hatırlatalım, geçmişte UBP’nin kaybettiği tüm seçimler, bu gibi işler yaptığı seçimler olmuştur… Gonnora yemiyoruz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil