09 Aralık 2016

Akşam öyle bir rüya gördüm ki…

Haber İçi Üst

Akşam öyle bir rüya gördüm ki keşke hiç uyanmasaydım. Okuyucularım arasında rüya çözücü var ise, hayırdır inşallah deyip, bu rüyayı çözsün, gelecek için neye işaret ettiğine açıklık getirsin. Ben böyle şeylere inanmam da, yine…
Kıbrıs Türkü’nün ansızın, her nasıl olduysa, aklı başına gelmiş, şimdiki düzenin devam edemeyeceğini en nihayet anlamış, gösterişte değil de gerçek milliyetçiliği tutmuş ve yine, her nasılsa, Anayasamızı günün şart ve ihtiyaçlarına göre değiştirip ülkemizde yönetim şekli olarak başkanlık sistemini seçmiş. Bunun üzerine yeniden seçimler yapılmış, şark kurnazlarımızı politik çöplüğe atmışlar, Sayın Özersay’ı başkan seçmişler. O da hükümeti kurmada etrafına bakmış, bu ülkenin en önemli konularından biri olan çevreye neşter vurmak için  3-4  muteber çevreciden birini seçmede zorlanmış, ancak ismi ilk akla gelen Sn. Kenan Atakol’u Çevre Bakanlığı’na atamış… Sn. Suphi Hüdaoğlu’nu da Sağlık Bakanı. Sn. Erhürman’ı Adalet, Sn. Mamalı’yı da, polisi İçişleri’ne bağlayarak, İçişleri ve Yerel Yönetimler, Sn. Çağlar’ı da Eğitim ve Kültür Bakanı yapmış. Sim TV’de program yapan iki iyi eğitim görmüş genç bayanımızdan Sn. Özkaleli’yi ülkemize yerleşenlerden sorunlu bakan, Sn. Yılmaz’ı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı atamış. Rüya bu, mütevazı olmaya gerek yok; Maliye’yi Ekonomi Bakanlığı ile birleştirip bana teklif etmiş, ancak devamlı yanımda bir ambulans bir de nörs bulundurması gerekeceğini söyleyince benden genççe bir aday önermemi istemiş, bu sahada pek çok iyi aday sayabileceğimi, ancak ilk aklıma gelen Sn. Okan Şafaklı’yı önermişim.
Aman Allahım, yeni yönetimimizde bu ne sürat! Faizler, Merkez Bankası fonksiyonları ile işe başlamışlar, ivedilikle de kira ve ticaret ve borçlar ihtisas mahkemeleri kurup başlarına muteber, kendini toplumuna ispatlamış tecrübeli şahıslar atayıp, altlarına da birer hukukçu genç vermişler. Bu sahadaki sorunlar süratle, ucuza çözülmeye başlamış, icralar hem sürat, hem de ciddiyetle uygulanır olmuş, adalet gecikmeden yerine gelmeye başlamış. Çevre, planla, ağır cezalar, etkili icraatlar ile temizlenmeye başlamış, LTB problemi bilinç ve süratle hallolmuş; Kamu reformu “work-study”, personel uygunluğu, tayin ve terfilerde liyakat sistemi yürürlüğe konup, Üçlü kararname tayinleri, yalnız bakanın özel kalem müdürlüğünde kalmış. Üniversitelerle anlaşılıp periyodik kamu personel eğitimine gidilmiş, ceza-taltif sistemi tam anlamı ile yürürlülüğe girmiş. Bayrağa sarılmakla değil, üretkenlik, disiplin, dürüstlük, uzun vadeli menfaat bilinci milliyetçilik ile eş değer sayılmaya başlanmıştır. Monopollerin üzerine gidilmiş, bu konuda gereken cesaretle yapılmış, ülkede kusursuz, engelsiz rekabet ortamı yaratılmıştır. Güney’e kapıların artık açık olduğundan faydalanılarak, Güney’de bıraktığımız mallar yeniden değerlendirilmiş, mağdur olanlar başta olmak üzere bu rezalet adalet kulvarına çekilmiş. Geçmiş bütün suiistimaller araştırılıp, bütün suçlular adalet önünde yargılanmış, cürümlerine uygun cezalandırılmışlardır. Ak ile kara, vatanseverle vatan haini ayırt edilmiş, “barabont”, yağcı toplum önüne serilmiş, ifşa edilmiştir. Üniversitelerimiz özerk yapıda, Orta Doğu’nun en kaliteli seviyesine getirilip, giriş şartlarını zorlaştırıp, ara eleman yetiştiren kaliteli okul ve kolejlere çağ nüfusunun en az %30’u yönlendirilmiş. Maliye reformu yapılmış, pahalılık getiren vergiler kaldırılmış veya asgariye indirilmiş, subvansiyonlar ambargoların menfi mali etkisini giderecek şekilde düzenlenmiş, korumacılık yalnız “damping’e” karşı uygulanmaya başlanmış, rekabet gücümüz büyük oranda artırılmış. Destek ve korumacılık tembeli, yağcıyı, rezili değil güçsüze yönlendirilmiş. ( Sahipsiz çocuk, hasta, yaşlı ve engelliler). Vergiler üretimi engellemeyen, kolay saptanıp toplanan, geçmiş suiistimalleri törpüleyici, gelir dağılımını düzeltici, lüks tüketim, rant ve servet üzerinden kademeli bir şekilde toplanmaya başlanmış, ekonominin en az %90’nı kayıt içine alınmış. Sağlık ve eğitim sistemi çağdaş, üretken ve tüm toplumu kapsayan parasız ve eşit hizmet veren bir yapıya kavuşturulmuş, eğitim de ekonomik ihtiyaçlarımıza cevap verme yanında, araştıran, sorgulayan, laik yeni nesiller yetiştirmede dünyanın gıpta ile bakacağı bir yapıya kavuşturulmuş. Sn. Özersay’dan daha çok empati yapabilen, mülk hakkına daha çok saygılı olduğu belirgin ve de Kıbrıs sorununu çözümünün bizim açıdan önemini daha çok kavramış görülen TV. Programcısı Sn. İncirli’yi görüşmeci olarak atamış.
Ne yazık ki bunlar bir rüya. Ancak gerçek olsa Kıbrıs problemi çözümü de kolaylaşır, KKTC küçük bir İsviçre olur kanısındayım.
Ne gezer! Yarı cahiller çoğunlukta olursa!

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil