06 Aralık 2016

Afrodit birleştirir mi?

Haber İçi Üst

İngiltere’deki The Independent Gazetesi’nde ilginç bir makale yer aldı.

Makalenin konusu Kıbrıs’taki hidro-karbon yatakları…
Makalede, Afrodit bölgesindeki yatakların adanın yeniden birleşmesine katkı yapıp yapmayacağı sorgulanıyor.
Makale Margareta Pagato imzalı…
Güney Kıbrıs’ta yaşanan ekonomik krizin tam anlamıyla bir kötü yönetim kazası olduğuna dikkat çekilen makalede, İngiltere’deki Warwick Üniversitesi’nde görev yapan Profesör Hari Tsoukas’ın görüşlerine de yer verildi.
Rum Akademisyen Hari Tsoukas, Güney Kıbrıs’taki krizin Rum siyasilerinin başlarını kuma gömüp, gerçeklerden kaçmaları nedeniyle yaşandığının altını çizdi.
Bankacılık sisteminde yaşanan sorunların görmezden gelindiğini vurgulayan Tsoukas, Bankacılık sektörünün Gayrı Safi Milli Hasılanın sekiz katı büyüklüğüne gelmesinin krizi beraberinde getirdiğini anlattı.
Gereğinden çok fazla büyüyen bankacılık sistemi, politik bir aktör konumuna geldi.
Krediler gerekli garantiler alınmadan verildi.
Yunanistan’da şubeler açıldı. 

Güney Kıbrıs’ta krizin ayak seslerinin geçtiğimiz yıl duyulmaya başlandığını vurgulayan Rum Akademisyen Tsoukas, dönemin Rum Lideri Hristofyas’ın bu seslere kulaklarını tıkayıp gelen krizi görmezden geldiğini belirtti.
Dönemin Rum Başkanı Hristofyas o günlerde IMF tarafından yapılan uyarıları da dikkate almadı.
Uyarıların blöf olduğunu iddia ederek yoluna devam etti.
Sonuç ortada…
Yeni Başkan Nikos Anastasiadis, kucağında içinden çıkamayacağı boyutta bir kriz buldu.
Ve yaşananlar herkesin malumu…
Şimdi bundan sonra ne olacak?
The Independent Gazetesi’nden Margareta Pagano, Rum akademisyen Tsoukas’ın görüşlerine yer verdikten sonra bundan sonra Kıbrıs’ta ne olabileceği sorusuna yanıt aradı.
Yanıt ararken de hidro-karbon yataklarına odaklandı.
Afrodit bölgesindeki kaynakların Kıbrıs’ta bir birleşmeye ve Türkiye ile Birleşik Kıbrıs’ın işbirliğine yol açıp açmayacağını sorguladı.
Sonuç olarak da birleşmenin ve Türkiye ile iş birliğinin aklın yolu olduğu mesajı yazıda yer aldı.
Güney Kıbrıs Euro Bölgesi’nde kalsa da, yeniden Kıbrıs Lirası kullanmaya başlasa da, ekonomik kriz nedeniyle büyük sıkıntılar ve acılar çekeceği kesin.
Pagano, bu tespiti yaptıktan sonra Afrodit Bölgesi’nde 200 Milyar Metre Küp doğal gaz bulunduğunu ve bunun değerinin 80 milyar dolara tekabül ettiğini yazdı.
Bu kaynağın AB’nin yıllık ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayabilecek bir kaynak olduğuna da işaret etti.
Ancak bu kaynağın AB’ye ulaştırılması için Türkiye dışında izlenecek bir güzergah 40 milyar dolara mal olacak. Türkiye üzerinden AB’ye aktarılmasının maliyeti ise 15 milyar dolar. Yani diğer seçeneğin çok ama çok altında…
Yazar Margareta Pagano, doğal gazın Türkiye üzerinden naklinin siyasi bir bedeli olduğuna da işaret ettiği yazısında, adanın yeniden birleşmesi ile elde edilecek ekonomik kazanımlara da işaret etti.
Buna göre gazın uzun vadede yıllık geliri 3 milyar dolar, adanın yeniden birleşmesi ile birlikte GSMH’daki büyüme de yüzde 3 olarak öngörülüyor.
Bu rakamları da yazısında ortaya koyan Pagano, Türkiye’nin bölgesinde düşmanlıkları işbirliklerine çevirmek için attığı adımlara da vurgu yaptı.
İşte bu noktada her şey Rum ve Yunan tarafına bağlı. Eğer Rum Yunan tarafı bildik politikalarında ısrarda devam ederlerse yaşadıkları krizler daha da derinleşecek ve acıtacak.
Ama daha yapıcı ve uzlaşıcı bir çizgiye gelirlerse bundan herkes kazançlı çıkacak.
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun son dönemde yaptığı çağrılar çok ama çok önemli.
Umarım Rumlar mesajı doğru alırlar ve Kıbrıs meselesi tarihe mal olurken, bölge bir ekonomik işbirliği bölgesine dönüşür…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam