09 Aralık 2016

ABD Merkez Bankası’nın bir kararı, dünyadaki piyasaları salladı!

Haber İçi Üst

Biz KKTC’de içe dönük kendi genel seçimlerimizin hazırlıklarını yaşarken dünyada finansal ve ekonomik dalgalanmalar yaşanmaktadır. Tabiidir ki bu hemen KKTC’yi de etkilemekte dövizlerin fırlamasıyla maliyetler ve fiyatlarda sıçrama olmaktadır.
Bu hafta KKTC’de daha ziyade aday seçimleri veya tespitleri ile siyasi partiler arası transferler devam ederek jet hızıyla gerçekleşmektedir. Kamuoyu tarafından bu siyasi gelişmeler ibretle izlenmekte, değişikliklerin hedeflediği projenin, sonunda nasıl şekilleneceği konusunda, çeşitli tahminler yürütülmektedir.
Umudumuz, sonuçların halkımıza ve ülkemize en yararlı ve hayırlı şekilde olmasıdır. Ancak halkımıza düşen büyük görev var, cereyan etmekte olan olaylara iyice bakması ve seçimini ona göre yönlendirmesidir. Seçimle ilgili gelişmeler bu hafta kendi mecrasında devam ederken, dünyadaki finansal hareketlere bakalım.
Bu hafta ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı’nın yaptığı niyetle ilgili bir açıklama, dünyada birçok ülkelerde başta AB ülkeleri, Çin, gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye’de olmak üzere piyasaları sallamış, tüm borsalarda düşüş ve kayıplar yaşanmıştır. ABD doları ve Euro değerinde artışlar olmuş, faizler yükselmiş ve ekonomilerdeki kurulmaya çalışılan istikrar, bozulmuştur.
ABD ekonomisinde şimdi iyileşme olmasıyla, para politikasında değişiklik yapılacağı beyan edilmiştir. 2008’den sonra Amerika’nın başlattığı ve dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uygulanmakta olan parasal gevşeme politikasının yani para basma dahil parasal genişlemeye teşvik etme politikalarının kaldırılacağı beyanatı, genelde tüm ülkelerin borsalarını ve finans sektörünü olumsuz yönde etkilemiştir.
Geçen gün FED Başkanı Bernanke’nin “ABD ekonomisine yönelik risklerin azalması durumunda piyasalarda küresel anlamda yükselişler getiren parasal genişleme programının daraltılmasına 2014’te başlanabileceğini’ söylemesinin ardından, (ki öncesinde 85 milyar $’lık tahvil alım programından bahsetmektedir) hemen aynı gün ve ertesi günde Avrupa Birliği ülkelerinde, ve Türkiye’de sert hisse senedi ve emtia düşüşlerine neden oldu. Avrupa’da bir günde % 8.7’lik bir kayıp yaşandı. Küresel hisselerdeki düşüş ve Çin’deki daralma ile tüm gelişmekte olan ülkeler dünya endeksi ortalama -% 3 geriledi.
ABD’nin parasal fren yapması faizleri de etkileyecek ki şimdiden birkaç gün içinde faizler yukarı doğru arttı. Dolar faizi de artmaya başladı ve bu husus özellikle borçlu ülkeleri daha zor duruma düşürecektir. Avrupa Birliği içindeki krizde olan ülkeler tedirginliğe girdi. Bu tedirginliği önlemek için, Avrupa Merkez Bankası başkanı, üye ülkelerin bonolarını Avrupa MB’nin alacağını söyleyerek, faizlerin fazla yükselmesini önledi. Ve gerekirse para basılabileceğini de söyleyerek piyasaların ve borçlu ülkelerin tedirginliklerini bir miktar rahatlattı.
Bu kararın Türkiye’ye olumsuz etkisine baktığımızda, esasen içteki Gezi olayları ile son haftalarda düşen ve kalkan borsanın, bu kararla oldukça etkilendiğini bist 100 endeksinin birdenbire Perşembe günü % – 6.82 değer kaybederek 73,400lere düştüğünü görüyoruz. Faizler de % 6’lardan % 7.61’e çıktı. TL değerinde düşüş, dolar ve Euro’da yükselişler oldu. Hafta sonu Cuma günü de endeks biraz daha düşerek 73,100’e, son yılın en düşük seviyesine indi. Faizler de % 8’e yükseldi. Tabiidir ki bu enflasyonu ve maliyetleri de etkileyecektir. Sonuçta ekonomik dengelere yansıyacaktır. Faizler daha geçen ay % 4-5 arasında iken birdenbire ikiye katlanması, dövizin yükselmesi pahalılığı ve enflasyonu körükleyecektir.
Her ne kadar da TCMB, yükselen doları düşürmek için 6 defa döviz satım ihalesi yapmış olmasına rağmen,(350 milyon $’lık) dövizin fiyatını pek düşürememiştir. Dış kaynaklı olmasının etkisi de alınan tedbire fazla cevap verememiştir.
ABD ekonomisindeki krizin, dünyayı 2008’den beri nasıl etkilediğini yaşamaktayız. Şimdi kendi ekonomisinin düzelme sürecinde almakta olduğu kararlarının da, günlük ve anlık olarak dünya ülkelerinde nasıl algılanıp etkilendiğini de görmekteyiz. Resesyon ihtimalleri görüşülüp konuşulmaktadır. Dolayısıyla ABD’nin dünya ekonomilerindeki yaratacağı durgunluğun tekrar kendi ekonomisine dönebilecek düşünceleri, getireceği ihracat ve pazarlama sorunları, adım atarken ihtiyatlı olmasını da hatırda tutmasını gerektirecektir.
Türkiye’deki son iç ve dış etkiler dolayısıyla Başbakan Yardımcısı Babacan’ın söyledikleri de dikkat çekmektedir. Son günlerde gelişen finansal istikrarsızlığın ve ekonomik dengelerin bozulmasının, hem ABD MB’nin yeni uygulayacağı politika ile ilgili beyanı, hem de içteki Gezi olaylarını kastederek, “hem iç kamuoyunda sosyal hareketlilik ile alakalı olmamız, akılcı politikalar uygulamamız lazım, hem de makro ekonomi yönetiminde ihtiyatlı olmamız lazım. 10 yılın birikimi, güven ve istikrarı dışarıdan ya da içeriden olacak gelişmelerle aşınabilir, zayıflayabilir” söylemi, Türkiye’de yumuşatıcı önlemlere olan ihtiyaca da dikkat çekmekte ve alınmakta olan içteki önlemlerle ilgili endişelerini yansıtmaktadır.
Nitekim Varlık Barışı ile ilgili yasanın geçmesinden sonra ülkeye gelmesi beklenmekte olan döviz, menkul kıymetler, para ve altın’ın gelmediği ve son olaylarla da gelişlerin, varlık sahipleri tarafından durdurulduğu veya ertelendiği hususunda, bir süre önce yetkililerce istihbaratlar olduğu açıklanmıştı. Bu bakımdan Maliye Bakanı Şimşek geçen gün, 31 Temmuz’da süresi dolacak olan yasanın uzatılmasına gidileceğini, uluslararası takas bankası niteliğindeki bankanın verilerine göre, yurt dışında Türklere ait 135 milyar $ döviz ve menkul kıymet bulunduğunu ifade etmiştir.
Sermaye ve para ürkektir deyimi, boşuna söylenmemektedir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil