10 Aralık 2016

ABD artık devrede

Haber İçi Üst

Kıbrıs konusunda yeni ve hareketli bir döneme gireceğiz.
Bunun işaretleri gelmeye başladı.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, Yunan Başbakanı Antonis Samaras ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun çözümü için büyük fırsat olduğunu belirtti.
Obama, “Rum ve Türk toplumundan gelen mesajlar bizi cesaretlendirdi” dedi.
Kıbrıs meselesinin uzun bir aradan sonra bir Amerikan Başkanı tarafından gündeme getirilmesi bence çok önemli ve anlamlı.
Ekim ayı ile birlikte Kıbrıs konusundaki müzakerelerin yeniden başlayacağının açıklanmasının ardından, Obama’dan gelen “ÇÖZÜM İÇİN FIRSAT VAR” değerlendirmesinin üzerinde durmak lazım.
Bu değerlendirme Kıbrıs’ta çözüm umutlarını yeşertecek bir değerlendirmedir.
Aslında Kıbrıs konusunda bu aşamaya kolay gelinmedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı bu süreçte öncü ve önemli rol oynadı.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı John Kerry’nin göreve gelmesi ile birlikte Türk Dışişleri Kerry’ye “Hem İsrail ile olan sorunu, hem de Kıbrıs sorununu biz çözmeye hazırız. Gelin bu konularda birlikte çalışalım” mesajını verdi.
Mavi Marmara krizinin aşılması sürecinde Türkiye Amerika  Birleşik Devletleri’ne “We mean what we say” diyerek sözünün arkasında olduğunu gösterdi.
Mavi Marmara krizinin ortadan kalkması sonrasında sıra Kıbrıs konusunda adım atmaya geldiğinde, Türkiye Amerika’dan etkin rol üstlenmesini istedi.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri ziyareti öncesinde ve ziyaret sırasında Türkiye ısrarla Amerika’ya “Gel Kıbrıs meselesinin çözümünde etkin rol oyna” mesajını verdi.
Bu arada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından dönemin Başbakanı İrsen Küçük’ün gerçekleştirdiği Amerika ziyaretini de bu çerçevede değerlendirmek lazım.
Küçük, Washington’daki temasları sırasında bir araya geldiği ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Kıbrıs sorumlusu Eric Rubin’den “Amerika’nın Kıbrıs’ta etkin bir rol üstelenmesini ve Rum lider Anastasiadis’in Kıbrıs sorununun çözümü yönünde cesaretlendirilmesini” istemişti.
Böylece Türk tarafının bir bütün olarak ABD’nin devreye girmesinden yana olduğu ortaya konulmuştu.
Öte yandan Türkiye Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak Yunanistan ile de uzun bir zamandır perde gerisinde yoğun temaslarda bulunuyordu.
Bu temaslar sırasında Türkiye garantör ülke olarak Yunanistan’ın da Kıbrıs konusunda elini taşın altına koyacak şekilde rol alması gerektiği üzerinde duruyordu.
Amaç Kıbrıs’ın bölgede bir kriz noktası olmaktan çıkarılması ve iş birliği ve barış adası haline getirilmesi idi.
Kıbrıs meselesinin devam ediyor olması, NATO-AB ilişkilerinin derinleşmesini engellemenin yanı sıra, hidrokarbon yatakları nedeniyle Doğu Akdeniz’de sıcak çatışmalara ortam yaratma potansiyeline de neden oluyor.
Öte yandan Türkiye-AB ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor.
Kısacası, Kıbrıs meselesinin devamı uluslararası ilişkilerde ciddi sorunlar yaratıyor.
Türkiye bu bilinçle Annan Planı süreçlerinden başlamak üzere Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda inisiyatif alan ve cesur adımlar atan bir ülke olarak öne çıktı.
Ancak Rum tarafının çözüm konusundaki isteksizliği ve işleri sürekli yokuşa süren tutumu, Kıbrıs sorununun çözümünün hep ötelenmesine neden oldu.
Sorunu çözmek için Rum tarafının tutumunun değişmesinin şart olduğunu gören Türkiye, bu noktada Amerika’nın etkin olabileceği gerçeğinden hareket ederek girişimlerde bulundu.
Beklenti, ABD’nin Kıbrıs meselesinde oyunun kurallarını yeniden belirlemede etkin rol almasıydı.
Başkan Obama’nın Yunan Başbakanı ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklama bize Türkiye’nin istediği yolda ilerleme sağladığının bir göstergesi olarak not edilebilir.
Obama’nın “Kıbrıs sorununun çözümü için fırsat olduğunu” söylemesi yukarda anlatmaya çalıştığım girişimler de dikkate alındığında daha fazla bir anlam ifade ediyor.
Umarım Ekim ayında başlayacak yeni dönemde, Amerika’nın da etkin bir özel temsilci ile taraflara yardımcı olması ile birlikte, bu kez Kıbrıs sorununun çözümü yolunda sonuç alınır.
Gelinen aşamada Türk tarafının hedefi artık bir şekilde Kıbrıs meselesini tarihe mal etmektir.
Dileyelim bu hedefe bu kez ulaşılsın ve Kıbrıs krizlerin yaşandığı, bu nedenle de üzerinde yaşayan insanların bedeller ödediği bir toprak parçası olmaktan kurtulsun.
Doğu Akdeniz bir barış ve iş birliği havzasına dönüşsün…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil