06 Aralık 2016

AB kimsenin postacısı olmaz

Haber İçi Üst

Kıbrıs konusunda müzakerelerin ekim ayında başlayacağı konuşulurken, Rum tarafı Maraş konusunu gündeme getirme arayışlarını devam ettiriyor.

Maraş konusunda ortaya yazılı bir belge ya da somut bir proje koymayan Rum tarafı, AB’yi de Maraş’la ilişkilendirmeye çalışıyor.
AB tarafı bu durumdan hiç hoşnut değil.
Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözümün yerini hiçbir şeyin alamayacağı temel yaklaşımı ile hareket eden AB, BM’yi bu konuda zora sokacak bir adım atmama konusunda da kararlı.
Bu nedenle AB, Kıbrıs konusunda her iki tarafın da kabul etmeyeceği hiçbir angajmana girmeyecek.
Hele de Maraş konusunda…

AB’nin Maraş konusunda girişim başlatabilmesi için, Kıbrıs’taki her iki tarafın da buna onay vermesi gerekiyor.
Gelinen aşamada böyle bir şey söz konusu değil.
AB, Kıbrıs konusunda BM ile çok yakın bir işbirliği içinde çalışıyor.
Özellikle BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ile AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle bu konuda çok yakın bir teşriki mesai içerisinde…
Bu yakın çalışma, AB’nin BM’nin bilgisi ve desteği olmadan Kıbrıs konusunda bir adım atmasına fırsat vermiyor.
Nitekim Maraş konusunda BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, AB’nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Füle’ye çok net mesajlar verdi.
Downer, Füle’ye özetle, “Maraş konusu ile uğraşarak zaman kaybetmeye gerek yok. Taraflar Maraş konusunda ilerleme sağlayabilecek bir pozisyondaysalar zaten Kıbrıs sorununu da çözecek durumdadırlar” dedi.
Downer, Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda engelin teknik konularda olduğuna işaret ederek, fır hattı ya da gümrükler gibi teknik meselelerde Rumların uzlaşmaya hazır olmaları halinde Kıbrıs konusunun hemen çözümlenebileceğine işaret etti.
Downer AB’ye Maraş konusunda mesai harcamanın zaman kaybına neden olacağını da iletti.
Bu mesajlarla birlikte AB Maraş konusuna mesafeli yaklaşan bir duruş sergilemeyi tercih etti.
Ama Rum tarafı AB’nin de Maraş meselesine ilgi duyduğu ve Rum tarafının Maraş ile ilgili yaklaşımına sahip çıktığı imajını yaratmak istiyor.
Halbuki böyle bir şey söz konusu değil.
GELİNEN AŞAMADA AB’NİN GÜNDEMİNDE MARAŞ MESELESİ YA DA MARAŞ İLE İLGİLİ BİR MODEL YOK.
AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, Kıbrıs konusunda Türk tarafının onayı olmadan herhangi bir konuda görüşme ya da ilerleme sağlanamayacağının altını çiziyor.
Füle görüştüğü kişilere, “Maraş konusunda Türk tarafının oluru olmadan adım atılamaz” diyerek bu konudaki duruşunu ortaya koyuyor.
Gelinen aşamada AB, Kıbrıs meselesini Rumların beklentileri doğrultusunda ele alarak, bunu Türkiye’nin AB üyeliği ile ilişkilendirmek suretiyle konuyu Ankara’nın önüne koyma niyetinde değil.
“Biz kimsenin postacısı olmayız” diyen AB yetkilileri, Rumların Maraş konusunda basına yanlış bilgiler sızdırmasından da rahatsız…
STEFAN FÜLE, KIBRIS’TAKİ HER İKİ TARAFIN DA ONAYI OLMADAN AB’NİN GİRİŞİMDE BULUNMAYACAĞI KONUSUNDA TAAHHÜTTE BULUNMUŞ DURUMDA.
Ama tüm bunlara rağmen, Rumlar son dönemde Maraş meselesini ortaya atarak kendilerinin bu konuda ortaya koyacakları pozisyonu AB’nin kendi pozisyonu olarak benimseyip, bunu Türkiye’nin önüne koyacağı düşüncesi ile hareket ediyor.
Bu durum da AB’yi rahatsız ediyor.
Kıbrıs konusunda her iki tarafa da eşit yaklaşan AB, BM ile tam bir eşgüdüm içinde hareket ediyor.
Ve AB Kıbrıs konusunun kapsamlı çözümüne katkıda bulunacak meselelere destek olmanın dışında bir tavır geliştirmeme konusunda da kararlı.
Kısacası Kıbrıs konusunda gelinen aşamada ne AB ne de BM, kapsamlı çözüm yerine makro güven artırıcı önlemlere odaklanma niyetinde…
Rumlar yine havanda su dövüyor ve gündem saptırmaya çalışıyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam