Muhittin T. Özsağlam

Cebelitarık UEFA üyesi, ya Kıbrıslı Türkler?

27 Mayıs 2013, 11:38

Geçtiğimiz hafta Avrupa Futbol Federasyonları Birliği’nin (UEFA) 37. olağan kongresi Londra’da gerçekleşti. Gerçekleşen kongrede alınan en önemli kararlardan bir tanesi de Cebelitarık’ın UEFA’ya üye olarak kabul edilmesi... Cebelitarık yani Tarık’ın dağı, artık UEFA’nın 54. üyesi...

Cebelitarık küçük bir kara parçası, toplam yüzölçümü 6.8 km . İngiltere’nin Independent Gazetesi Cebelitarık’ın UEFA üyeliğini “Kaya UEFA üyesi, fakat 2016 Avrupa Şampiyonası elemelerinde İspanya’dan ayrı tutulacak...” başlığıyla okuyucularına duyurdu (Independent, 24 Mayıs 2013). Cebelitarık Britanya imparatorluğunun deniz ötesi olan topraklarından bir tanesi. Cebelitarık, İspanya ile Birleşik Krallık arasında “egemenlik” bağlamında yıllardır sorun olmuş bir kara parçası olduğundan Cebelitarık’ın Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde İspanya ile aynı grupta yer almayacak olması şaşırtıcı değil, çünkü UEFA daha önce de yaptığı uygulamalarla Rusya-Gürcistan, Azerbaycan-Ermenistan gibi ülkelerin aynı grupta müsabaka yapmalarını engelleyecek formüller üretmişti.
Cebelitarık, eski Yunana, Romalılara ve Araplara ev sahipliği yapmış bir kara parçası, Araplardan sonra ise İspanyolların egemenliği altında olmuş gelenekselci teorilere göre jeo-politik ve jeo-ekonomik öneme sahip bir konuma (lokasyona) sahip.
1704 yılında, İspanya’daki veraset savaşlarının atmosferinden yararlanan Britanya Cebelitarık’ı ele geçirdi ve 1713 yılında imzalanan Utrecht antlaşmasıyla da Cebelitarık’ın Britanya toprağı olduğunu resmen ilan etti (Peter Gold 2009:697). 20. yüzyılın ortalarına kadar da Britanya’nın Utrecht antlaşmasının 10.maddesine gönderme yaparak Cebelitarık’ta egemenlik hakkının devam ettiğini vurgulaması uluslararası toplum tarafından kabul görmüştür. Ancak, 1960’lı yıllarda sömürgelerin bağımsızlıklarını ilan etmeleri ve kazanmalarıyla birlikte Birleşmiş Milletler (BM) Cebelitarık’ın statüsüne ilişkin de çeşitli kararlar üretmek zorunda kalmıştır. BM ürettiği kararlarla birlikte hem uluslararası şartlara uygun bir durumu yaratmak hem de İspanya ve Britanya arasında süren uyuşmazlığa-gerilime çözüm bulmayı amaçlamıştı. Buna paralel olarak da BM çerçevesinde her iki ülke arasında süren görüşmeler neticesinde, BM Genel Kurulu’nun 1965 yılında aldığı 2070 sayılı karar neticesinde (bkz., www.un.org), 1967 yılında İspanya’nın karşı çıkmasına karşın Cebelitarık’ta yapılan referandumda Cebelitarıklıların yüzde 99 oranı Britanya ile devam demişler ve İspanya’ya katılımı reddetmişlerdir. Franco İspanyasına katılmak çoğunluğu Katolik Cebelitarıklılar arasında pek cazip olmamıştı, onlar için daha fazla refahı ve demokrasiyi “bahşeden” Britanya cazip gelmiştir.
1967 yılında yapılan referanduma karşın ilgili soruna bir çözüm bulunamamış ve 2002 yılında Cebelitarık hükümetinin organize ettiği bir referandum daha gerçekleştirilmiştir. Bu referandumda da “Cebelitarık’ın egemenliğinin Britanya ve İspanya arasında paylaştırılmasını kabul ediyor musunuz?” sorusuna Cebelitarıklılar %98 oranında “Hayır” oyu kullanmışlardır (New York Times, 8 Kasım 2002).

Cebelitarık’a ilişkin BM Genel Kurulu’nda ve ilgili komitelerinde birçok karar var ancak ilgili kararları şu anda bir köşe yazısında paylaşmak ve tartışmak pek mümkün değil. Cebelitarık 2006 yılında gerçekleştirdiği diğer bir referandumla yeni bir anayasayı kabul etmiş durumda, 2006 Anayasası’nın giriş kısmında da belirtildiği üzere Cebelitarık Biritanya’nın egemenliğiyle uyum içinde kendisini yöneten, dış işlerinde ise tüm sorumluluğun Britanya’ya ait olduğu bir yapıya kavuşmuştur (bkz. Cebelitarık 2006 Anayasası,http://www.gibraltar.gov.gi/images/stories/PDF/constitution/NewGibraltarConstitution.pdf). Cebelitarık’ın yasama ve yürütme gibi organlarda üst düzey görev almak için de Britanya vatandaşlığı şartı anayasanın ilgili 26.Maddesinde belirtilmiştir (bkz. Cebelitarık Anayasası, 2006). Yürütmenin başında valinin yer aldığı bir yapıdan bahsederken, Cebelitarık’ın uluslararası alanda herhangi bir egemenliğe sahip olmaksızın Britanya’nın İskoçya ve Galler gibi bir parçası olduğunu söylersek pek yanlış olmaz sanırım.
Cebelitarık 6 yıl UEFA’ya üyelik için başvurmuştu, ancak UEFA ilgili başvuruyu reddetmişti. Bunun üzerine Cebelitarık konuyu Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) taşımıştı. CAS’ın kararına paralel ve UEFA üyeleri İngiltere, İskoçya ve Galler’in lobi faaliyetleri neticesinde Cebelitarık UEFA üyeliğine kabul edilmiş durumda.
Son günlerde gazetelerimizin spor sayfalarında Cebelitarık’ın UEFA üyeliğine benzer bir durumun Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu için de mümkün olabileceğinden bahsediliyor. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun durumu burada farklı olmasına karşın az da olsa benzerlikler de yok değil! Adanın kuzeyindeki halkın 2004 referandumunda adanın bütünlüğüne ilişkin verdiği bir karar var, bununla birlikte 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti De Jure olarak statüsünü korumakta-BM üyesi ve BM tarafından toprak bütünlüğüne önem verildiği ilgili kararlarda net bir şekilde ifade edilmiş durumda. Bu durumda Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) ile diyalog haline sorunu çözmekten başka bir çaresi kalmıyor gibi, bu diyalog yapılırken Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu elini güçlendiren durum şu ki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 108. maddesi Kıbrıs’taki Rum ve Türk cemaatlerine ayrı spor kuruluşlarını ve derneklerini kurma hakkı verdiğine ilişkin referans yapılabilir. Bu referansa ek olarak BM’de tek bir temsiliyete sahip olan Britanya’nın UEFA’da kendisine bağlı birimlerin ayrı temsiliyet hakkına sahip olduklarının da altı çizilebilir. 2004 referanduma “Evet” diyen Kıbrıslı Türkler, zaten adanın bütünlüğüne olan inançlarını belirtmişler ve “self-determinasyon” haklarını yeni bir referandum yapılıncaya kadar kullanmışlardır. Bununla birlikte Kıbrıslı Türkler 2004 referandumuna bağlı olarak da İslam Konferansı Örgütünde “Kıbrıs Türk” devleti statüsünde temsil edilmektedirler. Diğer yandan ise, Avrupa Birliği (AB) vatandaşı olan Kıbrıslı Türklerin yaşadığı coğrafya da AB müktesebatının uygulanmadığı-ertelendiği AB toprağı olarak tanımlanmaktadır.
Cebelitarık’ın UEFA üyeliği bize bir sürü şeyi sorgulamamızı ve hatırlamamızı sağladı. Sanırım Kıbrıslı Türkler olarak futbol ve diğer uluslararası spor müsabakalarında yer almak için öncelikle kendimizi ve diplomasi zafiyetlerimizi sorgulamalıyız...
Not: Bizim bakanlarımız veya milletvekillerimizin hepsi Britanya vatandaşı değil ama büyük çoğunluğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin vatandaşı...


Bu makale 879 kez okundu.
Havadis Gazetesi, Her hakkı saklıdır.

Design and Powered by Baba Bilgisayar