Tüm dünyada olduðu gibi ülkemizde de gün geçtikçe artan kanser vakalarýnýn farkýnda olmamak mümkün deðil. Dünyada her yýl 10 milyon insan, kansere yakalanýyor. 2020 yýlýnda bu rakamýn 17 milyon olacaðý tahmin ediliyor. Kanserlerin, %25-%35 oranýnda beslenmeyle ilgili olduklarý ileri sürüldüðüne göre ve hormonlu sebze ve meyve tüketiminin kanser olma riskini büyük ölçüde artýrdýðý düþünülürse, ne yediðimizi ve çocuklarýmýza ne yedirdiðimizi bilmemizde fayda var.
Ülkemizde hormonlarýn ülkeye giriþi ve kullanýmý yasal olarak yasak. Ama ne yazýk ki birçok üründe kullanýlýyor. Ýþin acý veren boyutu da bu aslýnda. Yasak olduðu halde hormonlar, bir þekilde (yani kaçak olarak) bu ülkeye giriyor, kullanýlýyor ve soframýza geliyor ama yetkili hiçbir merci buna dur diyemiyor. Bu da demek oluyor ki gümrüklerde kontrol yok, tarlada kontrol yok, market ve manavda kontrol yok. Gerçi tarlada, markette ve manavda istesek de kontrol edemiyoruz o da ayrý bir eksiklik. Çünkü meyve ve sebzede ve de hayvansal ürünlerde hormon kullanýmýný test edebilecek bir laboratuvarýmýz yok. Bu durumda tamamen Allah’a emanetiz yani.
“Bitkilerde büyüme ve geliþmeyi düzenleyici olarak kullanýlan, düþük yoðunluklarda dahi etkili olabilen ve bitkilerde sentezlenerek taþýnabilen organik maddeler” olarak tanýmlanan hormonlar, dünya insan nüfusunun hýzla arttýðý ve tarým arazilerinin de giderek azaldýðý günümüzde, tarým ürünlerinin verimliliðini artýrmak amacýyla ne yazýk ki bilinçsizce kullanýlýyor.
Ýnsanlar daha az toprak kullanarak, daha az emek ve para harcayarak daha çok ürün elde edebilmenin yollarýný aradýlar. Hormonlar da bu amaca giden yolda, canlýlar ve tohumlarýn genetiðiyle oynanmasý, deðiþik kimyasal ilaç ve gübrelerin kullanýlmasý yanýnda önemli bir noktada yerini aldý.
Hormonlar tarým ve hayvancýlýkta doðal sürece müdahale ettiði için az zamanda daha çok mal üretimini, ürünlerin daha canlý ve güzel görünmesini saðlamak ve her mevsimde ürün sahibi olabilmek için kullanýlmaktadýr.
Gerek kimyasal tarýmsal ilaçlar gerekse de hormonlar belirli oranlarda ve prospektüsüne uygun kullanýldýklarýnda ciddi bir risk taþýmýyorlar fakat bilinçsiz kullanýmlarý neticesinde önemli sorunlara sebebiyet vermektedirler. Hele bir de kullanýmý kontrol edecek mekanizmalar çalýþmýyorsa durumun ciddiyeti daha da artýyor. Çünkü bir çok üretici için daha fazla hormon, daha fazla ürün ve dolayýsý ile de daha fazla kazanç anlamýna geliyor.
Sýklýkla tüketilen hormonlu gýdalar, vücuttaki hormon dengesinin ve baðýþýklýk sisteminin bozulmasýna, þiþmeye, yaðlanmaya ve hücreleri zayýflatarak kanser yatkýnlýðýný artýrmaya neden olur. Ve bilinmelidir ki hormonlu gýdalarla beslenen hamilelerin ve emziren annelerin çocuklarý da risk altýndadýr. Çünkü yapýlan araþtýrmalar göstermiþtir ki hormonlu ve tarýmsal ilaç kalýntýlý meyve ve sebzelerle beslenen anneler bunu karnýndaki ve süt yoluyla da emzirilen bebeðe geçirebiliyor.
Hormonlu gýdalarý nasýl anlarýz? Hormon takviyesi özellikle zamansýz yetiþtirilen ürünlerde çok fazla uygulanýyor. Bu nedenle, artýk her mevsim her þeyi bulabiliyor olsak da, meyve ve sebzeleri normal zamanlarýnda tüketmeye çalýþmalýyýz. Bazý sebzelerin tüketilmemesi gereken zaman aralýklarýna gelince: Domates: (15 Ekim - 10 Kasým / 10 Nisan - 5 Mayýs), Patlýcan: (15 Kasým - 15 Mayýs), Kabak: (1 Kasým - 15 Mayýs). Daha genel bir tabirle vermek gerekirse 10 Kasým-1 Nisan tarihleri arasýnda, salatalýk, domates, patlýcan, biber, þeftali, karpuz, erik, muz gibi yaz sebze ve meyvelerini tüketmemek gerekir. Hem kanserojen hem de pahalý olan bu meyve ve sebzeler yerine kýþýn yetiþen ve vitamin, minerallerden zengin olan ýspanak, pýrasa, karnabahar, yerelmasý, elma, portakal, mandalina gibi kýþ sebze ve meyvelerini tercih ediniz. Bu þekilde hem saðlýklý olursunuz hem de kanserden korunursunuz. Ayrýca meyve ve sebzeler bazý alýþýlmayan özellikleriyle de size hormon kullanýlýp kullanýlmadýðýný belli ederler. Bunlara dikkat edin:
Hormonlu ve hormonsuz sebze-meyveyi ayýrt edebilmenin bazý ipuçlarý þöyle:
Domates: Domates kesildiðinde içi fazlaca boþsa, çekirdeði çok az veya hiç yoksa, meyvenin ucunda sivri memeler varsa ve yuvarlak yapýsýndan farklý bir þekle sahipse hormonlu olduðunun göstergesidir. Ayrýca hormonlu domatesler dik kesildiði zaman ortasýnda beyaz ve sert bir tabaka görülür.
Salatalýk: Salatalýkta meyve oluþum þekli bakýmýndan hormon kullanýlmasýna gerek yoktur aslýnda. Fakat bazý kaynaklarda kullanýldýðý bildirilmektedir. Bu baðlamda bilmekte fayda var. Meyve þekilsiz, bir ucu kalýn bir ucu ince ise veya yan yana yapýþýk meyveler görülürse, içi sünger gibi, çekirdeði de koflaþmýþsa ve yendiði zaman lezzetsiz bir tat veriyorsa hormonlu olduðunun göstergesidir.
Biber: Hormonlu biberler aþýrý büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek etrafý boþ, etli kýsmýnda domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku görülür.
Patlýcan: Hormonlu sebzenin þekli bozuktur, kenarlarda þiþlikler görülür. Yan yana yapýþýktýr, etli kýsmý sünger gibi kof olur ve çekirdeði ya çok az ya da hiç yoktur
Patates: Hormonlu meyvenin þekli bozuk, patates yumrularýnda yapýþýklýk ve küçük yumrular vardýr. Eðer aþýrý gübre ve hormon kullanýmý varsa patatesin içinde kararmalar görülebilir.
Çilek: Hormonlu çilek aþýrý büyüktük, yapýþýk meyveler görülür, þekilsizdir ve ýsýrýldýðýnda meyvenin içi boþtur.
Karpuz: Hormonlu karpuzlarýn çekirdek evleri boþtur. Yendiði zaman aþýrý niþasta kokusu verir, saman gibidir.
Bunlar dýþýnda hormon kullanýldýðý bilinen baþka meyve sebzeler de vardýr. Kabak, havuç, kavun, kiraz, þeftali, üzüm, elma gibi. Özellikle dikkat edilmesi gereken ise þekli bozuk ve birbirine yapýþýk meyve ve sebzelerin bu konuda þüpheli olduðudur. Bazý tahýllarda da (arpa, buðday, çavdar, yulaf) hormon kullanýldýðý bilinmektedir.
Meyve ve sebzeler saðlýklý yaþamýn vazgeçilmezidirler. Bunlarý tüketmemek mümkün deðildir. Tüketici olarak bizler bilinçlenirsek üreticiden talep ettiklerimiz farklýlaþýr. Ayrýca yetkili birimlerin de gerekirse yasal düzenlemeler de yapýp, üretici kontrollerini artýrarak, cezai iþlem uygulamalarý ve yaptýrýmlar ile tarladan sofraya saðlýklý gýda olayýna çözüm üretmesi gerekmektedir.
Resimlerin de açýkça gösterdiði üzere marketlerden sepetlerimize koyduðumuz birçok ürün ne yazýk ki hormonlu. Ama saðlýkta kalite, seçim deðil zorunluluktur. Ýnsan saðlýðý gibi önemli bir konuda verilen hizmetin sonucu doðrudan insanýn yaþam hakkýný etkilediði için telafisi mümkün deðildir. Yani:
MECBURÝ ÝSTÝKAMET = ORGANÝK TARIM
|