Havadis Gazetesi - KIBRIS HABER

DOÐANIN KOKUSU DEFNE, MÜLVER, ADAÇAYI VE KEKÝK

  

          
         DOÐANIN KOKUSU DEFNE, MÜLVER, ADAÇAYI VE KEKÝK
Hem sevdiklerimizi görebilmenin sevincidir bayramlar hem de ahh o eski bayramlar demenin hüznünü taþýrlar hep. Yaþý kaç olursa olsun herkesin dilinde bizim zamanýmýzda bayramlar..... kelimeleriyle baþlar cümleler. Nenelerimiz, dedelerimiz, annelerimiz, babalarýmýz ve yaþýmýz 30’larda olmasýna raðmen bizler bile ayný kelimeleri içeren cümlelerle baþlýyoruz söze. Bir yandan yitirdiðimiz deðerlerimize üzülürken bir yandan da yaþatabildiklerimize seviniyoruz. Hala daha anneannenizin evinin bahçesinde, bayramlarda dumaný tüten taþ fýrýn yanýyorsa ve o fýrýnda piþen badadez kebabýný, nohutlu çöreði tadabiliyorsanýz özünüzü kaybetmemenin mutluluðu yansýr zaten yüzünüze ve belki de yeter bayram olduðunu hissetmeye.
Bayramýn hissettirdikleri ile nostaljik bir þeyler yazmak istedim bu hafta. Biz o çaylarla büyüdük dedirten, kokusunu, tadýný özlediðimiz mülveri, adaçayýný, et-tavuk-balýk yemeklerimizin vazgeçilmezi defneyapraðýný, kekiði. Bunlar hem doðamýzýn, adamýzýn kokusu hem de özümüzün kokusu.

DEFNE:
Yerleþik kültürümüzün simgelerinden olan, ülkemizin resmi ambleminde de yer alan defne, Akdeniz bitki örtüsünün de simge aðaçlarýndan birisidir. Her zaman yeþil olan, yaz- kýþ yapraðýný dökmeyen bir aðaçtýr. Aromatik bir bitkidir, çok hoþ bir kokusu vardýr. Zeytine benzeyen meyvesi vardýr. Geçmiþi mitolojik çaðlara kadar uzanan defne, güzellik ve güzel kokunun sembolü olarak bilinir. Efsanelere konu olmuþtur ve ilk çaðlardan beri ekonomik ve sosyal yaþamda önemli bir yeri vardýr.
Roma Ýmparatorlarý ve ordu kumandanlarý, yaptýklarý savaþtan galip olarak döndüklerinde Roma’da yapýlan törenlerde baþlarýna defneden yapýlmýþ taç takarlardý. Eski Yunan olimpiyatlarýnda yarýþlarý kazanan sporcular, baþlarýna defne yapraklarýndan yapýlmýþ taç takýlarak onurlandýrýlýrlardý.
Defne aðacýnýn yapraklarý yemeklerimize lezzet katmak amaçlý baharat gibi kullanýlýr. Ayrýca hem yapraðý hem de meyvesinden elde edilen yaðlar ise ilaç ve kozmetik sanayinde kullanýlmaktadýr. Yaðýndan sabun yapýlmaktadýr. Defne yapraðý ve defneden elde edilen ürünler çok yüksek fiyatlara alýcý bulmaktadýr. Ýngiltere’de yapraðýnýn 15 tanesi 1,5 pounda satýlmaktadýr.
Mucizevi bir bitki olarak da bilinen defnenin faydalarýna gelince: Yapraðý, mikrop öldürücü, idrar söktürücü, terletici, spazm çözücü, aðrý kesici etkilere sahiptir. Meyvesinden çýkarýlan yaðý, çok güçlü antioksidan ve antiseptik etkiye sahiptir. En çok saç dökülmesine karþý kullanýlýr. Saç tellerini güçlendirir, kepeklenmeyi azaltýr. Romatizma rahatsýzlýklarýnda masaj yaðý olarak kullanýlýr. Defne yaðýnýn spazm çözücü, yangý ve aðrý giderici etkisi bulunur. Yaðýndan elde edilen sabun cilt güzelliði için kullanýlýr. Yaz-kýþ yeþil bir aðaç olmasýndan dolayý güzel bir peyzaj bitkisidir de.
Ve defnenin mitolojideki öyküsünü de anlatalým. Mitolojiye göre bir gün tanrý Apollon Teselya’da, kýyýlarý aðaçlarla gölgelenen Peneus ýrmaðý kenarýnda, güzel genç bir kýz gördü. Bu güzelin adý Daphne/Defne (orman ve su perisi) idi ve Apollon görür görmez ona aþýk olmuþtu. Daphne ormanlarýn derinliklerinde dolaþmaktan zevk alýyordu. Ay ýþýðýnda yabani hayvanlarý kovalamak avlamak en büyük eðlencesi idi. Yalnýz baþýna dolaþmayý çok seviyordu. Dahasý Daphne hayatý boyunca yalnýz yaþamaya yemin etmiþti. Erkeklerden nefret ediyordu bu yüzden evlenmeyi kesinlikle istemiyordu. Fakat Apollon ona delicesine tutulmuþ peþini býrakmýyordu. Ormanda karþýlaþtýklarýnda Tanrý Apollon güzeller güzeli bu kýzla konuþmak istedi ancak Daphne ondan korkarak koþmaya baþladý. Tanrý Apollon ne dediyse onu durmaya ikna edememiþti, Daphne korkmuþtu bir kere. Yorgun düþene kadar koþtu koþtu, daha fazla koþacak gücü kalmadýðýnda yakalanacaðýný anladýðýnda toprak anaya yalvarmaya baþladý. “Ey toprak ana beni ört beni sakla, kurtar.” Toprak ana onun yakarýþýný duymuþtu, az sonra Daphne yorgunluktan aðrýyan bacaklarýnýn sertleþtiðini, aðaç gövdesine dönüþmeye baþladýðýný hissetti. Gri renginde bir kabuk göðsünü kapladý. Güzel kokulu saçlarý yapraklara dönüþtü ve kollarý dallar halinde uzandý, küçük ayaklarý ise kök olup topraðýn derinliklerine doðru indi. Apollon sevdiði kýza sarýlmak isterken bu defne aðacýna çarpýnca þaþýrdý. Aðaca sarýldýðýnda Daphne’nin kalbi hala atýyordu. O günden sonra defne aðacý Apollo’nun en sevdiði aðaç oldu, ve defne yapraklarý genç tanrýnýn saçlarýnýn çelengi oldu. Kahramanlara ödül olarak defneyapraklarýndan yapýlma taçlar taktýlar.

Mülver
Hem kuzey hem güney yarýmkürede yetiþebilen, Almanya ve Ýsviçre gibi ülkelerde doðal bitki örtüsünün bir parçasý olan, 30’a yakýn türü bulunan, 3-10 m arasýnda bazen çalý bazen bir aðaç þeklinde olabilen bir bitkidir. Çiçekleri oldukça küçük olup beyaz, sarýmsý ya da bazen açýk pembe renkli ve keskin kokuludur. Çiçekleri olgunlaþýnca çitlembiðe benzer siyah renkli meyvelere dönüþür. Mürver de denilen bu aðaç dikildikten sonra hiçbir özene ihtiyaç duymaz ve kendiliðinden geliþir. Çiçekleri, yapraklarý ve meyveleri yaz aylarýnda toplanýp gölgede kurutulur. Meyvesinden elde edilen öz, bazý ülkelerde þarabý renklendirmek için kullanýlýr ayrýca bitkinin gövde ve dallarý iplik makarasý yapýmýnda kullanýlýr. Bizim ülkede ise sadece kurutularak hazýrlanan çiçeklerinden yapýlmýþ çayý biliniyor. Hatta anneannemin soðuk algýnlýklarýmýzda, öksürdüðümüz zamanlarda “bir mülver çayý yapayým sana hiçbir þeyin galmaz” dediðini duyar gibiyim.
Mülverin faydalarýna gelince: Yaprak ve çiçeklerinin kurutulup hazýrlanmasýyla yapýlan çay içildiðinde kabýzlýðý giderir ayrýca idrar ve balgam söktürücüdür, göðsü yumuþatýr. Terletici etkisi nedeniyle grip, üþütme, nezle ve soðuk algýnlýðýný geçirme etkisi vardýr. Çayý içildiðinde anne sütünü artýrdýðý da bilinmektedir. Mülverin hem yaprak ve çiçeklerinden hem de gövde kabuklarýndan ve meyvesinden yararlanýlýr.

Adaçayý
Ülkemizin çay kültürünün biri olan adaçayý, Akdeniz ikliminde yetiþen hoþ kokulu bir bitkidir. Çok eski çaðlardan beri adaçayýnýn þifasýna inanýlmaktadýr. Ülkemizde kýþýn sert geçmediði bölgelerde çam aðaçlarýnýn gölgesinde yetiþir veya bahçelerde de tohumla üretilir. Hafif kireçli kolay su geçiren topraklarý sever. Kimi yerlerde bir kaya parçasýnýn çatlaðýnda bile biter. Þifasý açýk yeþil olan, kenarlarý týrtýllý, buruþuk gibi görünen yapraklarýndadýr.
Yapraklarý, çiçeklenme baþlamadan mayýs ve haziranda toplanmalýdýr. Özellikle kuru ve güneþli günlerde öðle güneþinde toplanan yapraklarý gölge yerde kurutulmalýdýr.
Adaçayýnýn saymakla bitmeyecek kadar çok faydasý vardýr. Tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltýr, yatalak hastalarda oldukça faydalýdýr. Gece terlemelerini keser, kramp, omurilik rahatsýzlýklarý, beze hastalýklarýnda baþarý ile kullanýlýr. Kan temizleyici etkisi vardýr, karaciðer hastalýklarýnda faydalýdýr, vücuttaki toksinleri atar, safrayý söker, mide ve baðýrsak gazlarýný, bulantýyý giderir, hazmý kolaylaþtýrýr, iþtah açýcýdýr, ülsere ve ishale iyi gelir, idrarý artýrýr, grip ve soðuk algýnlýðýnda ve bunlardan ileri gelen adale aðrýlarýnda kullanýlýr. Antiseptiktir, ateþ düþürür ve vücudu dinlendirir, bademcik iltihabý ve boðaz hastalýklarýnda özellikle önerilir. Depresyon ve el titremeleri için faydalýdýr, astým sýkýntýlarýný giderir. Adet düzensizliklerini ve sancýlarýný iyileþtirir. Böcek sokmalarýnda sokulan yere ufalanmýþ adaçayý yapraklarý kullanýlýr. Kimi zaman baharat olarak da kullanýlýr. Adaçayý saçlar için besleyici ve etkili bir toniktir, saç derisini canlandýrýr, saç dökülmesini önler, derinlemesine temizlik saðlar.
Daha sayamadýðýmýz birçok yararý var adaçayýnýn yani her derde deva gibi. Ama bir uyarý yapmakta da fayda var. Gereðinden fazla kullanýlýrsa (günde 3 kahve fincanýndan fazla), zehirlenmelere sebep olabilir, damaklarda þiþme meydana getirebilir, tansiyon yükselebilir. Rahim kaslarýný uyardýðý için gebelik süresince kullanýlmamasý tavsiye edilir, annelerin süt üretimini durdurur.
Ülkemizde adaçayýnýn 2 endemik türü vardýr. Deðirmenlik adaçayý (salvia veneris) ve Sent Hilarion Kudüs adaçayý (phlomis cypria). Deðirmenlik adaçayý yalnýz deðirmenlik bölgesinde yetiþmektedir. O bölgedeki kumtaþý tepelerinde veya köyün kuzeyindeki koyu gri yamaçlar üzerinde bulunur. Kireçtaþý üzerinde yetiþmez, iki renk çiçek açar ve çiçekleri kokusuzdur. Sent Hilarion adaçayý ise Sent Hilarion tepesinin güney taraflarýnda nisan-haziran aylarý arasýnda görülür. Servili tepe ve Alsancak’ta da bulunmaktadýr. Ayrýca Kantara bölgesinde de bulunur. Bu tür kireç taþý üzerinde de yetiþir.

Kekik
Yüzyýllardýr süren bir gelenek gibidir kekik kullanmak. Samarellayý kekiksiz düþünebiliyor musunuz mesela veya çöreði, üzerine kekik serpilmiþ ve nar ekþisi eklenmiþ zeytinyaðýna batýrýp yemeyi hangimiz bilmez ve sevmez ki.
Kekik güneþli yerleri seven, genellikle çorak topraklarda yetiþen çok yýllýk bir bitkidir. Kayalýk ve daðlýk bölgelerde çoðalýr. Türüne göre deðiþmekle birlikte boylarý 15-40 cm arasýndadýr. Dünyada yaklaþýk 100 tür kekik yetiþiyor. Kekik hazirandan eylüle kadar topraktan 4-5 cm yukarýdan kesilerek toplanýr ve güneþli havadar yerlerde kurutulur. Aromatik bir bitkidir. Biz onu baharat olarak biliyoruz ama ayni zamanda yaðýyla, suyuyla, çayýyla her derde deva bir bitkidir.
Kolesterolu düþürür, sara krizlerini önler, iþtah açar, sindirimi kolaylaþtýrýr, gaz ve idrar söktürücüdür, yatýþtýrýcýdýr, spazm çözücüdür, barsak kurdu düþürücü etkisi var, terletici ve balgam söktürücüdür, soðuk algýnlýðý, nezle, boðaz aðrýlarý ve kuru öksürüðün iyileþmesine yardýmcý olur. Ayrýca bronþit, boðmaca ve astým tedavilerinde baþarýyla kullanýlýr. Ýltihaplý yaralarýn iyileþtirilmesinde ve temizliðinde etkilidir. Antioksidan özelliði ile kanserden koruduðu da bilinmektedir.
Kekik çayýný, adaçayý gibi hamilelerin ve yaðýný harici kullanýmlarda guatr hastalarýnýn kullanmasý önerilmez.
Beyaz Dað Kekiði (origanum syriacum), ülkemizde endemiktir. Yani kekiðin bizim ülkemize özgü bir çeþididir. Lapta’da belirli bir yerde, çayýrlý baðlamalar üzerindeki dar sýnýrlar içerisinde yetiþtiði görülmektedir. Beyaz çiçeklidir, çok dallanýr ve yapraklarý çok az tüylüdür.
Defne, mülver, adaçayý ve kekik ülkemizde doðal þartlarda yetiþen, saðlýða önemli faydalarý olan, kültürümüzün bitkileridir. Bunlarýn öncelikle korunmasý gerekmektedir. Üretimine geçilmesi ile ülke ekonomisine ciddi katký saðlayabileceði göz ardý edilmemelidir.
Hiç olmazsa bayramýn bu son gününde bunlardan herhangi birisini evinize dikmeye çalýþýn. Eðer bu mümkün deðilse çocuklarýnýza, torunlarýnýza bu bitkileri gösterip tanýtmaya çalýþýn. Hem kültürümüze sahip çýkarýz hem de doðal olarak yetiþen bu ürünlerle saðlýðýmýzý da korumuþ oluruz.
Yüzünüzden tebessümün hiç eksilmemesi dileðiyle... Mutlu bayramlar...
2009-11-30 Bu yazý  583  kere okundu

SON YAZILARI

Dünyanýn yeni gözdesi keçi sütü ve Damaskuslar Atýk sularýn arýtýlýp tarýmda tekrar kullanýlmasý Ýzmir Ekoloji Organik Ürünler Fuarý ve yurdumda hormon tartýþmalarý Tarým iþletmelerinde kayýt tutmak neden önemlidir? Buðdayda sarý pas, arpada yaprak leke hastalýðý, peki ya çözüm? Ülkemiz gibi kurak olan alanlarda sürdürülebilir bir üretim için ne gibi yetiþtirme teknikleri uygulanmalý? Adamýza özgü, her derde deva bir deðer: Harnup Su, tarým ve küresel ýsýnma Ýyi tarým uygulamalarý - GLOBALGAP Dere yataklarýndan aþina olduðumuz efgalitto

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
KÖÞE YAZARLARI
SPOR YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Adriano noktayý koydu
Ýsmi Fenerbahçe ile anýlan Adriano transferi konusunda son kararýný verdi
Anketler
UBP'nin hangi koalisyon modeli Kýbrýs Türk halkýnýn çýkarýnadýr?
Baðýmsýzlarýn UBP'ye katýlarak UBP'nin tek baþýna iktidar olmasý
UBP-CTP
UBP-DP
UBP-TDP
UBP-ÖRP
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye’de davalýk, KKTC’de uzman
Türkiye’de sigortacýlýk þirketlerine, eksper olmadýklarý halde eksper gibi hizme

Gunluk Gazeteler

RSS © 2009 Havadis Gazetesi - KIBRIS HABER
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır.  Powered by Baba Bilgisayar