Kendi yaptýklarýnýzýn nedenleri üzerinde düþündünüz mü?
Baþkalarýnýn düþünce sistemleri nereden besleniyor? Sizin kesin yanlýþ diye düþündüðünüz kavramlar niye baþka insanlara göre doðru?
Her þeyi kabullenmek, baþtakilere aþýrý deðer vermek, sorgulamamak hangi nehirden besleniyor?
Sorular, sorular, sorular…
Bunlarýn insanlýk tarihiyle birlikte çeþitli tartýþmalar içerisinde sorgulandýðý, filozoflarýn bunlara deðiþik cevaplar verdiði unutulmamalýdýr.
Okuyan araþtýran insan, hayatýn karmaþýklýðýný daha derinden anlar. O karmaþýklýðýn sadece bilmemekten kaynaklandýðýný öðrenir.
Eski Yunan felsefesi, düþüncelerimizin yeniden anlam kazanmasýnda belirleyicidir. O dönemin filozoflarýnýn maddeyi ve kiþiyi anlamak üzerine yaptýklarý diyaloglar okunursa, hayret edilir. O çaðlarda maddenin atomlardan yapýldýðýný diyaloglar ve gözlemler sonucu savunan filozoflarýn, insanlýk tarihine yaptýðý katkýlarý unutmamalýyýz.
Sokrates’i ölüme götüren neydi? Bozguncu olarak nitelendirilen; kiþileri ve düzeni diyaloglar, soru cevaplar þeklinde eleþtiren kuþkucu bakýþý…
Öðrencisi Platon bu kuþkucu yaklaþýmý sürdürerek, Sokrates’in düþüncelerinin çaðýmýza kadar taþýnmasýný saðladý. Arap ülkelerinde Eflatun olarak da bilinen bu filozof, kölelik dahil her çemberden geçerek fikirlerini oluþturdu.
Aristo’nun, mantýðýn ve soyut düþünce ile somut düþüncenin sihirbazýnýn Platon’un öðrencisi olmasý tesadüf olamaz.
Çaðýmýzdaki sosyalizmin, faþizmin, din devleti özleminin nedenlerinin anlaþýlmasýnda, eski Yunan filozoflarýnýn fikirlerinin bilinmesi tayin edicidir.
Bütün insanlýk, atalarýnýn iyi ve kötü yanlarýný içinde taþýr. Bu günkü düþüncelerimiz yüzyýllarýn birikiminin sonucudur. Ýsyan edebilme hakký bile insanlýðýn yüzyýllardýr yaþadýðý sürecin sorgulanmasýndan baþka bir þey deðildir.
Bedel ödemeden bir þeye sahip olunamayacaðý, içine kapanarak, kendi dar çevrene sýðýnarak bir yere varýlamayacaðý, sonunda bu tür bir yaþamýn felaketleri getireceðinin kaçýnýlmaz olduðunu öðrenmek, biraz da eski filozoflarý anlamaktan geçer.
Ancak ille de KARL MARKS.
Kapitalizmin doðuþu ile birlikte, oluþan yeni dünyanýn, fabrikalarýn, orada çalýþan iþçilerin yarattýðý artý deðerin, paylaþým biçiminin nasýl bir örgütlenme yarattýðýný anlamak, Karl Marks’ý okumakla baþlar.
Marks’ý okumak, hayli zordur. Marks’ý anlamak gerekir. Kuran gibi kutsallaþtýrmadan, yaþayan özünü yorumlamak gerekir.
Marks’ý, onu eleþtirenlerin temel bakýþýný da dikkate alarak, okumak, gerçekte kendimizi tanýmaktýr.
Niye, milliyetler kavgasý arasýnda ömrümüzü geçiriyoruz.Türk-Rum çatýþmasý,Türkiye’de Türk-Kürt çatýþmasý,Yugoslavya’da Sýrp-Müslüman çatýþmasý…
Amerika’nýn dünyadaki müdahaleleri, enerji kavgalarý, doðanýn aþýrý yaðmalanmasý.
Sel baskýnlarý, Rum mallarýný yaðmalama isteði ve arsýzlýðý
Aþýrý milliyetçilik.
Bunlarýn hepsi, üretimle yaratýlan deðeri bölüþümle veya zorla gasp etmekle ilgilidir.
Senin, benim ve herkesin düþüncelerini belirleyenin esas olarak, ekonomik faaliyetler içerisinde bulunduðumuz iliþki olduðunu anlamadan, dünyayý anlamak mümkün mü?
Niye totaliter rejimler, öncelikle felsefeyi yasaklarlar?
1970’lerin Türkiye’sinde, Marks’ýn eserlerinin yaný sýra, Sokrates’in, Platon’un eserlerinin de yasaklanmasý, korkunç bir kitap kýyýmýnýn yapýlmasý, tesadüf deðildi.
Bugün gençlerimizin okumaktan uzaklaþtýrýlmalarý, 12 Eylül’ün Türkiye’de yarattýðý etkilerin kaçýnýlmaz sonucudur.
Evren faþizminin Türkiye’ye deli gömleði giydirilmesi sürecinde biz Kýbrýslýlara da ayný deli gömleði giydirilmedi mi?
Bugün Türkiye’deki Ergenekon, Balyoz ve benzeri operasyonlarda yakalananlarýn Kýbrýs sorununda çözümsüzlük taraftarý olmasý, size bir þey düþündürüyor mu?
Türkiye’deki demokratikleþme süreci, kesinlikle hepimizin hayatýný derinden etkileyecektir. Kýbrýs sorununun çözümlenip çözümlenmeyeceðini belirleyen en önemli dinamik budur.
Felsefeye önem vermek, soyut bir þeyi deðil, kendi hayatýnýzý anlamayý getirecektir.
Marks’ý anlamak, milliyetçi çýkmazý aþmanýn tek yolunun evrensellik olduðunu hepimize gösterecektir.
Zaten Marks’ýn Enternasyonal’i bunu özetlemiyor muydu?
Sermaye de, emek de dünya pazarýnda birleþti. Böyle bir süreçte sorunlara dar milliyetçi açýdan bakanlar kesinlikle yenileceklerdir.
Biz Kýbrýslý Türkler ve Rumlar sorunu milliyetler kavgasýnýn içinde çözmeye çalýþtýkça, hepimizi Nasrettin Hoca’nýn yorganýnýn akýbeti bekleyecektir.
|